ABD'de Kasım ayında yapılacak ara seçimler yaklaşırken, Temsilciler Meclisi'ndeki Cumhuriyetçi çoğunluk, anketlerdeki olası bir hata ve birkaç olumlu gelişmeyle yenilgiden kaçınabileceğini hesaplıyor. Başkan Joe Biden'ın düşük onay oranları ve ekonomik belirsizliklere rağmen, Cumhuriyetçilerin Meclis'teki dar çoğunluğunu koruma stratejisi, seçim matematiğine ve seçmen davranışındaki son dakika değişimlerine dayanıyor.
Seçim Matematiği ve Cumhuriyetçilerin Umutları
Cumhuriyetçi Parti, 2022 ara seçimlerinde Temsilciler Meclisi'nde 222 sandalye kazanarak çoğunluğu elde etmişti. Ancak bu çoğunluk, tarihi olarak en dar marjlardan biri. Şu anda Cumhuriyetçilerin 218, Demokratların ise 213 sandalyesi bulunuyor ve üç sandalye boş. Bu durum, herhangi bir sandalye kaybının çoğunluğu kaybetmeye yol açabileceği anlamına geliyor.
Seçim uzmanlarına göre, Cumhuriyetçilerin yenilgiden kaçınmak için birkaç kritik faktöre ihtiyacı var. Bunlardan ilki, anketlerdeki sistematik hata olasılığı. 2016 ve 2020 seçimlerinde anketler, Cumhuriyetçi adayların performansını olduğundan düşük göstermişti. Benzer bir hata bu yıl da tekrarlanırsa, Cumhuriyetçiler beklenenden daha iyi sonuç alabilir. İkincisi, ekonomik göstergelerdeki iyileşme. Enflasyonun yavaşlaması ve istihdamın güçlü kalması, iktidar partisi için genellikle olumlu bir faktör olsa da, seçmenlerin ekonomik algısı hâlâ olumsuz.
Üçüncüsü, Demokratların kendi içindeki bölünmeler. İsrail-Hamas savaşı, göçmenlik politikaları ve iklim değişikliği gibi konularda Demokrat seçmen tabanında yaşanan hayal kırıklığı, bazı seçmenlerin sandığa gitmemesine veya protesto oyu kullanmasına neden olabilir. Cumhuriyetçiler, bu bölünmelerden faydalanarak marjinal bölgelerde kazanç sağlayabilir.
Küresel Ekonomi ve Piyasalar Açısından Önemi
ABD ara seçimleri, sadece Amerikan siyaseti için değil, küresel ekonomi için de büyük önem taşıyor. Temsilciler Meclisi'nin kontrolü, başta federal bütçe, borç tavanı, ticaret anlaşmaları ve yaptırımlar olmak üzere birçok kritik kararı etkiliyor. Cumhuriyetçilerin çoğunluğu koruması durumunda, Başkan Biden'ın yasama gündemi daha da zorlaşacak ve hükümet kapanması riski artacak.
Öte yandan, Demokratların Meclis'i kazanması halinde, Biden yönetimi daha rahat hareket edebilecek ve özellikle yeşil enerji, altyapı ve sosyal harcamalar konusunda daha cesur adımlar atabilecek. Piyasalar açısından, Cumhuriyetçi bir Meclis genellikle daha az düzenleme ve daha düşük vergi anlamına gelirken, Demokrat bir Meclis daha fazla kamu harcaması ve düzenleme getirebilir. Bu nedenle, seçim sonuçları Wall Street'ten tahvil piyasalarına kadar geniş bir yelpazede dalgalanma yaratabilir.
Uluslararası alanda ise, ABD'nin Ukrayna'ya desteği, NATO'nun genişlemesi ve Çin'e yönelik politikalar, Meclis'in kompozisyonuna bağlı olarak şekillenebilir. Cumhuriyetçilerin güçlenmesi, özellikle Ukrayna yardımlarına yönelik şüpheci seslerin artmasına neden olabilir. Bu da Avrupa'nın güvenlik mimarisini doğrudan etkiler.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ara seçimleri, Türkiye'nin dış politikası ve ekonomisi açısından dolaylı ama önemli sonuçlar doğurabilir. Cumhuriyetçilerin Meclis'te çoğunluğu koruması, Türkiye-ABD ilişkilerinde Kongre'nin etkisini artırabilir. Özellikle F-16 satışı ve İsveç'in NATO üyeliği gibi konularda Kongre'deki dengeler belirleyici olacak. Demokratların kazanması halinde ise Biden yönetimiyle yürütülen diyalog daha istikrarlı hale gelebilir. Ayrıca, ABD'nin ekonomik politikaları ve doların seyri, Türkiye'nin enflasyon ve kur üzerindeki baskıları açısından yakından takip edilmeli. Seçim sonuçları, küresel risk iştahını ve sermaye akışlarını etkileyerek Türkiye piyasalarına yansıyacaktır.