Demokratlar, 3 Kasım'daki ara seçimlerde Temsilciler Meclisi'nin kontrolünü ele geçirmek için Cumhuriyetçilerden net dört koltuk kazanmak zorunda. Mevcut durumda 435 üyeli mecliste Demokratlar 232, Cumhuriyetçiler 197 sandalyeye sahip; dört sandalye ise boş. Bu denge, Başkan Donald Trump'a karşı yürütülen soruşturmalar ve göçmenlik politikaları gibi konularda belirleyici olacak. Seçime iki haftadan az bir süre kala, ülke genelinde erken oy kullanma rekorları kırılıyor ve anketler Demokratların ulusal düzeyde ortalama yüzde 7-9 puan önde olduğunu gösteriyor. Ancak başkanlık seçimlerinde olduğu gibi, sonuçlar birkaç kritik bölgede belirlenecek.
Seçim öncesi tablo ve Demokratların stratejisi
Demokratlar, 2018'de olduğu gibi banliyölerdeki ılımlı seçmenleri ve kadınları harekete geçirerek Cumhuriyetçi kaleleri hedefliyor. Parti, sağlık hizmetleri, iklim değişikliği ve yolsuzlukla mücadele konularını öne çıkarırken, Cumhuriyetçiler ise ekonomi ve güvenlik kartlarını oynuyor. Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluk, yasama gündemini belirleme, komitelerin başına geçme ve Başkan Trump hakkında soruşturma açma yetkisi anlamına geliyor. Bu nedenle her iki parti de kaynaklarını en rekabetçi bölgelere yönlendirmiş durumda.
Uzmanlar, Demokratların dört koltuk kazanmasının kolay görünmediğini, ancak ulusal anketlerdeki eğilimin partiyi avantajlı konuma taşıdığını belirtiyor. Özellikle 2016'da Hillary Clinton'ın kazandığı ancak Cumhuriyetçi adayların zafer kazandığı bölgeler, Demokratların öncelikli hedefi. Ayrıca, Cumhuriyetçilerin emekliye ayrıldığı 20'den fazla sandalye, Demokratlar için fırsat penceresi oluşturuyor.
Seçim güvenliği ve oy sayımına ilişkin endişeler de kampanyanın son günlerinde gündemde. Posta yoluyla oylamada yaşanan artış, bazı eyaletlerde sonuçların gecikmesine yol açabilir. Her iki parti de seçmenlere sandığa gitme çağrısı yaparken, dış müdahale iddiaları da tartışılıyor.
İzlenmesi gereken beş kritik yarış
İşte Demokratların çoğunluğu kazanma yolunda kilit önem taşıyan beş yarış:
1. Pensilvanya 1. Bölge: 2018'de Cumhuriyetçi Brian Fitzpatrick'in kazandığı bölge, banliyö seçmenlerinin yoğun olduğu bir alan. Demokrat aday Christina Finello, sağlık ve eğitim vaatleriyle öne çıkıyor. Anketler başa baş bir yarışa işaret ediyor.
2. Teksas 23. Bölge: Cumhuriyetçi Will Hurd'ın emekliye ayrılmasıyla boşalan koltuk için Demokrat Gina Ortiz Jones ve Cumhuriyetçi Tony Gonzales yarışıyor. Bölge, Meksika sınırına yakınlığı nedeniyle göçmenlik politikalarının merkezinde. Ortiz Jones, 2018'de sadece 926 oy farkla kaybetmişti.
3. New York 11. Bölge: Staten Island ve Güney Brooklyn'i kapsayan bölgede Cumhuriyetçi Nicole Malliotakis, görevdeki Demokrat Max Rose'a meydan okuyor. Rose, 2018'de Trump'ın 10 puan kazandığı bir bölgede kazanarak sürpriz yapmıştı. Bu kez işi daha zor.
4. Güney Carolina 1. Bölge: Cumhuriyetçi Joe Cunningham, 2018'de 1,4 puan farkla kazanmıştı. Demokrat aday Joe Cunningham'ı yenmek isteyen Cumhuriyetçi Nancy Mace, Trump'ın desteğini alıyor. Bölge, kıyı şeridinde ve ılımlı seçmenlerin etkili olduğu bir yer.
5. Kaliforniya 25. Bölge: 2018'de Demokrat Katie Hill'in kazandığı, ancak istifa etmesiyle boşalan koltuk için özel seçim yapılacak. Demokrat Christy Smith ve Cumhuriyetçi Mike Garcia yarışıyor. Bu bölge, Demokratların kalelerini koruması açısından sembolik önem taşıyor.
Bu beş yarışın yanı sıra, Arizona, Michigan, Minnesota gibi eyaletlerde de rekabetçi seçimler var. Demokratların Meclis çoğunluğunu kazanması için bu bölgelerden en az dördünü kazanması gerekiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
ABD ara seçimleri, yalnızca ülke içi siyaseti değil, küresel dengeleri de etkiliyor. Temsilciler Meclisi'nin kontrolü, dış politika kararlarında, ticaret anlaşmalarında ve savunma bütçesinde söz sahibi. Özellikle Çin ile ticaret savaşı, İran yaptırımları ve NATO'ya yönelik politikalar, Kongre'deki çoğunluğa göre şekillenebilir. Demokratların çoğunluğu kazanması halinde, Başkan Trump'ın bazı kararlarını engelleme ve soruşturma açma yetkisi artacak. Bu da 2024 başkanlık seçimleri öncesi siyasi atmosferi belirleyecek.
Avrupa ve Orta Doğu'daki müttefikler, ABD'nin iç siyasi istikrarını yakından izliyor. Özellikle NATO'nun geleceği ve iklim değişikliğiyle mücadele gibi konularda Kongre'nin tutumu belirleyici olacak. Asya-Pasifik'te ise Çin, ABD seçimlerinin kendi bölgesel çıkarlarına etkisini değerlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ara seçimleri, Türkiye-ABD ilişkileri açısından da kritik bir döneme denk geliyor. Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluğun değişmesi, Türkiye'ye yönelik yaptırım tasarıları, F-35 programı ve PKK/YPG ile mücadelede işbirliği gibi konularda Kongre'nin tutumunu etkileyebilir. Demokratların çoğunluğu kazanması halinde, Türkiye karşıtı lobilerin etkisi artabilir ve Ermeni soykırımı tasarısı gibi hassas konular yeniden gündeme gelebilir. Ancak Demokratlar, genel olarak diplomasiye ve ittifak ilişkilerine daha sıcak bakıyor; bu da Türkiye ile diyalog kanallarının açık kalmasını sağlayabilir. Sonuç ne olursa olsun, Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde Kongre faktörünü yakından takip etmesi gerekiyor.