Hindistan'ın başkenti Delhi'de bulunan ve 18. yüzyıldan kalma tarihi Jantar Mantar, on yıllardır gösterilere ev sahipliği yapmasının ardından resmen protesto alanı statüsünden çıkarıldı. Delhi Polisi'nin aldığı kararla birlikte, ülkenin dört bir yanından gelen eylemcilerin seslerini duyurmak için kullandığı bu simge mekân, artık yasal olarak gösterilere kapalı hale geldi. Karar, Hindistan'da ifade özgürlüğü ve toplanma hakkı konusundaki endişeleri yeniden gündeme getirdi.
Jantar Mantar: Bir Protesto Geleneğinin Merkezi
Jantar Mantar, 1724 yılında astronomik gözlemler için inşa edilmiş bir dizi yapıdan oluşuyor. Ancak zamanla, özellikle bağımsızlık sonrası dönemde, Hindistan'ın dört bir yanından gelen vatandaşların taleplerini dile getirdiği bir buluşma noktası haline geldi. 1970'lerden itibaren sendikalar, çiftçiler, öğrenciler, kadın hakları savunucuları ve çeşitli sivil toplum örgütleri, seslerini duyurmak için bu tarihi alanı tercih etti. Alandaki eylemler genellikle barışçıl olsa da zaman zaman polis müdahalesi ve gözaltılarla karşılaştı.
Delhi Polisi, son yıllarda artan güvenlik endişeleri ve trafik düzenlemeleri gerekçesiyle protestoları kısıtlamak için çeşitli adımlar atmıştı. Ancak son karar, Jantar Mantar'ı tamamen yasaklı bölge ilan etmiyor; yalnızca resmi olarak "protesto alanı" statüsünü kaldırıyor. Bu durum, polisin önceden izin alma koşuluyla gösterilere izin verebileceği anlamına geliyor. Yine de karar, eylemciler ve muhalefet partileri tarafından "demokratik hakların gaspı" olarak nitelendirildi.
Hindistan'da iktidardaki Bharatiya Janata Partisi (BJP) hükümeti, kararı güvenlik ve kamu düzeni gerekçesiyle savunurken, muhalefet ve insan hakları grupları, bunun muhalif sesleri susturma amacı taşıdığını öne sürüyor. Jantar Mantar'ın kapatılması, ülkede son yıllarda artan protesto karşıtı tutumun bir parçası olarak görülüyor. Özellikle 2020-2021 yıllarında çiftçilerin tarım yasalarına karşı düzenlediği geniş katılımlı gösteriler, hükümetin protestolara karşı daha sert önlemler almasına yol açmıştı.
Uzmanlar, Jantar Mantar'ın kapatılmasının sembolik önemine dikkat çekiyor. siyaset bilimci Dr. Ananya Sharma, "Jantar Mantar sadece bir fiziksel mekân değil, aynı zamanda Hindistan demokrasisinin bir simgesiydi. Bu karar, hükümetin tabandan gelen seslere karşı tahammülsüzlüğünü gösteriyor" dedi. Sharma, kararın ardından eylemcilerin alternatif alanlar arayacağını, ancak bunun uzun vadede toplanma özgürlüğünü kısıtlayabileceğini belirtti.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Hindistan'da İfade Özgürlüğü Tartışması
Jantar Mantar'ın protesto alanı statüsünün kaldırılması, Hindistan'ın uluslararası alanda artan otoriterleşme eleştirileriyle aynı döneme denk geliyor. Son yıllarda uluslararası basın özgürlüğü endekslerinde Hindistan'ın sıralaması geriledi. Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü, 2023 raporunda ülkeyi "basın özgürlüğü açısından tehlikeli" ülkeler arasında gösterdi. Ayrıca, hükümetin sosyal medya ve dijital platformlar üzerindeki denetimi artırması, ifade özgürlüğü savunucularının tepkisini çekiyor.
Hindistan, dünyanın en kalabalık demokrasisi olarak kabul edilirken, protesto kültürünün zayıflatılması, ülkenin demokratik kimliğine gölge düşürüyor. Jantar Mantar gibi simge alanların kapatılması, diğer şehirlerdeki benzer girişimlere de örnek teşkil edebilir. Örneğin, Mumbai'deki Azad Maidan ve Kolkata'daki Esplanade gibi alanlar da zaman zaman protestolara ev sahipliği yapıyor ve benzer kısıtlamalarla karşılaşabilir.
Uluslararası insan hakları örgütleri, Hindistan hükümetine çağrıda bulunarak barışçıl gösteri hakkının korunmasını istedi. Ancak hükümet, kararın yargı denetimine tabi olduğunu ve keyfi olmadığını savunuyor. Yine de karar, ülke içinde ve dışında geniş yankı uyandırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'da Jantar Mantar'ın protesto alanı statüsünün kaldırılması, doğrudan Türkiye'yi ilgilendiren bir gelişme olmasa da, küresel ölçekte ifade özgürlüğü ve toplanma hakkına yönelik artan kısıtlamaların bir örneği olarak dikkat çekiyor. Türkiye, son yıllarda Hindistan ile ekonomik ve diplomatik ilişkilerini geliştirme çabasında. Hindistan'ın demokratik standartlarındaki erozyon, Türkiye'nin bölgesel ve küresel dengelerdeki konumunu etkileyebilir. Ayrıca, otoriter eğilimlerin yükselişi, Türkiye'nin Batı ile ilişkilerinde bir referans noktası olarak kullanılabilir. Ancak somut bir etki için, Hindistan'daki gelişmelerin Türk kamuoyunda yeterince yankı bulması gerekiyor.