Endonezya, yenilenebilir enerji konusunda hiçbir zaman hedef sıkıntısı çekmedi. Ülkenin coğrafyası, jeotermal, güneş ve hidroelektrik potansiyeliyle adeta bir yenilenebilir enerji cenneti. Ancak onlarca yıldır süregelen sorun aynı: vaatler bol, uygulama kıt. Başkent Cakarta'da üst üste gelen hükümetler yeşil dönüşüm için iddialı planlar açıkladı, ancak sermaye yetersizliği, yavaş bürokrasi ve en önemlisi güven bunalımı bu planların kağıt üzerinde kalmasına neden oldu. Şimdi ise Devlet Başkanı Prabowo Subianto'nun kurduğu Danantara adlı dev yatırım fonu ve Körfez ülkelerinden gelen ilgi, Endonezya'nın yenilenebilir enerji hayalini gerçeğe dönüştürebilecek bir fırsat penceresi açıyor.
Danantara: Yeni bir umut mu?
Prabowo Subianto, seçim kampanyasında vaat ettiği gibi, Endonezya'nın doğal kaynaklarını daha etkin kullanmak amacıyla Danantara adlı egemen varlık fonunu kurdu. Fonun başlangıç sermayesi 20 milyar dolar olarak açıklandı ve bu miktarın önümüzdeki yıllarda 100 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor. Danantara'nın odak alanlarından biri de yenilenebilir enerji. Fon, jeotermal santraller, güneş enerjisi çiftlikleri ve hidroelektrik tesislerine yatırım yapmayı planlıyor. Endonezya, dünyanın en büyük jeotermal rezervlerine sahip ülkelerden biri; ancak bu potansiyelin yalnızca yüzde 10'u kullanılabiliyor. Danantara'nın sağlayacağı sermaye, bu alandaki darboğazı aşmak için kritik önem taşıyor. Bununla birlikte, fonun başarısı yalnızca sermaye büyüklüğüne değil, aynı zamanda şeffaf yönetim ve etkin proje yürütme kapasitesine bağlı. Endonezya'da daha önceki kalkınma fonları, yolsuzluk ve kötü yönetim nedeniyle hedeflerine ulaşamamıştı. Danantara'nın bu tuzaklardan kaçınıp kaçınamayacağı henüz belirsiz.
Körfez ülkeleri, özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, son yıllarda fosil yakıtlara bağımlılıklarını azaltmak ve yeşil enerji alanında küresel oyuncu olmak için büyük yatırımlar yapıyor. Endonezya, bu ülkeler için hem coğrafi hem de jeopolitik açıdan stratejik bir ortak. Güneydoğu Asya'nın en büyük ekonomisi olan Endonezya, Asya-Pasifik bölgesinde yeşil enerjiye geçişin kilit ülkelerinden biri. Körfez sermayesi, Endonezya'nın yenilenebilir enerji projelerine ortak olarak hem kendi enerji dönüşüm hedeflerine katkıda bulunabilir hem de bölgede nüfuz kazanabilir. Suudi Arabistan'ın kamu yatırım fonu PIF ve BAE'nin Mubadala şirketi, Endonezya'da jeotermal ve güneş enerjisi alanında ön fizibilite çalışmalarına başladı. Ancak bu yatırımların hayata geçmesi için Endonezya'nın yatırım ortamını iyileştirmesi, bürokratik engelleri kaldırması ve hukuki güvence sağlaması gerekiyor. Aksi halde Körfez sermayesi de önceki yabancı yatırımcılar gibi ülkeden çıkabilir.
Bölgesel ve küresel boyut
Endonezya'nın yenilenebilir enerji hamlesi, yalnızca ülke içi bir kalkınma meselesi değil; aynı zamanda küresel iklim hedefleri açısından da büyük önem taşıyor. Endonezya, dünyanın en büyük karbon salıcılarından biri; enerji üretiminde hâlâ kömüre ağırlıklı olarak bağımlı. Ülkenin yenilenebilir enerjiye geçişi, Paris Anlaşması hedeflerine ulaşmak için kritik. Danantara ve Körfez işbirliği, Endonezya'nın 2060 yılına kadar net sıfır emisyon hedefini gerçekleştirmesine yardımcı olabilir. Ayrıca bu ortaklık, Asya-Pasifik bölgesinde yeşil enerji yatırımları için bir model oluşturabilir. Çin ve Hindistan'ın da benzer büyük ölçekli yeşil dönüşüm programları var; Endonezya-Körfez işbirliği, bu ülkelere de ilham verebilir. Ancak jeopolitik rekabet de göz ardı edilmemeli: Çin, Endonezya'da büyük altyapı yatırımları yaparken, Körfez ülkelerinin devreye girmesi, Çin etkisini dengeleyebilir. ABD ve müttefikleri de bu süreci yakından izliyor; Endonezya'nın yeşil dönüşümünün finansmanı, küresel güç mücadelesinin bir parçası haline gelebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Endonezya ile Körfez ülkeleri arasındaki yeşil enerji işbirliği, Türkiye açısından hem fırsat hem de rekabet unsuru barındırıyor. Türkiye de yenilenebilir enerji alanında özellikle rüzgar ve güneşte büyük bir potansiyele sahip ve Körfez sermayesini çekmek için yarışıyor. Endonezya'nın Danantara modeli, Türkiye'nin kendi egemen varlık fonu olan Türkiye Varlık Fonu için de örnek teşkil edebilir. Ayrıca Türkiye, jeotermal enerjide dünyada ilk sıralarda yer alıyor ve bu alanda Endonezya ile teknoloji transferi ve ortak projeler geliştirebilir. Diğer taraftan, Körfez sermayesinin Endonezya'ya yönelmesi, Türkiye'nin bu kaynaklara erişimini kısmen zorlaştırabilir. Dolayısıyla Türkiye, kendi yeşil enerji yatırımlarını hızlandırmalı ve Körfez ülkeleriyle ilişkilerini derinleştirerek rekabetçi kalmalıdır. Bölgesel olarak, Endonezya'daki bu gelişme, Asya-Pasifik'teki enerji dönüşümünün hızlanmasına katkıda bulunabilir ve Türkiye'nin de bu küresel trendin gerisinde kalmaması için adım atması gerektiğini gösteriyor.