ABD'nin New York eyaletindeki Cornell Üniversitesi'nde bir kadın öğrenciye tecavüz etmekle suçlanan bir kişiyle aynı adı taşıyan Asyalılar, sosyal medyada yoğun bir linç kampanyasıyla karşı karşıya kaldı. Olay, üniversitenin Ithaca kampüsünde iddiaya göre bir öğrencinin cinsel saldırıya uğramasıyla ortaya çıktı. Zanlının adının açıklanmasının ardından, aynı ismi taşıyan çok sayıda Asyalı genç, çevrimiçi platformlarda hedef alındı. Yanlış kimlik tespiti mağdurları, sosyal medya hesapları üzerinden ölüm tehditleri ve ağır hakaretler aldı.
Yanlış Kimlik Tespiti Nasıl Başladı?
Olayın ayrıntıları netleşmemekle birlikte, Cornell Üniversitesi yetkilileri geçtiğimiz günlerde kampüste bir cinsel saldırı iddiasını soruşturduklarını duyurdu. İddiaya göre, bir erkek öğrenci kampüs içinde bir kadın öğrenciye tecavüz etti. Üniversite yönetimi, soruşturmanın sürdüğünü ve zanlının kimliğinin gizli tutulduğunu belirtmesine rağmen, sosyal medyada zanlının adı hızla yayıldı. Bu isim, Asya kökenli bir isimdi. Aynı adı taşıyan birçok kişi, kısa sürede kendilerini linç kampanyasının ortasında buldu. Özellikle Twitter ve Instagram gibi platformlarda, ismi eşleşen kişilere yönelik çok sayıda öfkeli paylaşım yapıldı. Bazı mağdurlar, hesaplarını kapatmak zorunda kaldıklarını veya polise başvurduklarını belirtti.
Cornell Üniversitesi, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, yanlış kişilerin hedef alınmasından duyduğu üzüntüyü dile getirdi ve öğrencileri sosyal medyada dikkatli olmaya çağırdı. Ancak üniversitenin bu açıklaması, öfkeli kalabalığı durdurmaya yetmedi. Asyalı öğrenci toplulukları, kampüste ırkçılık ve yabancı düşmanlığının arttığına dikkat çekerek, yetkililerden daha etkili önlemler almasını talep etti.
Olayın ardından gözaltına alınan zanlının kimliği henüz resmi olarak açıklanmadı. Polis, soruşturmanın devam ettiğini ve kamuoyunu yanlış bilgilendirmemek için isim vermekten kaçındıklarını belirtti. Ancak sosyal medyada yayılan isim, bir Asyalı öğrenciye ait ve bu kişi suçlamayla hiçbir ilgisi olmadığını söyledi. Mağdur, "Adımın bu şekilde anılması hayatımı kabusa çevirdi. Hiç tanımadığım insanlar beni ölümle tehdit ediyor" dedi.
Asyalılara Yönelik Ayrımcılık Endişesi
Bu olay, ABD'de Asya kökenli topluluklara yönelik ayrımcılığın son dönemde arttığı bir döneme denk geldi. Kovid-19 salgını sırasında Asyalılara yönelik nefret suçlarında ciddi bir artış yaşanmıştı. Uzmanlar, sosyal medyadaki linç kültürünün bu tür olaylarda daha da tehlikeli hale geldiğini vurguluyor. Yanlış bilgi, önyargı ve öfke birleştiğinde masum insanların hayatları kolayca karartılabiliyor. Cornell olayında da benzer bir dinamik işledi: Doğrulanmamış bir isim, sosyal medyada hızla yayıldı ve aynı ismi taşıyan Asyalılar hedef tahtasına oturtuldu.
Asyalı-Amerikan sivil toplum kuruluşları, yetkilileri ve sosyal medya şirketlerini sorumluluğa davet etti. Yapılan açıklamada, "Bu tür linç kampanyaları sadece bireyleri değil, tüm bir topluluğu yaralıyor. Nefret söylemi ve yanlış bilgi yayan hesaplar hakkında derhal işlem yapılmalı" ifadelerine yer verildi. Ayrıca, üniversite yönetiminin zanlının kimliğini açıklamada acele etmemesi gerektiği, aksi halde benzer olayların yaşanabileceği belirtildi.
Olay, ABD'de yargı süreçlerinin ve masumiyet karinesinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Sosyal medyada yürütülen soruşturmalar, gerçek soruşturmaların yerini aldığında ortaya çıkan tablo, masum insanların hayatlarını alt üst edebiliyor. Cornell Üniversitesi'ndeki olayda da benzer bir durum yaşandı ve yanlış isim üzerinden birçok Asyalı genç, adeta cadı avına maruz kaldı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Cornell Üniversitesi'nde yaşanan bu olay, sosyal medyada yanlış bilginin ve linç kültürünün ne kadar yıkıcı olabileceğini gösteriyor. Türkiye, son yıllarda sosyal medya kaynaklı linç ve yanlış bilgi sorunlarıyla mücadele ediyor. Özellikle deprem, seçim ve terör olaylarında yayılan yanlış haberler, toplumsal kutuplaşmayı derinleştiriyor. Bu olay, Türkiye'nin de dijital okuryazarlık ve nefret söylemiyle mücadelede daha etkin politikalar geliştirmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ayrıca, ABD'de Asyalılara yönelik ayrımcılık, küresel ölçekte ırkçılık ve yabancı düşmanlığının arttığına işaret ediyor. Türkiye, çok kültürlü yapısıyla bu tür ayrımcılıklara karşı duyarlı olmalı ve uluslararası platformlarda ayrımcılıkla mücadelede aktif rol almalı.