ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun, Irak işgalindeki Kuveyt'i kurtarmasının 35. yılında, bu operasyonda görev alan askerlere ithaf edilen Çöl Kalkanı ve Çöl Fırtınası Anıtı'nın Ekim ayında açılması planlanıyor. Anıt, Washington DC'deki National Mall'da, Lincoln Anıtı'nın yakınında yer alacak ve Körfez Savaşı'na katılan yaklaşık 2.5 milyon askerin fedakarlığını onurlandıracak. Açılış töreni, 35 yıl önceki operasyonun yıl dönümüne denk getirilmek isteniyor.
Gelişmenin Arka Planı
Çöl Kalkanı ve Çöl Fırtınası, 2 Ağustos 1990'da Irak'ın Kuveyt'i işgal etmesi üzerine başlatılan askeri harekâtın iki aşamasını ifade ediyor. Çöl Kalkanı, Suudi Arabistan'ın savunulması ve askeri yığınak yapılması amacıyla 7 Ağustos 1990'da başlatıldı; Çöl Fırtınası ise 17 Ocak 1991'de başlayan hava saldırıları ve 24 Şubat 1991'deki kara harekâtıyla Kuveyt'in kurtarılmasını ve Irak güçlerinin püskürtülmesini kapsadı.
Anıt projesi, yaklaşık 20 yıldır sivil toplum kuruluşları ve gazilerin çabalarıyla yürütülüyordu. 2014 yılında ABD Kongresi tarafından onaylanan proje, bağışlarla finanse edildi ve tasarımı New York merkezli bir mimarlık firması tarafından yapıldı. Anıt, iki büyük granit duvar ve ortasında bir kum saati şeklindeki bir yapıdan oluşuyor; duvarlarda operasyona katılan birliklerin ve önemli olayların anlatıldığı kabartmalar yer alıyor.
Anıtın açılışı, Körfez Savaşı gazileri ve ailelerinin yanı sıra ABD'li yetkililer ve müttefik ülke temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek. Törende, savaşta hayatını kaybeden 383 Amerikan askeri ve 147 müttefik askeri anılacak. Ayrıca, anıtın çevresinde operasyonun kronolojisini anlatan bilgi panoları ve etkileşimli ekranlar da bulunacak.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Körfez Savaşı, Soğuk Savaş sonrası dönemin ilk büyük uluslararası krizi olarak kabul edilir. BM Güvenlik Konseyi'nin 678 sayılı kararıyla yetkilendirilen koalisyon, 34 ülkenin katılımıyla tarihin en geniş askeri ittifaklarından birini oluşturdu. ABD'nin önderliğindeki operasyon, bölgede kalıcı askeri varlığın başlangıcı oldu ve sonraki Irak Savaşı'na giden süreci etkiledi.
Anıtın açılışı, sadece geçmişi onurlandırmakla kalmıyor; aynı zamanda ABD'nin müttefikleriyle dayanışmasını ve Körfez bölgesindeki güvenlik taahhütlerini vurgulayan bir mesaj niteliği taşıyor. Özellikle son yıllarda bölgedeki jeopolitik gerilimler ve İran'la yaşanan gerginlikler göz önüne alındığında, bu anıt ABD'nin Orta Doğu'daki askeri mirasına ve ittifak sistemine bir gönderme olarak yorumlanabilir.
Ayrıca, anıtın açılışı, 1991'deki zaferin ardından bölgede yaşanan istikrarsızlıkların (Irak'a uygulanan yaptırımlar, 2003 işgali ve sonrası) gölgesinde, askeri müdahalelerin sonuçlarına dair tartışmaları da yeniden gündeme getirebilir. Bazı eleştirmenler, anıtın savaşı yüceltme riskine dikkat çekerken, organizatörler anıtın barış ve fedakarlık temalarını öne çıkardığını savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Körfez Savaşı, Türkiye'yi doğrudan etkileyen bir krizdi; Türkiye, koalisyona hava sahasını açmış ve kuzey cephesinde askeri varlık göstermişti. Savaş sonrasında Irak'ın kuzeyinde oluşan güvenlik boşluğu, PKK'nın bölgede güçlenmesine zemin hazırlamış ve Türkiye'nin sınır ötesi operasyonlarını tetiklemişti. Bugün anıtın açılışı, Türkiye'nin uluslararası koalisyonlardaki rolünü hatırlatırken, aynı zamanda bölgesel istikrarın korunmasının önemini vurguluyor. Türk kamuoyu, bu anıtı, askeri müdahalelerin sonuçları ve müttefiklik ilişkileri bağlamında değerlendirebilir; ancak anıtın doğrudan Türkiye'ye yönelik bir mesajı bulunmuyor. Küresel ölçekte ise, savaşın mirası, uluslararası hukuk ve askeri müdahale tartışmalarında hâlâ referans noktası oluşturuyor.