Ermenistan'da 20 Haziran 2021'de yapılan erken genel seçimlerde Başbakan Nikol Paşinyan liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi, oyların yüzde 53,9'unu alarak ezici bir zafer elde etti. Bu sonuç, 2020 sonbaharında Dağlık Karabağ'da Azerbaycan'a karşı yaşanan askeri yenilginin ardından Ermeni seçmenin milliyetçi söylemler yerine barış ve istikrar arayışına yöneldiğini ortaya koydu. Seçimlere katılım oranı yüzde 49,4 olarak gerçekleşirken, eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan liderliğindeki İttifak Partisi yüzde 21 oyda kaldı. Paşinyan'ın zaferi, aynı zamanda Rusya'nın bölgedeki nüfuzunun sorgulandığı bir döneme işaret ediyor.
Seçim sonuçları ve siyasi arka plan
Paşinyan'ın partisi, parlamentoda 71 sandalye kazanarak tek başına hükümet kurma çoğunluğuna ulaştı. İttifak Partisi 29 sandalye, İran yanlısı Vatan Partisi ise 7 sandalye elde etti. Bu sonuçlar, 2020 Kasım'ında imzalanan Dağlık Karabağ ateşkes anlaşmasının ardından Paşinyan'a yönelik sert eleştirilere rağmen halkın desteğini koruduğunu gösterdi. Paşinyan, seçim kampanyası boyunca ekonomik reformlar, yolsuzlukla mücadele ve Avrupa Birliği ile daha yakın ilişkiler vaat ederken, muhalefet ise askeri yenilginin sorumlusu olarak Paşinyan'ı hedef aldı. Ancak seçmen, Koçaryan döneminin otoriter eğilimlerine geri dönmek istemediğini sandıkta gösterdi.
Rusya'nın azalan etkisi ve bölgesel yansımalar
Seçim sonuçları, Rusya'nın Ermenistan üzerindeki geleneksel nüfuzunun zayıfladığına dair önemli bir işaret olarak değerlendiriliyor. Paşinyan'ın Batı yanlısı politikaları ve Rusya'nın Dağlık Karabağ savaşında Ermenistan'a yeterli desteği vermediği algısı, Moskova'ya olan güveni azalttı. Buna karşılık, Türkiye ve Azerbaycan'ın bölgedeki etkinliği arttı. Paşinyan, seçim zaferinin ardından yaptığı açıklamada, "Ermenistan'ın geleceği demokrasi ve barış içinde olacak. Biz komşularımızla normal ilişkiler kurmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Bu söylem, Türkiye ile normalleşme sürecine de kapı aralıyor. Ancak Ermeni diasporasının baskısı ve Anayasa'daki toprak talepleri, bu sürecin önündeki engeller olarak duruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Paşinyan'ın zaferi, Türkiye'nin Güney Kafkasya politikasında yeni bir dönemin habercisi olabilir. Azerbaycan'ın Karabağ'daki askeri başarısı, bölgedeki güç dengesini kalıcı olarak değiştirdi. Türkiye, Ermenistan ile sınır kapılarını açma ve diplomatik ilişkileri normalleştirme konusunda sinyaller verse de, bu adımların hayata geçmesi için Ermeni hükümetinin toprak taleplerinden vazgeçmesi ve diaspora etkisini dengelemesi gerekiyor. Rusya'nın etkisinin azalması, Türkiye'nin bölgede daha bağımsız hareket etmesine olanak tanırken, İran'ın da dengeleri gözetmesini zorunlu kılıyor. Kısacası, Paşinyan'ın barışçıl söylemi Türkiye için bir fırsat penceresi açıyor ancak bu pencerenin kalıcı olması, karşılıklı güven inşasına bağlı.