Demokratlar, 3 Kasım'daki seçimlerde Senato'nun kontrolünü yeniden ele geçirmek için en az dört koltuk kazanmak ve mevcut koltuklarından hiçbirini kaybetmemek zorunda. Cumhuriyetçilerin şu an 53 sandalyesi bulunuyor; Demokratlar ve bağımsızlar ise 47 sandalyeye sahip. Senato'da 100 koltuk var ve Başkan Yardımcısı eşitlik durumunda oy kullanma hakkına sahip. Bu nedenle Demokratların net dört koltuk kazanması gerekiyor. İşte seçime az bir süre kala izlenmesi gereken beş kritik yarış.
Yarışın arka planı: Senato matematiği
Senato'da 35 koltuk için seçim yapılacak. Cumhuriyetçilerin savunması gereken 23 koltuk, Demokratların ise 12 koltuğu var. Demokratların öncelikli hedefi, 2018'de kazandıkları ancak 2024'te kaybetme riski taşıyan koltukları korumak. Aynı zamanda Cumhuriyetçilerin elindeki hedef koltukları kazanmak. Anketler, Demokratların Senato'yu kazanma şansının yüksek olduğunu gösteriyor, ancak seçim sisteminin eyalet bazlı yapısı nedeniyle kesin bir sonuç öngörmek zor.
Demokratların umut bağladığı eyaletler: Arizona, Colorado, Maine, Kuzey Karolina ve Iowa. Bu eyaletlerde Cumhuriyetçi senatörler ya emekli oldu ya da zayıf durumda. Öte yandan Demokratlar, Alabama, Michigan, New Hampshire ve Minnesota gibi eyaletlerde koltuklarını korumaya çalışıyor. Michigan'da Gary Peters'ın emekliliğiyle boşalan koltuk, Demokratlar için kritik. Alabama'da ise Doug Jones'un yeniden seçilme şansı düşük.
İzlenmesi gereken beş yarış
Arizona: Cumhuriyetçi Senatör Martha McSally, 2018'de kazandığı koltuğu korumaya çalışıyor. Demokrat rakibi Mark Kelly, astronot ve eski asker. Anketler Kelly'nin önde olduğunu gösteriyor. Arizona, son yıllarda Demokratlara yönelen bir eyalet.
Colorado: Cumhuriyetçi Senatör Cory Gardner, zorlu bir yarışta. Demokrat rakibi eski Vali John Hickenlooper. Colorado, 2016'da Hillary Clinton'un kazandığı bir eyalet. Gardner, Trump'ın eyaletteki düşük popülaritesi nedeniyle zorlanıyor.
Maine: Cumhuriyetçi Senatör Susan Collins, en uzun süre görev yapan kadın senatör. Demokrat rakibi Maine Temsilcisi Jared Golden. Collins, Trump'ın Yüksek Mahkeme adayını onaylamasıyla eleştirilerin hedefi oldu. Ancak Maine'de bağımsız seçmenlerin etkisi büyük.
Kuzey Karolina: Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis, Demokrat rakibi Cal Cunningham ile karşı karşıya. Cunningham, anketlerde önde ancak son dönemdeki skandal iddiaları yarışı etkileyebilir. Kuzey Karolina, Trump'ın 2016'da kazandığı bir eyalet.
Iowa: Cumhuriyetçi Senatör Joni Ernst, Demokrat rakibi Theresa Greenfield ile yarışıyor. Iowa, son yıllarda Cumhuriyetçilere eğilimli olsa da anketler başa baş bir yarışa işaret ediyor. Tarım politikaları ve ekonomik vaatler seçmenin kararında etkili olacak.
Bölgesel ve küresel boyut
Senato seçimleri, ABD'nin dış politikasını doğrudan etkileyecek. Demokratların çoğunluğu ele geçirmesi halinde, Biden yönetiminin uluslararası anlaşmalara dönüş, iklim değişikliğiyle mücadele ve müttefiklerle ilişkileri onarma konusunda daha rahat hareket edebileceği belirtiliyor. Cumhuriyetçilerin çoğunluğu koruması durumunda ise yasama süreci tıkanabilir ve Başkan'ın atamaları zorlaşabilir. Özellikle NATO, ticaret anlaşmaları ve İran nükleer anlaşması gibi konularda Senato'nun tutumu belirleyici olacak.
Senato Dış İlişkiler Komitesi'nin başkanı, dış politikada önemli bir aktör. Şu an Cumhuriyetçi Jim Risch başkan. Demokratlar kazanırsa, Bob Menendez başkan olabilir. Bu değişim, Türkiye gibi ülkelerle ilişkilerde yaptırım ve silah satışı gibi konularda farklı bir yaklaşım getirebilir. Özellikle CAATSA yaptırımları ve F-35 programı gibi başlıklarda Senato'nun pozisyonu kritik.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD Senatosu'ndaki güç dengesi, Türkiye-ABD ilişkilerini yakından ilgilendiriyor. Demokratların çoğunluğu kazanması halinde, Türkiye'ye yönelik yaptırım ve insan hakları konularında daha sert bir tutum izlenebilir. Özellikle Senato Dış İlişkiler Komitesi'nin Demokrat başkanı, S-400 alımı ve Doğu Akdeniz politikaları nedeniyle Türkiye'ye yaptırım çağrılarını artırabilir. Cumhuriyetçilerin çoğunluğu koruması ise Trump yönetiminin daha esnek yaklaşımının devamını sağlayabilir. Türkiye, her iki senaryoda da Kongre ile diyaloğunu güçlendirmek zorunda.