Eski Mağdurlar Komiseri, David Sullivan’a ait Sport gazetelerinin reşit olmayan kızların cinselleştirilmiş fotoğraflarını “yırtıcı erkeklere yem” olarak kullandığını öne sürdü. Yayın kuruluşunun “kasıtlı olarak yasayı çiğnemenin sınırına yaklaştığını” belirten komiser, bu uygulamanın çocuk istismarına zemin hazırladığını vurguladı.
Gelişmenin arka planı
David Sullivan’ın sahibi olduğu Sunday Sport ve Daily Sport gazeteleri, 1980’lerden bu yana sansasyonel haberleri ve cinsel içerikli görselleriyle tanınıyor. Ancak son iddialar, bu yayınların reşit olmayan kızların fotoğraflarını kullanarak pedofil eğilimli kişilere hitap ettiğini ortaya koyuyor. Eski komiser, gazetelerin bu fotoğrafları “masum bir şekilde sunmadığını”, aksine cinsel çağrışım yapacak şekilde kurguladığını ifade etti.
Konuyla ilgili yapılan soruşturmada, gazetelerin 16 yaş altındaki kızların mayo veya iç çamaşırlı fotoğraflarını yayımladığı, ayrıca bu görsellerin altına okuyucuların arayabileceği telefon hatları eklendiği belirtildi. Uzmanlar, bu yöntemin çocukları hedef alan cinsel suçları teşvik edebileceği uyarısında bulundu.
Bölgesel veya küresel boyut
İngiltere’deki bu skandal, medya etiği ve çocuk koruma yasaları açısından uluslararası yankı uyandırdı. Birleşik Krallık'ta çocukların cinselleştirilmesiyle mücadele eden sivil toplum kuruluşları, bu tür yayınların yasaklanması için kampanya başlattı. Benzer vakaların Almanya ve Fransa gibi ülkelerde de yaşandığı, ancak İngiliz basınının bu konuda özellikle agresif olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar, reşit olmayanların görsellerinin ticari amaçla kullanılmasının küresel çapta bir sorun olduğunu ve uluslararası iş birliği gerektirdiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu haber, Türkiye’de de medya etiği ve çocuk istismarıyla mücadele açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye’de benzer yayıncılık faaliyetlerinin önlenmesi için mevcut yasaların daha sıkı uygulanması gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, uluslararası medya kuruluşlarının çocuk haklarına saygılı yayıncılık ilkelerini benimsemesi, Türkiye’nin de bu alandaki küresel standartlara uyumunu hızlandırabilir. Bu tür skandallar, ülkeler arasında bilgi paylaşımı ve ortak hukuki çerçeveler oluşturulmasının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.