İngiltere’de, çocuklara yönelik devlet destekli tasarruf hesapları olan Child Trust Fund (Çocuk Vakıf Fonu) hesaplarında yaklaşık 1,5 milyar sterlinlik birikmiş paranın sahipleri tarafından aranmadığı ortaya çıktı. İngiltere Finansal Davranış Otoritesi (FCA), bu hesapların yönetiminden sorumlu firmaların, genç yetişkinlere ulaşmak ve paralarını iade etmek için daha fazla çaba göstermeleri gerektiğini belirterek, şirketlerin bu konudaki performanslarını mercek altına aldığını açıkladı. Konuya ilişkin olarak FCA, aileleri ve gençleri, kayıp hesapları bulmak için ücretsiz takip hizmetini kullanmaya çağırıyor.
Çocuk Vakıf Fonu’nun Arka Planı ve Güncel Durum
Child Trust Fund, 2002-2011 yılları arasında doğan tüm çocuklar için İngiltere hükümeti tarafından başlatılan bir tasarruf programıdır. Programa göre, her yeni doğan bebek için devlet 250 sterlin (düşük gelirli aileler için 500 sterlin) yatırmış, aileler de bu hesaba ek ödemeler yapabilmişti. 2011’de program sona ermesine rağmen, yaklaşık 6,3 milyon hesap açılmış ve bu hesapların toplam değeri zaman içinde önemli ölçüde artmıştır. Ancak, hesapların büyük bir kısmı sahipleri 18 yaşına geldiğinde unutulmuş durumda. FCA verilerine göre, şu anda 760 binden fazla hesap sahibi tarafından talep edilmemiş durumda ve bu hesaplardaki toplam birikim yaklaşık 1,5 milyar sterline ulaşıyor.
FCA’nın yaptığı incelemede, bazı sağlayıcı firmaların, hesap sahiplerine ulaşmak için yeterince çaba göstermediği tespit edildi. Otorite, firmaların müşterilerine karşı adil davranıp davranmadıklarını ve onları hesapları hakkında bilgilendirme yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini denetliyor. FCA’nın Tüketici Koruma ve Rekabet Müdürü Sarah Albon yaptığı açıklamada, “Binlerce genç, kendilerine ait olan bu paralardan habersiz. Sağlayıcı firmaların bu gençlere ulaşmak için üzerlerine düşeni yapmalarını bekliyoruz. Bu bir adalet meselesidir.” ifadelerini kullandı.
Firmaların Sorumluluğu ve Çözüm Arayışları
Child Trust Fund hesapları, gençler 18 yaşına bastıklarında paralarını çekme hakkına sahip oluyor. Ancak birçok genç, hesabının varlığından bile haberdar değil. FCA, sağlayıcı firmaların, hesap sahiplerinin iletişim bilgilerini güncellemek için veri tabanlarını kullanmasını ve kayıp hesapları bulmak için özel çaba sarf etmesini istiyor. Ayrıca, hükümetin işlettiği ve HM Revenue & Customs tarafından sağlanan ücretsiz bir çevrimiçi takip hizmeti bulunuyor. Bu hizmet, bireylerin kayıp hesaplarını bulmalarına yardımcı oluyor. FCA, bu hizmetin daha geniş kitlelere duyurulması çağrısında bulunuyor.
Konuyla ilgili bazı tüketici hakları örgütleri, firmaların pasif yaklaşımını eleştiriyor. İngiltere merkezli MoneySavingExpert.com’un kurucusu Martin Lewis, konuya dikkat çekerek, “Bu hesaplar gençlerin geleceği için kuruldu. Ancak binlercesi şu anda kaderine terk edilmiş durumda. Sağlayıcıların bu konuda daha aktif olması şart.” dedi. Öte yandan, bazı sağlayıcı firmalar ise savunmaya geçerek, müşterilerine ulaşmak için mektup, e-posta ve hatta sosyal medya üzerinden iletişim kurduklarını, ancak gençlerin adres değiştirmiş olmalarının bu çabaları zorlaştırdığını ifade ediyor.
Küresel Boyutta Benzer Uygulamalar ve Dersler
İngiltere’deki bu durum, dünya genelinde devlet destekli tasarruf programlarının karşılaştığı ortak bir soruna işaret ediyor. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri’nde 529 tasarruf planları, Kanada’da ise Kayıtlı Eğitim Tasarruf Planları (RESP) benzer bir yapıya sahip. Bu ülkelerde de zaman zaman hesapların sahipleri tarafından unutulduğu görülüyor. Uzmanlar, hükümetlerin bu hesapların yönetiminde daha etkin bir takip sistemi kurmaları ve gençlere ulaşmak için sosyal yardım kuruluşları, okullar ve diğer kamu kurumlarıyla iş birliği yapmaları gerektiğini vurguluyor.
İngiltere’deki bu inceleme, aynı zamanda finansal okuryazarlığın önemini de bir kez daha gündeme getirdi. Gençlerin, kendi adlarına açılmış hesapların farkında olmaları ve bu tür finansal araçları etkin şekilde kullanabilmeleri için eğitim verilmesi gerektiği belirtiliyor. FCA’nın bu adımı, sadece kayıp hesapların sahiplerine ulaşılmasını değil, aynı zamanda gelecekte benzer sorunların yaşanmaması için kurumsal düzenlemelerin güçlendirilmesini hedefliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere’deki bu uygulama, Türkiye’deki benzer devlet destekli tasarruf veya eğitim hesapları için önemli bir örnek teşkil edebilir. Türkiye’de Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve devlet katkısı uygulaması, bu tür hesapların gelecekte sahipsiz kalma riskini barındırıyor. TCMB ve BDDK’nın, BES hesaplarının takibi konusunda daha etkin mekanizmalar geliştirmesi, katılımcıların hak kaybını önleyebilir. Ayrıca, Türkiye’deki genç nüfusun finansal okuryazarlık düzeyinin artırılması, bu tür sorunların yaşanmaması için kritik öneme sahip. Bu bağlamda, İngiltere’deki düzenleyici otoritenin yaklaşımı, Türk düzenleyicileri için yol gösterici olabilir.