Londra'da yaşayan 32 yaşındaki Zafer Doğan, evinin penceresinden bir oyun parkındaki çocukların binlerce fotoğrafını çektiği gerekçesiyle yargılanırken tahliye edildi. Karar, mağdur aileleri ve çocuk koruma uzmanları tarafından 'ağır bir adalet hatası' olarak nitelendirildi. Mağdurlar, tahliye kararının kendilerini 'grossly failed' yani 'büyük ölçüde yüzüstü bıraktığını' söyledi.
Olayın Arka Planı
Zafer Doğan, Kuzey Londra'daki evinin penceresinden, karşıdaki oyun parkında oynayan çocukların binlerce fotoğrafını çekmekle suçlandı. Polis baskınında ele geçirilen dijital materyallerde, 4 ila 10 yaş arasındaki çocukların parkta oynarken çekilmiş binlerce kare görüntü bulundu. Savcılık, Doğan'ın bu görüntüleri cinsel amaçla biriktirdiğini öne sürdü. Doğan, ilk duruşmada suçlamaları reddetti ve görüntüleri 'sanatsal' amaçlarla çektiğini iddia etti.
Ancak mahkeme, delillerin yeterince güçlü olmadığına kanaat getirerek Doğan'ı 50 bin sterlin kefaletle serbest bıraktı. Kararda, Doğan'ın elektronik ayak bilekliği takması ve oyun parklarına yaklaşmaması şartı getirildi. Yine de mağdur aileleri, bu tür bir suçlamanın ciddiyeti göz önüne alındığında tahliyenin kabul edilemez olduğunu belirtti. Bir mağdur annesi, "Çocuklarımızın fotoğraflarını çeken bir adamın serbestçe aramızda dolaşması korkutucu. Adalet sistemi bizi hayal kırıklığına uğrattı" dedi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Birleşik Krallık'ta çocuk istismarı ve cinsel suçlar konusunda son yıllarda artan bir hassasiyet var. 2023'te yürürlüğe giren Çocuk Güvenliği Yasası, bu tür suçlarda tutukluluk sürelerini uzatmayı ve elektronik izlemeyi sıkılaştırmayı amaçlıyordu. Ancak bu dava, yasanın uygulanmasındaki boşlukları gözler önüne serdi. Uzmanlar, benzer vakalarda mahkemelerin delil değerlendirmesinde daha titiz olması gerektiğini vurguluyor.
Uluslararası alanda ise çocuk hakları örgütleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesi kapsamında çocukların özel hayatının korunması gerektiğini hatırlatıyor. Avrupa Konseyi, üye ülkelere çocuk istismarı vakalarında caydırıcı cezalar uygulama çağrısı yapmış durumda. Bu olay, İngiltere'nin çocuk koruma mevzuatındaki eksiklikleri uluslararası kamuoyunun gündemine taşıyabilir.
Türkiye'de de benzer vakalar zaman zaman gündeme geliyor. Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesi, çocukların cinsel içerikli görüntülerini bulundurmayı suç olarak tanımlıyor. Ancak uygulamada delil yetersizliği nedeniyle tahliye kararları tartışma yaratabiliyor. Bu dava, Türkiye'deki hukukçular için de emsal teşkil edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Zafer Doğan davası, Türkiye'nin çocuk koruma politikaları ve yargı pratiği açısından önemli dersler içeriyor. Türkiye'de son yıllarda çocuk istismarına yönelik cezalar artırılmış olsa da, delil toplama ve değerlendirme süreçlerinde benzer sorunlar yaşanabiliyor. İngiltere'deki bu tahliye kararı, Türk kamuoyunda da infial yaratabilir ve yargı reformu tartışmalarını yeniden alevlendirebilir. Ayrıca, yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının suç işlemesi durumunda Türkiye'nin iade talepleri ve uluslararası adli işbirliği mekanizmaları açısından da dikkatle izlenmesi gereken bir süreç. Çocuk güvenliği, sınır aşan bir mesele olarak Türkiye'nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler çerçevesinde ele alınmalı.