New York savcıları, Cornell Üniversitesi'nde 2021 yılında meydana geldiği iddia edilen toplu tecavüz vakasına ilişkin ceza soruşturmasını yeniden açtı. Karar, üniversite yönetiminin olayı örtbas ettiği ve mağdura yeterli destek sağlamadığı iddiasıyla açılan ve kamuoyunda bomba etkisi yaratan hukuk davasının ardından geldi. Savcılık, olayla ilgili ek delil bulunup bulunmadığını inceleyerek büyük jüriye suç teşkil eden bir davranış tespiti sunulup sunulamayacağını değerlendirecek.
Olayın arka planı ve hukuk mücadelesi
İddiaya göre, 2021 yılında Cornell Üniversitesi kampüsünde bir öğrenciye yönelik toplu tecavüz gerçekleşti. Olayın ardından mağdur öğrenci, üniversite yönetimine başvurdu ancak yönetimin olayı gerektiği gibi soruşturmadığını ve failleri koruduğunu öne sürdü. Yıllar süren sessizliğin ardından mağdur, üniversiteye karşı milyonlarca dolarlık tazminat talebiyle hukuk davası açtı. Dava dilekçesinde, üniversitenin olayı örtbas etmek için sistematik bir çaba içinde olduğu, delilleri kararttığı ve mağdura yönelik misilleme yaptığı iddiaları yer aldı.
Bu davanın kamuoyunda yarattığı baskı sonucu New York savcılığı, daha önce delil yetersizliği gerekçesiyle kapattığı ceza soruşturmasını yeniden açma kararı aldı. Savcılar, şimdi ellerindeki yeni delilleri ve tanık ifadelerini inceleyerek olayın faillerinin yargı önüne çıkarılıp çıkarılamayacağını belirleyecek. Büyük jüri, suçun işlendiğine dair yeterli kanıt bulursa iddianame hazırlanabilecek.
Cornell Üniversitesi yönetimi ise suçlamaları reddediyor. Üniversite sözcüsü, "Üniversitemiz cinsel saldırı iddialarını son derece ciddiye alır ve tüm öğrencilerimizin güvenliğini sağlamak için gereken adımları atar. Söz konusu dava devam ederken yorum yapmayacağız" açıklamasını yaptı. Ancak mağdurun avukatları, üniversitenin sorumluluktan kaçmak için sistematik bir strateji izlediğini savunuyor.
ABD kampüslerinde cinsel saldırı ve kurumsal sorumluluk tartışması
Olay, ABD genelinde üniversite kampüslerinde cinsel saldırı vakalarının nasıl ele alındığına dair uzun süredir devam eden tartışmayı yeniden alevlendirdi. Son yıllarda birçok üniversitede benzer skandallar patlak verdi ve kurumların mağdurları korumak yerine itibarlarını kurtarmaya öncelik verdiği eleştirileri sıkça dile getirildi. Cornell gibi prestijli bir üniversitede yaşandığı iddia edilen bu olay, yükseköğrenim kurumlarının şeffaflık ve hesap verebilirlik konusundaki eksikliklerini bir kez daha gözler önüne serdi.
Hukuk uzmanları, savcılığın soruşturmayı yeniden açmasının, kamuoyu baskısının ve medyanın etkisiyle alınan bir karar olabileceğini belirtiyor. Ancak yine de delillerin yeterliliği ve zaman aşımı gibi hukuki engellerin aşılması gerekiyor. ABD'de cinsel saldırı suçlarında zaman aşımı süreleri eyaletten eyalete değişiyor; New York'ta bu tür suçlar için zaman aşımı genellikle 20 yıl. Dolayısıyla 2021'de yaşandığı iddia edilen olay için henüz zaman aşımı söz konusu değil.
Dava, üniversitelerin cinsel saldırı iddialarını soruşturma yükümlülüklerini ve bu süreçte mağdurların haklarını nasıl koruması gerektiğini bir kez daha tartışmaya açtı. ABD Eğitim Bakanlığı, son yıllarda üniversitelere yönelik cinsel saldırı politikalarını sıkılaştıran düzenlemeler yapmış olsa da, uygulamada hâlâ ciddi boşluklar bulunuyor. Cornell davası, bu boşlukların somut bir örneği olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Cornell Üniversitesi'ndeki bu dava, ABD'de yükseköğrenim kurumlarındaki cinsel saldırı vakalarına ilişkin kurumsal sorumluluk ve şeffaflık tartışmalarını derinleştiriyor. Türkiye'de de benzer vakalar zaman zaman gündeme gelmekte ve üniversitelerin olaylara müdahalesi sorgulanmaktadır. Bu gelişme, Türk üniversiteleri için de bir uyarı niteliğinde: cinsel saldırı iddialarının etkili soruşturulması, mağdurların korunması ve faillerin cezalandırılması için bağımsız mekanizmaların gerekliliği bir kez daha ortaya çıkıyor. Ayrıca, ABD'deki hukuk süreçlerinin şeffaflığı, Türkiye'deki benzer davalar için karşılaştırmalı bir örnek teşkil edebilir. Küresel ölçekte ise, kampüslerde cinsel şiddete karşı sıfır tolerans politikalarının yaygınlaşması gerektiği yönündeki çağrıları güçlendiriyor.