Kuzey Mariana Adaları'nda yıllardır Çinli turistlere vizesiz giriş imkanı sağlayan ve adanın turizm gelirlerinin büyük kısmını oluşturan EVS-TAP programının sona erdirilmesi, yerel halk ve işletmeciler arasında büyük endişeye yol açtı. ABD yönetimi, Çin'in artan nüfuzu ve bölgedeki jeopolitik gerilimler nedeniyle programı askıya almayı değerlendirirken, görüşmeler yapılan bölge sakinleri, kararın ekonomiyi olumsuz etkileyeceğini belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
EVS-TAP programı, 2009 yılından bu yana Kuzey Mariana Adaları'na seyahat eden Çin vatandaşlarına vizesiz giriş hakkı tanıyordu. Program, özellikle Saipan, Tinian ve Rota adalarında turizmi canlandırarak bölge ekonomisine yılda ortalama 400 milyon doların üzerinde katkı sağlıyordu. Çinli turistler, adanın lüks tatil köyleri, plajları ve alışveriş olanakları sayesinde bölgenin en büyük turist grubunu oluşturuyordu.
Ancak son yıllarda, programın ABD'nin ulusal güvenlik riskleri oluşturduğu yönünde eleştiriler yükseldi. Çin istihbaratının adalar üzerinden ABD'ye sızma çabaları, düzensiz göç ve kaçak işçi sorunları, kararın arkasındaki ana gerekçeler olarak sıralanıyor. ABD Senatosu'nda bazı üyeler, programda sıkı denetimler olmadığını ve Çinli turistlerin adalarda kalıcı olarak yerleştiğini iddia ediyor. Özellikle 2018'de Çin'den Kuzey Mariana Adaları'na uçuşların artması, bölgede Çin etkisini güçlendirdi.
Yerel işletmeciler ise kararın yanlış olduğunu savunuyor. Otel sahipleri, tur operatörleri ve restoran işletmecileri, programın askıya alınması halinde binlerce kişinin işsiz kalacağını ve ada ekonomisinin çökeceğini ifade ediyor. Saipan Ticaret Odası Başkanı, "Bizim için Çinli turistler olmazsa olmaz. Alternatif bir pazar bulamazsak, birçok işletme kapanmak zorunda kalır" dedi.
Bölgesel veya küresel boyut
EVS-TAP programının sona erdirilmesi, sadece Kuzey Mariana Adaları'nı değil, ABD-Çin arasındaki daha geniş jeopolitik rekabeti de yansıtıyor. Washington yönetimi, Çin'in Pasifik bölgesindeki nüfuzunu sınırlamak ve vize politikaları üzerinden Çin'in hareket alanını daraltmak istiyor. Benzer şekilde, Guam ve Hawaii gibi diğer ABD topraklarında da Çin vatandaşlarına yönelik kısıtlamaların artabileceği belirtiliyor.
Öte yandan, Çin'in dış turizm politikaları da bu gelişmeden etkilenecek. Çinli turistlerin alternatif rotalar arayışına girmesi muhtemel. Filipinler, Tayland ve Vietnam gibi Güneydoğu Asya ülkeleri, Kuzey Mariana Adaları'nın kaybettiği turistleri çekmek için teşvikler hazırlıyor. Bölgenin turizm haritası yeniden şekillenirken, ada ekonomileri arasında rekabetin kızışması bekleniyor.
Kuzey Mariana Adaları'nın özerk yapısı da karar sürecinde önemli. Ada yönetimi, ABD'ye federal yardımlara bağımlı olduğu kadar, Çinli turist gelirine de bağımlı. ABD Kongresi'nin programı sona erdirme kararı alması halinde, ada yönetiminin ek bütçe desteği talep etmesi muhtemel. Aksi takdirde, ada büyük bir ekonomik krizle karşı karşıya kalabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin turizm sektörü açısından dolaylı ama önemli bir işaret taşıyor. Çinli turistlerin seyahat kısıtlamaları, Türkiye'nin Çin pazarındaki payını artırabilecek bir fırsat sunabilir. Özellikle Türkiye'nin Çin'e yönelik turizm tanıtım faaliyetleri ve vize kolaylıkları, bu dönemde daha stratejik hale gelmeli. Ayrıca, ABD'nin Çin'e yönelik artan tedbirleri, Türkiye'nin Pasifik bölgesindeki ekonomik ilişkilerinde bir denge arayışına girmesine neden olabilir. Küresel turizm akışlarındaki bu kırılma, Türkiye'nin geleneksel pazarlar dışında yeni hedef pazarlar belirlemesi gerekliliğini bir kez daha ortaya koyuyor.