ABD'de siyasetçilerin ve ünlülerin yüzlerinin kullanıldığı müstehcen 'derin sahte' (deepfake) görüntülerin kurbanı olan bir kadın, Cumhuriyetçi senatörlerin Temsilciler Meclisi Üyesi Alexandria Ocasio-Cortez'in (AOC) hazırladığı tasarıyı engellemesini 'yüzüne tokat gibi çarpmak' olarak nitelendirdi. Tasarı, bu tür içerikleri üretenleri ve barındıran büyük teknoloji şirketlerini sorumlu tutmayı amaçlıyor. Mağdurlar, iki partili desteğe rağmen tasarının Senato'da takılı kalmasından dolayı hayal kırıklığı yaşadıklarını belirtirken, ünlü iş insanı Paris Hilton da The Independent'a yaptığı özel açıklamada mağdurların yanında olduğunu ifade etti.
Derin Sahte Tehdidi ve AOC'nin Önerisi
Alexandria Ocasio-Cortez'in hazırladığı 'Derin Sahte Sorumluluk Yasası' (Deepfake Accountability Act), rıza dışı oluşturulan pornografik derin sahte içeriklerin üretimini ve dağıtımını suç saymayı, ayrıca bu tür içeriklerin platformlardan kaldırılması için yasal çerçeve oluşturmayı hedefliyor. Tasarı aynı zamanda, bu içeriklerin yayılmasına göz yuman sosyal medya şirketlerine de yaptırımlar öngörüyor.
Habere konu olan mağdur, kimliğinin ifşa edilmemesi koşuluyla The Independent'a konuştu. Kadın, kendisine ait görüntülerin izni olmadan manipüle edilerek internette yayıldığını, bunun psikolojik olarak yıkıcı olduğunu söyledi. 'Bu sadece benim değil, binlerce kadının başına geliyor. Bu yasa tasarısı bir umut ışığıydı, ancak Cumhuriyetçilerin engellemeleri yüzünden bu mağduriyetler devam edecek' dedi.
Paris Hilton, The Independent'a yaptığı açıklamada, 'Teknoloji harika şeyler yapabilir, ancak kötüye kullanıldığında hayatları mahvedebilir. Bu tasarı, bu tür istismarlara karşı önemli bir adım. Mağdurların sesini duyurması ve adalet bulması gerekiyor' ifadelerini kullandı.
Küresel Boyut: Teknoloji Şirketlerinin Sorumluluğu
Derin sahte teknolojisinin yaygınlaşması yalnızca ABD'de değil, tüm dünyada ciddi bir tehdit oluşturuyor. Avrupa Birliği, yakın zamanda yapay zeka düzenlemeleri çerçevesinde derin sahte içeriklerin etiketlenmesini zorunlu kılan kurallar getirdi. Ancak ABD'de federal düzeyde kapsamlı bir düzenlemenin olmaması, mağdurların hukuki süreçlerde zorluk yaşamasına neden oluyor.
Teknoloji devleri, mevcut politikalarının bu tür içeriklere karşı yeterli olduğunu savunuyor. Ancak eleştirmenler, bu şirketlerin içerik denetiminde yetersiz kaldığını ve kar amaçlı olarak bu tür içeriklerin yayılmasına göz yumduğunu iddia ediyor. AOC'nin tasarısı, bu şirketlere açık bir sorumluluk yükleyerek sektörde önemli bir emsal oluşturabilirdi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de derin sahte teknolojisi, özellikle siyasi manipülasyon ve itibar suikastı amacıyla kullanılma potansiyeli taşıyor. 2023 genel seçimleri öncesinde bu tür içeriklerin yayılması, seçim güvenliğine yönelik tehdit oluşturabilir. Bu nedenle, AOC'nin tasarısı ve tartışmalar, Türkiye'deki yasa koyucular için de önemli bir referans niteliğinde. Türkiye'nin, derin sahte içeriklerin üretimini ve dağıtımını düzenleyen yasal çerçeveyi güçlendirmesi ve dijital okuryazarlığı artırması, bu tür tehditlere karşı dirençli olmasını sağlayabilir.