ABD’de Cumhuriyetçi Senatör Bill Cassidy, eski Başkan Donald Trump’ın kızamık, kabakulak ve kızamıkçık (MMR) aşısının güvenliğine ilişkin “çılgınca ve aptalca” ifadelerini sert bir dille kınadı. Tıp doktoru olan ve görev süresi sona ermek üzere olan Louisiana senatörü, Trump’ın aşı karşıtı söylemlerinin halk sağlığını tehdit ettiğini vurguladı. Cassidy, daha önce aşı karşıtı aktivist Robert F. Kennedy Jr.’ın Sağlık Bakanı olarak onaylanmasına destek verdiği için eleştirilmişti; ancak son açıklamalarıyla Trump’ın bilim dışı iddialarına karşı net bir tavır aldı.
Gelişmenin arka planı
Bill Cassidy, Amerikan Senatosu’nda sağlık politikaları üzerinde etkili isimlerden biri olarak biliniyor. Gastroenterolog olan senatör, geçmişte aşıların önemine dair birçok kez kamuoyu önünde açıklamalarda bulunmuştu. Ancak partisinin ve Trump’ın baskısı altında, Kennedy’nin Sağlık Bakanlığı adaylığına evet oyu vermesi dikkat çekmişti. Bu oy, birçok sağlık uzmanı tarafından “aşı karşıtlığının kurumsallaşması” olarak yorumlanmıştı.
Trump’ın son açıklamaları ise, kızamık salgınlarının yeniden görüldüğü bir dönemde geldi. ABD’de özellikle Teksas ve New Mexico’da kızamık vakalarında artış yaşanıyor. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), son haftalarda onlarca yeni vaka rapor etti. Uzmanlar, aşı karşıtı söylemlerin bu salgınların yayılmasında önemli bir faktör olduğunu belirtiyor.
Cassidy, yaptığı yazılı açıklamada, “MMR aşısının güvenliği konusunda yapılan bu tür asılsız iddialar, çocukların hayatını riske atıyor. Bilim insanları ve doktorlar olarak bizler, aşıların faydalarını net bir şekilde biliyoruz. Bu tür açıklamalar, toplum sağlığına onarılmaz zararlar verebilir” ifadelerini kullandı.
Öte yandan, Kennedy’nin Sağlık Bakanı olarak onaylanmasından sonra FDA ve CDC’de aşı politikalarına yönelik baskıların arttığı iddia ediliyor. Kennedy, geçmişte aşıların otizme neden olduğu yönündeki çürütülmüş teoriyi savunmuştu. Ancak bilim dünyası bu iddiaları defalarca reddetti.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu tartışma yalnızca ABD ile sınırlı değil. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), küresel aşılama oranlarındaki düşüşün, kızamık gibi ölümcül hastalıkların yeniden ortaya çıkmasına yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde aşıya erişim sorunları yaşanırken, gelişmiş ülkelerde ise aşı karşıtlığı bir halk sağlığı tehdidi haline geldi.
Trump’ın bu söylemleri, 2024 başkanlık seçimlerinde yeniden aday olma ihtimali konuşulduğu bir dönemde geldi. Siyasi analistler, Trump’ın aşı karşıtı seçmen tabanını mobilize etmek için bu tür açıklamalar yaptığını düşünüyor. Ancak bu yaklaşım, sağlık uzmanları ve ılımlı Cumhuriyetçiler arasında rahatsızlık yaratıyor.
Bilim insanları, aşı karşıtı söylemlerin toplumda aşı tereddütünü artırdığını ve bunun da kolektif bağışıklığı tehdit ettiğini vurguluyor. Uzmanlar, özellikle çocukların korunması için aşılamanın zorunlu tutulması gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD’deki aşı karşıtı söylemlerin güçlenmesi, Türkiye dahil tüm ülkeler için bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye’de son yıllarda aşı karşıtlığı ve tereddüdü artış göstermiş, bu durum aşılama oranlarını olumsuz etkilemiştir. Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü aşılama programları, toplum bağışıklığını sağlamak için kritik önemdedir. ABD’deki bu gelişmeler, küresel çapta yanlış bilginin yayılmasının halk sağlığını nasıl tehdit edebileceğini göstermektedir. Türkiye’nin, bilimsel verilere dayalı aşı politikalarını sürdürmesi ve toplumu doğru bilgilendirme konusundaki çabalarını artırması gerekmektedir. Aksi takdirde, salgın hastalıkların yeniden ortaya çıkma riski her ülke gibi Türkiye için de gerçektir.