ABD'nin önde gelen üniversitelerinden Cornell, Trump yönetiminin Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) baskısı nedeniyle yurt dışında eğitimlerine devam eden iki Filistin yanlısı öğrencisine geri dönmeleri ya da mali desteklerini kaybedecekleri uyarısında bulundu. Cornell'de lisansüstü eğitim gören Momodou Taal ve Amandla Thomas-Johnson, İsrail yanlısı grupların şikayetleri üzerine ICE tarafından hedef alınmıştı.
Öğrencilerin Durumu ve Üniversitenin Talebi
İngiliz vatandaşı olan Momodou Taal 2024 yılında değişim programı kapsamında Birleşik Krallık'ta, Amandla Thomas-Johnson ise menşei olan Güney Afrika'da lisansüstü programlarını tamamlıyor. Her iki öğrenci de Trump yönetiminin geçen yıl başlattığı ve üniversite kampüslerinde Filistin yanlısı protestoları hedef alan tutumunun bir parçası olarak ICE tarafından hedef alındı. Cornell Üniversitesi, öğrencilere gönderdiği yazıda, 1 Şubat 2025 tarihine kadar kampüse dönmemeleri halinde mali desteklerinin kesileceğini bildirdi. Ancak öğrenciler, ABD'ye dönmeleri durumunda gözaltına alınma ve sınır dışı edilme riskiyle karşı karşıya olduklarını belirtiyor.
Taal, geçen yıl Cornell'deki kampüs protestolarının önde gelen isimlerinden biriydi. Göçmenlik avukatı, öğrencinin ICE tarafından hedef alındığını ve öğrenci vizesinin iptal edildiğini belirtti. Thomas-Johnson ise benzer şekilde, sosyal medya paylaşımları ve protesto faaliyetleri nedeniyle vize iptaline maruz kaldığını ifade etti. Her iki öğrenci de şu anda yurt dışında oldukları için güvende, ancak Cornell'den gelen bu talep, üniversitenin Trump yönetimiyle işbirliği yaptığı yönündeki eleştirileri artırıyor.
Cornell yetkilileri, öğrencilerin akademik durumları hakkında yorum yapmaktan kaçınırken, konunun hassasiyetine dikkat çekti. Ancak öğrenci grupları ve sivil toplum örgütleri, üniversitenin bu tavrının öğrencileri tehlikeye attığını savunuyor. Amerikan Üniversite Profesörleri Derneği (AAUP), bu tür baskıların akademik özgürlüğü ihlal ettiğini ve öğrencilerin güvenliğini riske attığını açıkladı.
Trump Yönetiminin Üniversiteler Üzerindeki Baskısı Artıyor
Bu olay, Trump yönetiminin Kasım 2024'te yeniden göreve gelmesinden sonra üniversitelere yönelik baskıların arttığı bir döneme denk geldi. Özellikle Gazze'deki savaşa tepki olarak düzenlenen Filistin yanlısı protestolar, yönetim tarafından 'antisemitizm' olarak nitelendirilerek hedef alınıyor. Beyaz Saray, kampüslerdeki protestoları bastırmak için ICE'ye geniş yetkiler verdi ve çok sayıda uluslararası öğrencinin vizesi iptal edildi.
Columbia, Harvard ve New York Üniversitesi gibi kurumlar da benzer baskılarla karşı karşıya. Bazı üniversiteler öğrencilerin isimlerini ICE'ye bildirmeyi reddederken, Cornell'in bu tutumu, diğer üniversiteler tarafından da yakından izleniyor. Uzmanlar, bu durumun uluslararası öğrencilerin ABD'ye olan ilgisini azaltabileceği ve üniversitelerin küresel itibarına zarar verebileceği konusunda uyarıyor.
Bu arada, federal hükümet bazı üniversitelere mali yardımları kesme tehdidinde bulunuyor. Cornell'e yönelik bu baskı, öğrencilerin üzerindeki mali ve hukuki yükü daha da artırıyor. Taal ve Thomas-Johnson'ın avukatları, üniversitenin talebinin hukuka aykırı olduğunu ve öğrencilerin güvenliğini hiçe saydığını belirterek, konuyu mahkemeye taşımayı planladıklarını açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, ABD'deki akademik özgürlük ve ifade hürriyeti konusundaki tartışmaları derinleştirirken, uluslararası öğrencilerin güvenliği açısından da önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye'den ABD'ye eğitim için giden öğrenciler de benzer baskılarla karşılaşabilir. Bu durum, Türk öğrencilerin ABD'yi tercih etme kararlarını olumsuz etkileyebilir ve eğitim diplomasisi bağlamında Türkiye'nin kendi üniversitelerini cazibe merkezi haline getirme çabalarını güçlendirebilir. Ayrıca, uluslararası hukuk ve öğrenci hakları bağlamında Türkiye'nin, kendi sınırları içinde benzer ihlallere karşı duyarlılığını artırması beklenir.