ABD'de 5 Kasım'da yapılacak ara seçimler öncesinde yapılan anketler, Cumhuriyetçi Parti'nin uzun yıllardır kazandığı beş kritik yarışta geride olduğunu gösteriyor. Demokratlar, eski Başkan Donald Trump'ın partisinin adayları üzerindeki olumsuz etkisinin, geleneksel olarak Cumhuriyetçi bölgelerde bile zafer kazanmalarına yardımcı olabileceğine inanıyor. Bu durum, Kasım ayında hem Senato hem de Temsilciler Meclisi'nde dengelerin değişebileceğine işaret ediyor.
Gelişmenin Arka Planı
Demokrat Parti stratejistleri, Trump'ın popüler olmamasının ve Cumhuriyetçi adaylarla özdeşleştirilmesinin, özellikle bağımsız ve ılımlı seçmenler arasında Cumhuriyetçilere zarar verdiğini belirtiyor. Bu durum, Ohio, Kuzey Karolina, Wisconsin, Pensilvanya ve Florida gibi eyaletlerdeki yarışlara yansıyor. Bu eyaletlerin bazılarında Cumhuriyetçiler on yıllardır seçim kazanıyor. Örneğin, Ohio'da Cumhuriyetçi Senatör Rob Portman'ın emekliye ayrılmasıyla boşalan koltuğu kazanmak için yarışan Demokrat aday Tim Ryan, anketlerde Cumhuriyetçi aday J.D. Vance'in önünde görünüyor. Vance, Trump'ın desteğini almış olsa da, geçmişte Trump'ı eleştiren açıklamaları nedeniyle seçmenlerin bir kısmının güvenini kazanmakta zorlanıyor.
Benzer şekilde, Pensilvanya'da Demokrat John Fetterman, felç geçirmesine rağmen anketlerde Cumhuriyetçi aday Dr. Mehmet Öz'ün önünde. Öz, Trump'ın desteğiyle yarışıyor ancak Türk kökenli olmasına rağmen Pennsylvania'nın yerel değerlerine yabancı olduğu eleştirileriyle karşı karşıya. Kuzey Karolina'da ise Demokrat Cheri Beasley, Cumhuriyetçi Ted Budd ile başa baş gidiyor. Budd, Trump'ın onayını almış olsa da eyaletteki bağımsız seçmenlerin desteğini çekmekte zorlanıyor.
Wisconsin'de de Demokrat Mandela Barnes, Cumhuriyetçi Senatör Ron Johnson'ı geride bırakmış durumda. Johnson, Covid-19 pandemisi sırasında sergilediği tartışmalı tutumlarla gündeme gelmişti. Florida'da ise Demokrat Vali adayı Charlie Crist, Cumhuriyetçi Vali Ron DeSantis'in karşısında zorlansa da, Senato yarışında Demokrat Vali adayı Val Demings, Cumhuriyetçi Senatör Marco Rubio ile başa baş mücadele ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Bu seçimlerin sonucu, yalnızca ABD iç siyasetini değil, aynı zamanda küresel dengeleri de etkileyecek. Eğer Demokratlar Senato'da çoğunluğu koruyabilirse, Başkan Joe Biden'ın yasama gündemi daha rahat ilerleyebilir. Bu durum, iklim değişikliği, sağlık hizmetleri ve vergi politikaları gibi konularda yeni düzenlemelerin önünü açabilir. Öte yandan, Cumhuriyetçilerin Kongre'de güç kazanması, Biden yönetiminin iç ve dış politikalarını kilitleyebilir. Özellikle Ukrayna'ya yapılan yardımların kesilmesi veya İran'la nükleer müzakerelerin yeniden başlaması gibi konular, ABD Kongresi'ndeki güç dengesine bağlı olarak değişebilir.
Küresel piyasalar da bu seçimleri yakından takip ediyor. Siyasi belirsizlik, yatırımcıların risk iştahını azaltabilir. Özellikle enerji fiyatlarındaki artış ve enflasyonla mücadele eden dünya ekonomileri için ABD'deki siyasi istikrar önem taşıyor. Ayrıca, bu seçimlerin sonucu, 2024 başkanlık seçimleri için de bir ön gösterge niteliği taşıyor. Cumhuriyetçilerin bu seçimlerde başarısız olması, Trump'ın parti üzerindeki etkisinin azalabileceği yorumlarına neden olabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu seçimlerin Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir yönü bulunmamakla birlikte, ABD'nin iç siyasi dengeleri, Türkiye-ABD ilişkilerini dolaylı olarak etkileyebilir. Özellikle Kongre'deki güç dengesi, Türkiye'ye yönelik yaptırım kararları veya askeri yardım politikaları üzerinde belirleyici olabilir. Cumhuriyetçilerin Kongre'de güçlenmesi, geleneksel olarak Türkiye'ye daha şüpheci yaklaşan bazı grupların etkisini artırabilir. Demokratların hakimiyeti ise Biden yönetiminin Türkiye ile diyalog kurma çabalarını sürdürmesine olanak tanıyabilir. Bu nedenle, Ankara'nın seçim sonuçlarını yakından takip etmesi ve olası senaryolara hazırlıklı olması önem taşıyor.