Çin, nükleer enerjili denizaltısından Pasifik Okyanusu'na doğru kıtalararası balistik füze (ICBM) fırlatarak iki yıl aradan sonra bölgedeki ilk büyük füze testini gerçekleştirdi. Avustralya ve Yeni Zelanda, testin uluslararası sularda ve nükleer silahlardan arındırılmış Güney Pasifik Nükleer Serbest Bölgesi'nde yapılmasına sert tepki gösterdi. Uzmanlar, bu hamlenin Çin'in denizaltı tabanlı nükleer caydırıcılık kapasitesindeki artışı işaret ettiğini belirtiyor.
Gelişmenin arka planı
Çin Savunma Bakanlığı, 25 Ekim'de yaptığı açıklamada, nükleer denizaltıdan fırlatılan bir kıtalararası balistik füzenin planlı bir test kapsamında ateşlendiğini ve füzenin belirlenen hedef bölgeye düştüğünü duyurdu. Bakanlık, testin uluslararası hukuka uygun olduğunu ve herhangi bir ülkeyi tehdit etmediğini vurguladı. Ancak test, Pasifik'teki nükleer serbest bölge statüsünü ihlal ettiği gerekçesiyle Avustralya ve Yeni Zelanda'da güvenlik alarmına yol açtı.
Yeni Zelanda Başbakanı Christopher Luxon, testi "bölgesel istikrarı zedeleyen bir eylem" olarak nitelendirdi. Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong ise "Çin'in bu tür denemeleri şeffaflıkla yapması ve bölge ülkeleriyle istişare etmesi gerektiğini" söyledi. Çin daha önce bu tür testlerini karadan yaparken, denizaltından fırlatılan füzeler daha az öngörülebilir ve daha zor tespit edilebilir olarak değerlendiriliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Çin'in denizaltı tabanlı caydırıcılık programı, 2019'dan bu yana hızla gelişiyor. Uzmanlar, testin Çin'in nükleer üçlüsünün (kara, hava, deniz) deniz ayağını güçlendirme çabasının bir parçası olduğunu belirtiyor. ABD ve müttefikleri, Çin'in nükleer cephaneliğini hızla genişlettiğini ve 2030'ların ortalarında Rusya ve ABD'nin konuşlandırılmış nükleer savaş başlığı sayısına ulaşabileceğini öngörüyor.
Güney Pasifik Nükleer Serbest Bölgesi, Rarotonga Antlaşması kapsamında 1985 yılında oluşturulmuştu. Çin antlaşmayı imzalamış olsa da taraf devlet konumunda olmayan ülkelerin askeri faaliyetleri antlaşma kapsamında değil. Bu nedenle Çin'in testi hukuki açıdan tartışmalı. Bölge ülkeleri, denizaltı füzesi testlerinin balina göç yollarına zarar verebileceği ve deniz ekosistemini tehdit edebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in Pasifik'teki füze denemesi, doğrudan Türkiye'ye yönelik olmasa da küresel güç dengesindeki kaymaların bir yansımasıdır. Çin'in denizaltı tabanlı nükleer caydırıcılığını artırması, ABD ve müttefikleriyle rekabeti tırmandırırken, NATO içinde de yeni tartışmalara yol açabilir. Türkiye, İttifak'ın güney kanadında önemli bir müttefik olarak, nükleer silahlanma ve füze savunma sistemleri konusunda kararlara katılımını güçlendirmelidir. Ayrıca, bölgesizleştirme anlaşmalarının zayıflaması, küresel silahsızlanma çabalarını olumsuz etkileyebilir.