Çin'in Londra Büyükelçiliği, Hong Kong Ekonomi ve Ticaret Ofisi'nde (HKETO) görevli iki kişinin, Birleşik Krallık'ta Hong Kong yanlısı aktivistleri gözetledikleri gerekçesiyle mahkûm edilmesinin ardından İngiliz hükümetine sert bir dille tepki gösterdi. Büyükelçilik, kararı 'iftira ve baskı' olarak nitelendirerek Londra yönetimine 'karalama ve baskı eylemlerini durdurma' çağrısında bulundu. Dava, Hong Kong'un 1997'de Çin'e devredilmesinden bu yana Britanya'da görülen en yüksek profilli casusluk davalarından biri olarak kayıtlara geçti.
Gelişmenin arka planı
Central Criminal Court (Old Bailey) tarafından görülen davada, HKETO Londra ofis müdürü Bill Yuen Chung-biu ve bir diğer çalışan, Hong Kong'da faaliyet gösteren aktivistleri izlemek ve bu kişiler hakkında bilgi toplamakla suçlandı. Yuen, 10 yıl hapis cezasına çarptırılırken, diğer sanığa verilen ceza henüz açıklanmadı. Mahkeme, sanıkların Hong Kong Ulusal Güvenlik Yasası kapsamında hareket ettiğini ve 'yabancı istihbarat toplama' faaliyetlerinde bulunduğunu belirtti.
Çin Büyükelçiliği'nden yapılan yazılı açıklamada, 'Hong Kong, Çin'in önemli bir parçasıdır ve ulusal güvenliği korumak her ülkenin egemen hakkıdır. İngiltere'nin bu davayı siyasi amaçlarla kullanması kabul edilemez' ifadeleri kullanıldı. Açıklamada ayrıca, Pekin yönetiminin Hong Kong'un iç işlerine karışıldığı gerekçesiyle İngiltere'yi protesto ettiği belirtildi.
Bölgesel veya küresel boyut
Dava, Çin ile Batılı ülkeler arasında Hong Kong'un statüsüne ilişkin devam eden gerilimin bir yansıması olarak görülüyor. 2020'de yürürlüğe giren Hong Kong Ulusal Güvenlik Yasası, Pekin'e kentteki muhalif hareketleri bastırma konusunda geniş yetkiler tanımış; ABD, İngiltere ve diğer Batılı ülkeler bu yasayı insan hakları ihlalleri endişesiyle eleştirmişti. Öte yandan, İngiltere'nin Hong Kong vatandaşlarına yönelik özel vize programı (BNO) da ikili ilişkileri geren bir diğer konu. Çin, bu programı 'İngiltere'nin Hong Kong'un iç işlerine müdahalesi' olarak değerlendiriyor.
Analistler, bu mahkûmiyet kararının Çin-İngiltere ilişkilerinde yeni bir krize yol açabileceğini belirtiyor. Londra yönetimi ise kararın bağımsız yargı tarafından alındığını ve hukukun üstünlüğü ilkesine dayandığını savunuyor. Ancak Çin, İngiltere'nin bu tür davaları 'Çin karşıtı siyasi bir araç' olarak kullandığını iddia ediyor. Benzer casusluk iddiaları geçmişte ABD, Kanada ve Avustralya'da da gündeme gelmişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu dava, Türkiye'nin uluslararası hukuk ve egemenlik ilkelerine verdiği önem açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişmedir. Çin ile Türkiye arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkiler derinleşirken, Pekin'in 'Tek Çin' politikası kapsamında başka ülkelerdeki Hong Kong temsilciliklerine yönelik operasyonları, benzer durumlarda Türkiye'nin de diplomatik dengeleri gözetmesini gerektirebilir. Ayrıca, Batılı ülkelerin Hong Kong konusundaki tutumu ile Çin'in ulusal güvenlik söylemi arasındaki gerilim, Türkiye'nin hem AB hem de Çin ile yürüttüğü dış politikada hassas bir denge kurmasını zorunlu kılmaktadır.