Çin'de geçtiğimiz ay 12,9 milyon öğrenci, ulusal yükseköğretim giriş sınavı olan Gaokao'ya girdi. Bu sayı, geçen yılki 13,3 milyondan düşüşle ikinci yıldır azalma gösteriyor. 18 yıl içinde doğumların 8 milyonun altına düşmesi ve rekor düşük seviyelere gerilemesi, Çin'in eğitim sistemini ve ekonomik büyüme stratejisini yeniden düşünmesini gerektiriyor. Uzmanlara göre, Çin'in refahı artık sadece kendi nüfusuna değil, uluslararası yetenekleri çekme becerisine de bağlı.
Gelişmenin Arka Planı
Çin'de Gaokao, tarihsel olarak sosyal hareketliliğin en önemli aracı olarak görülüyor. Ancak 2023'te 13,3 milyon olan sınav katılımcısı sayısı 2024'te 12,9 milyona geriledi. Bu düşüş, 2016'da 17,8 milyon olan doğum sayısının 2022'de 9,5 milyona, 2023'te ise 9,02 milyona inmesiyle doğrudan ilişkili. 18 yıl sonra, üniversite çağına gelecek genç nüfusun hızla azalacağı öngörülüyor. Bu durum, Çin'in işgücü arzını ve tüketici tabanını daraltarak ekonomik büyümeyi tehdit ediyor.
Çin hükümeti, nüfus düşüşünü tersine çevirmek için doğum teşvikleri ve eğitim reformları uygulasa da, kısa vadede sonuç almak zor. Bu nedenle, Pekin'in dikkatini uluslararası öğrencilere çevirdiği görülüyor. 2010'da Çin'de 260 bin olan yabancı öğrenci sayısı, 2020'de 490 bine ulaşmıştı. Ancak pandemi ve ekonomik yavaşlama bu rakamı düşürdü. Çin, 2025 hedefi olan 500 bin uluslararası öğrenciye ulaşmak için vize kolaylıkları ve burs programlarını genişletiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Çin'in uluslararası öğrenci stratejisi, sadece eğitim değil, aynı zamanda jeopolitik bir araç olarak da değerlendiriliyor. Hindistan ve Vietnam gibi komşu ülkelerden gelen öğrenciler, Çin'le ticari ve kültürel bağları güçlendiriyor. Ancak Çin, Batılı ülkelerle rekabette zorlanıyor. ABD ve İngiltere, daha esnek vize politikaları ve İngilizce eğitimle yılda 1 milyondan fazla uluslararası öğrenci çekiyor. Çin'in bu alandaki en büyük avantajı, düşük öğrenim ücretleri ve hızla gelişen teknoloji programları. Yine de, Çin'de okuyan yabancı öğrencilerin mezuniyet sonrası iş bulma oranı düşük. Bu da ülkenin yetenekleri tutma kapasitesini sınırlıyor.
Uzmanlar, Çin'in uluslararası öğrenci sayısını artırmak için sadece sayısal hedefler koymak yerine, eğitim kalitesini yükseltmesi ve mezunlara iş imkanı sunması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, siyasi baskılar ve ifade özgürlüğü kısıtlamaları, bazı öğrencileri Çin'den uzaklaştırabiliyor. Çin'in bu alandaki başarısı, aynı zamanda yumuşak gücünü de artıracak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in demografik sorunları, Türkiye için de bir uyarı niteliği taşıyor. Türkiye'de de doğum oranları düşüyor ve genç nüfus dinamizmi azalıyor. Çin'in uluslararası öğrencilere yönelmesi, Türkiye'nin de benzer bir strateji izlemesi gerektiğini gösteriyor. Özellikle Afrika ve Orta Asya'dan gelen öğrenciler, Türkiye'nin bölgesel etkisini artırabilir. Ayrıca, Çin'in bu alandaki başarısızlıkları (mezunları tutamama), Türkiye'nin kendi eğitim reformlarında dikkate alması gereken dersler sunuyor. Türkiye, Çin'in deneyimlerinden faydalanarak, uluslararası öğrenci politikasını daha etkili hale getirebilir.