Birleşik Krallık merkezli okuryazarlık hayır kurumu National Literacy Trust'ın yayımladığı son araştırma, 5 yıl aradan sonra ilk kez çocuklar ve gençler arasında kitap okuma oranında belirgin bir artış olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre, 8 ila 18 yaş arasındaki her üç gençten biri, boş zamanlarında kitap okumaktan keyif aldığını belirtti. Bu oran, geçtiğimiz yıllarda sürekli düşüş gösterirken, 2024 yılı itibarıyla yüzde 34,6'ya yükseldi. Uzmanlar, bu artışın özellikle pandemi sonrası dönemde ekran bağımlılığına karşı bilinçlenme ve okuma alışkanlığını teşvik eden kampanyaların etkili olduğunu belirtiyor.
Okuma alışkanlığındaki düşüş ve toparlanma süreci
National Literacy Trust, 2005 yılından bu yana düzenli olarak çocuk ve gençlerin okuma alışkanlıklarını takip ediyor. 2019 yılında katılımcıların yüzde 53'ü günlük olarak kitap okuduğunu söylerken, bu oran 2022'de yüzde 25,2'ye kadar gerilemişti. 2023 yılında da benzer bir seviyede kalan oran, bu yıl yeniden yükselişe geçti. Özellikle 11-14 yaş grubunda belirgin bir artış gözlemlenirken, en düşük okuma sevgisi ise 14-16 yaş arasındaki gençlerde kaydedildi. Kız çocuklarının erkeklere kıyasla daha yüksek oranda kitap okumaktan keyif aldığı görüldü. Araştırma ayrıca, okumaya ilgi duyan çocukların okul başarısının da arttığını ve kelime dağarcıklarının geliştiğini ortaya koydu.
Pandemi döneminde artan ekran süresi ve dijital medya tüketimi, uzun süre kitap okuma alışkanlığını olumsuz etkilemişti. Ancak son iki yılda okullarda ve kütüphanelerde yürütülen okuma teşvik programları, yayınevlerinin gençlere yönelik çekici içerikler üretmesi ve sosyal medyada kitap tavsiye hesaplarının yaygınlaşması, okuma oranlarının yeniden yükselmesine katkı sağladı. National Literacy Trust'ın CEO'su Jonathan Douglas, “Bu veriler, çocuklar ve gençler arasında okuma sevgisinin yeniden yeşerdiğini gösteriyor. Ancak hala yapılması gereken çok iş var, özellikle dezavantajlı bölgelerdeki çocukların okuma materyallerine erişimini artırmalıyız” dedi.
Küresel boyut ve dijital okuryazarlık tartışmaları
Birleşik Krallık'taki bu olumlu gelişme, dünya genelinde okuma alışkanlıkları üzerine yapılan tartışmaları da alevlendirdi. Birçok ülkede, özellikle gelişmiş ekonomilerde, gençler arasında kitap okuma oranları son on yılda düzenli olarak düşüş gösteriyor. OECD'nin PISA raporları, öğrencilerin okuma becerilerinde gerileme olduğunu ortaya koyarken, dijital medyanın dikkat sürelerini kısalttığı ve derinlemesine okumayı zorlaştırdığı endişeleri dile getiriliyor. Öte yandan, sesli kitaplar ve e-kitaplar gibi dijital formatlar, okumaya erişimi kolaylaştırarak yeni bir okur kitlesi yaratıyor. National Literacy Trust'ın araştırması, geleneksel basılı kitapların yanı sıra dijital okumanın da arttığını gösteriyor. Ancak uzmanlar, dijital okumanın derinlemesine anlama ve eleştirel düşünme becerileri üzerindeki etkisinin hâlâ tartışmalı olduğunu vurguluyor. Birleşik Krallık'ta hükümetin okuma yazma programlarına ayırdığı bütçenin artırılması ve okul kütüphanelerinin yeniden canlandırılması, bu olumlu trendin devam etmesinde kilit rol oynayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer bir okuma alışkanlığı düşüşü yaşanmaktadır. PISA 2022 raporuna göre Türk öğrenciler, okuma becerilerinde OECD ortalamasının altında kalmıştır. Birleşik Krallık'taki bu artış, Türkiye'de de okuma teşvik politikalarının etkili olabileceğini göstermektedir. Özellikle sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı bölgelerde kütüphane altyapısının güçlendirilmesi, okul müfredatında okuma saatlerinin artırılması ve dijital okuma platformlarının desteklenmesi, Türkiye'de de okuma oranlarını artırabilir. Kültürel ve eğitim politikalarının bu doğrultuda gözden geçirilmesi, uzun vadede insan sermayesinin gelişimine katkı sağlayacaktır.