Batı Afrika’nın en kalabalık ülkesi Nijerya’nın başkenti Abuja’nın hemen dışında, Green Agriculture West Africa Limited (Gawal) şirketinin tesislerinin bulunduğu bölgede yerel halk şirketi adıyla değil, Çinlilerin ‘sihirli’ pirinç tohumlarını sattığı yer olarak anıyor. 42 yaşındaki çiftçi Ahmed Yusuf, bu tohumlar sayesinde pirinç işinin tamamen düzeldiğini belirtiyor. Yusuf, geçmişte yerel çeşitlerle dekardan (10 dönüm) en fazla 2,5 ton ürün alırken, şimdi Çin’in hibrit tohumlarıyla bu rakamın 5 tona çıktığını ifade ediyor.
Gelişmenin arka planı
Gawal, Çin Ulusal Tarım Teknolojisi ve Ticaret Tanıtım Merkezi’nin (NATTP) desteğiyle kurulmuş bir ortak girişim. 2016’dan bu yana Nijerya’da faaliyet gösteren şirket, başta pirinç olmak üzere mısır ve darı gibi temel tahıllarda yüksek verimli tohumlar geliştiriyor. Şirketin amacı, Nijerya’nın pirinç ithalatına olan bağımlılığını azaltmak ve yerel üretimi artırmak. Nijerya, yılda yaklaşık 2 milyon ton pirinç ithal ediyor; bu da ülkenin tarımsal ticaret açığını büyüten önemli bir kalem. Çin tarım teknolojisi, özellikle hibrit pirinç alanında dünya lideri olarak biliniyor. Çinli bilim insanı Yuan Longping’in geliştirdiği hibrit pirinç çeşitleri, Asya ve Afrika’da açlıkla mücadelede kullanılıyor.
Gawal’ın genel müdürü Çinli ziraat mühendisi Li Xiaoping, 20 yılı aşkın süredir Afrika’da çalıştığını ve Nijerya’nın ikliminin Çin’in güney bölgelerine benzediğini, bu nedenle Çin’de geliştirilen çeşitlerin Nijerya’ya transprote edilebildiğini söylüyor. Ancak tohumların yanı sıra çiftçilere modern tarım teknikleri, gübre kullanımı ve sulama yöntemleri konusunda eğitim de veriliyor. Gawal, bugüne kadar Abuja çevresindeki 5 bin çiftçiye ulaştı ve bu çiftçilerin verimini ortalama %80 artırdı. Ayrıca şirket, tohumları satmadan önce yerel koşullara uyum sağlayıp sağlamadığını test ediyor ve çiftçilere garanti veriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu girişim, Çin’in Afrika’daki tarımsal kalkınma stratejisinin bir parçası. Çin, 2019’da Afrika’ya tarım teknolojisi transferini artıracağını ve Afrika’da 10 bin Çinli tarım teknisyeni görevlendireceğini açıklamıştı. Nijerya, nüfusu ve tarımsal potansiyeli nedeniyle bu stratejinin kilit ülkelerinden biri. Öte yandan, Nijerya’nın pirinç ithalatını azaltma hedefi, Afrika Kıtaiçi Serbest Ticaret Bölgesi (AfCFTA) anlaşmasıyla da uyumlu; bölgesel tarım ticareti teşvik ediliyor. Ancak eleştirmenler, Çin tohumlarına bağımlılığın uzun vadede yerel tohum çeşitlerinin kaybolmasına yol açabileceği ve tekel riski oluşturabileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, hibrit tohumların her yıl yeniden satın alınması gerektiği için çiftçilerin maliyetinin artabileceği belirtiliyor.
Yine de Nijerya Tarım Bakanlığı yetkilileri, bu tür ortaklıkların ülkenin tarımsal dönüşümü için önemli olduğunu savunuyor. Bakanlık, hibrit tohumların yaygınlaştırılmasıyla önümüzdeki beş yıl içinde pirinç verimini ikiye katlamayı hedefliyor. Bu gelişme, Batı Afrika genelinde pirinç fiyatlarının istikrar kazanmasına ve gıda güvenliğinin güçlenmesine katkı sağlayabilir. Benzer işbirlikleri Senegal, Gana ve Kamerun’da da hayata geçiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afrika kıtasıyla tarımsal işbirliğini son yıllarda artırırdı. Nijerya’daki bu örnek, Türkiye’nin özellikle Sahra Altı Afrika’da uygulayabileceği kalkınma işbirliği modelleri için önemli bir referans olabilir. Türkiye, TİKA ve diğer kurumlar aracılığıyla Afrika’da tarım projeleri yürütüyor; ancak bu projelerin etkinliği, yerel koşullara uyum ve sürdürülebilirlik açısından somut sonuçlar üretmesiyle ölçülüyor. Nijerya’daki Çin modeli, teknik bilgi transferi ve tohum geliştirmede işbirliği gibi unsurlarıyla Türk tarım sektörünün de kullanabileceği dersler içeriyor. Ayrıca Türkiye, pirinç üretiminde kendine yeterli olmasa da mısır ve buğdayda benzer hibrit teknolojileri geliştiriyor; bu deneyimlerin Afrika’ya aktarılması, Türkiye’nin kıtadaki yumuşak gücünü artırabilir. Dolayısıyla bu haber, Türk dış politikasının Afrika açılımı açısından fırsatları hatırlatıyor.