Çin’de üniversite mezunları arasında işsizlik oranının rekor seviyelere çıkmasıyla, gençler giderek artan bir şekilde mesleki eğitim okullarına yöneliyor. Ancak bu okulların vaat ettiği istihdam garantisi ve yüksek maaşlı iş imkanları, birçok mezun için gerçeğe dönüşmüyor. Üniversite diplomasına rağmen iş bulamayan milyonlarca genç, teknik beceriler kazanarak iş piyasasında kendilerine yer açmayı umuyor; fakat sistemin yapısal sorunları ve sektörün ihtiyaçlarıyla eğitim arasındaki uyumsuzluk, bu umutları sık sık boşa çıkarıyor.
Gelişmenin arka planı
Çin’de 2024 yılı itibarıyla üniversite mezunu işsiz sayısı 11 milyonu aşmış durumda. Bu durum, Pekin yönetimini mesleki eğitimi teşvik etmeye itti. Hükümet, 2025 yılına kadar 20 milyon teknik personel yetiştirme hedefi koydu. Ancak meslek okulları, genellikle düşük bütçeler, güncel olmayan müfredat ve yetersiz pratik imkanlarla mücadele ediyor. Örneğin, Şanghay’daki bir meslek okulunda eğitim gören 25 yaşındaki Li Wei, “Okul bize bilişim sektöründe iş garantisi vaat etti, ama mezun olduğumda şirketler yeterli deneyimim olmadığını söyledi” diyor. Gerçekten de, birçok meslek okulu mezunu, işverenlerin aradığı niteliklere sahip olmadığını fark ediyor. Bununla birlikte, bazı meslek okulları istihdam bağlantıları sayesinde başarılı oluyor. Örneğin, Shenzhen’deki bir teknik okul, Huawei ve DJI gibi teknoloji devleriyle iş birliği yaparak mezunlarının yüzde 90’ına iş buluyor. Ancak bu başarı hikayeleri, sistemin genelindeki sorunları gölgeleyemiyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Çin’deki mesleki eğitim krizi, sadece ülke içi bir sorun değil. Küresel tedarik zincirlerinin Çin’e bağımlı olduğu düşünüldüğünde, nitelikli işgücü eksikliği uluslararası rekabeti etkileyebilir. Çin’in “Made in China 2025” stratejisi, yüksek teknolojili üretimde liderliği hedefliyor. Ancak meslek okullarının kalitesizliği, bu hedefi tehdit ediyor. Buna karşılık, Almanya gibi ülkelerin çıraklık sistemleri, Çin’e örnek olarak gösteriliyor. Çin hükümeti, Alman modelini uyarlamak için bazı pilot projeler başlattı, ancak sonuçlar henüz yetersiz. Ayrıca, işsizlik artışı toplumsal huzursuzluğu tetikleyebilir; 2023’teki genç işsizlik protestoları bunun bir işaretiydi. Uzmanlar, mesleki eğitimin bir kurtuluş yolu olabilmesi için hükümetin özel sektörle daha yakın iş birliği yapması ve eğitimi sürekli güncellemesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin’deki mesleki eğitim sistemi, Türkiye için de önemli dersler barındırıyor. Türkiye’de de üniversite mezunu işsizlik oranı yüksek; TÜİK verilerine göre 2023’te yüzde 13,6 seviyesindeydi. Türkiye’nin mesleki eğitimdeki reform çabaları, Çin’in yaşadığı sorunlarla benzerlik taşıyor: müfredatın sektör ihtiyaçlarına uyumsuzluğu, staj imkanlarının yetersizliği ve düşük prestij algısı. Çin örneği, hızlı ve kitlesel mesleki eğitim çözümlerinin kısa vadede işe yaramadığını gösteriyor. Türkiye, uzun vadeli bir stratejiyle, iş dünyasıyla sıkı iş birliği, sürekli müfredat güncelleme ve staj garantili programları uygulamalıdır. Ayrıca, meslek okullarının toplumdaki algısını değiştirmek için başarı hikayeleri ön plana çıkarılmalıdır.