Filipinler'in Luzon adasındaki Clark Hava Üssü ve Capas bölgesi, 20. yüzyıl boyunca ABD'nin Asya-Pasifik'teki askeri varlığının simgesi oldu. Soğuk Savaş döneminde bölgesel güvenlik mimarisinin merkezinde yer alan bu tesisler, 1991'de Filipin Senatosu'nun üs anlaşmasını reddetmesiyle kapanma sürecine girdi. Bugün ise aynı bölge, ABD-Çin teknoloji rekabetinin yeni cephesi olarak tanımlanan "Pax Silica" girişimine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Bu dönüşüm, Filipinler'in iç siyasi dinamikleri ile küresel jeopolitik arasındaki karmaşık etkileşimi gözler önüne seriyor.
Askeri Üsten Ekonomik Koridora: Clark ve Capas'ın Değişen Kimliği
Clark Hava Üssü, 1903'te ABD ordusu tarafından kurulan ve 1991'e kadar faaliyet gösteren büyük bir askeri tesisti. Vietnam Savaşı ve Soğuk Savaş sırasında stratejik bir lojistik ve hava gücü merkezi olarak kullanıldı. 1991'de Filipin Senatosu, ABD ile yapılan Askeri Üsler Anlaşması'nın uzatılmasını reddetti; bu karar, Filipin milliyetçiliğinin ve bağımsızlık arzusunun bir yansımasıydı. Üs 1991'deki Pinatubo Yanardağı patlamasından da ciddi şekilde etkilendi ve ardından kapatıldı. Capas ise II. Dünya Savaşı sırasında Bataan Ölüm Yürüyüşü'nün son durağı olarak hafızalara kazındı; burada kurulan anıt, savaşın acı mirasını temsil ediyor.
Üssün kapatılmasının ardından Clark, 1995'te özel bir ekonomik bölgeye dönüştürüldü. Filipinler hükümeti, bölgeyi yabancı yatırımcılar için cazip hale getirmek amacıyla vergi teşvikleri ve altyapı yatırımları başlattı. Clark Uluslararası Havalimanı da bu dönemde sivil havacılığa açıldı. Bölge, bugün Filipinler'in en büyük ekonomik bölgelerinden biri haline geldi ve binlerce kişiye istihdam sağlıyor. Ancak son yıllarda ABD'nin bölgeye olan ilgisi yeniden arttı; 2014'te imzalanan Geliştirilmiş Savunma İşbirliği Anlaşması (EDCA) kapsamında ABD askerlerinin Filipinler'deki üslere dönüşü gündeme geldi. Clark, bu anlaşma çerçevesinde yeniden stratejik bir önem kazandı.
Pax Silica: Yeni Bir Jeopolitik Vizyon mu?
"Pax Silica" kavramı, son dönemde ABD'nin yarı iletken tedarik zincirlerini çeşitlendirme ve Çin'e olan bağımlılığı azaltma stratejisi çerçevesinde ortaya atıldı. Terim, silikon (yarı iletken) ve Pax (barış) kelimelerinin birleşiminden oluşuyor ve ABD'nin teknolojik üstünlüğünü koruma altına almayı amaçlayan bir düzen arayışını ifade ediyor. Filipinler, bu stratejide potansiyel bir yatırım ve üretim merkezi olarak öne çıkıyor. Clark ve Capas bölgeleri, altyapıları ve stratejik konumlarıyla yarı iletken üretimi için uygun görülüyor. ABD'nin 2023'te açıkladığı 500 milyon dolarlık yarı iletken Ar-Ge ve üretim fonu, Filipinler'in de aralarında bulunduğu ülkelerle işbirliğini öngörüyor.
Ancak bu gelişme, Filipinler'in iç siyasetinde de yankı buluyor. Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr. yönetimi, ABD ile ekonomik ve güvenlik ilişkilerini güçlendirirken, Çin ile de denge politikası izlemeye çalışıyor. Ülkedeki sol gruplar ve milliyetçi kesimler, ABD'nin askeri varlığının artmasına ve ekonomik bağımlılığa karşı çıkıyor. Clark ve Capas'ın tarihi, bu tartışmaların sembolik bir zemini haline gelmiş durumda. Bölgenin askeri üsten ekonomik merkeze dönüşümü, Filipinler'in egemenlik ve kalkınma arasındaki denge arayışını yansıtıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: ABD-Çin Rekabetinde Filipinler'in Konumu
Filipinler, coğrafi konumu itibarıyla Güneydoğu Asya'da önemli bir denge unsuru. ABD'nin bölgedeki askeri varlığını güçlendirmesi, Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki iddialarına karşı bir denge politikası olarak görülüyor. Ancak Filipinler, ekonomik olarak Çin'e de bağımlı; ticaret hacmi ve yatırımlar açısından Çin önemli bir ortak. Pax Silica girişimi, ABD'nin bölgedeki ekonomik etkisini artırma çabası olarak yorumlanıyor. Bu durum, Filipinler'in dış politikasında hassas bir denge kurmasını gerektiriyor. Ayrıca, yarı iletken tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi, küresel teknoloji rekabetinin bir parçası olarak Tayvan, Güney Kore ve Japonya gibi ülkeleri de kapsıyor. Filipinler'in bu zincirde yer alması, bölgesel ekonomik entegrasyonu da etkileyebilir.
Tarihsel olarak Clark ve Capas, ABD'nin Filipinler'deki varlığının hem askeri hem de sembolik merkezleriydi. Şimdi ise aynı bölgeler, ABD-Çin rekabetinin yeni bir aşamasında ekonomik ve teknolojik bir mücadele alanına dönüşüyor. Bu dönüşüm, Filipinler'in iç siyasetindeki dalgalanmalarla birlikte, bölgesel güç dengelerini de etkiliyor. Filipinler, bir yandan egemenliğini korumaya çalışırken diğer yandan küresel tedarik zincirlerinde avantajlı bir konum elde etme çabasında. Bu süreçte Clark ve Capas'ın geleceği, ülkenin jeopolitik tercihlerinin bir göstergesi olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Filipinler'deki Clark ve Capas bölgelerinin askeri üsten ekonomik merkeze dönüşümü ve Pax Silica girişimi, küresel yarı iletken tedarik zincirlerindeki rekabetin bir yansıması. Türkiye, son yıllarda yarı iletken üretiminde kendi kapasitesini geliştirmeye çalışıyor ve küresel tedarik zincirlerinde yer almayı hedefliyor. ABD-Çin rekabetinin bu alanda derinleşmesi, Türkiye gibi ülkeler için fırsatlar ve riskler barındırıyor. Ayrıca, Filipinler'in ABD ile güvenlik işbirliğini artırması, Asya-Pasifik'teki güç dengelerini etkileyerek Türkiye'nin bölgesel diplomasi ve savunma sanayii ihracatı açısından dolaylı sonuçlar doğurabilir. Türkiye, benzer şekilde stratejik teknolojilerde bağımsızlık ve çeşitlendirme politikaları izleyerek bu dönüşümden dersler çıkarabilir.