Çin Halk Cumhuriyeti, Filipinler Savunma Bakanı Gilberto Teodoro Junior ve ailesinin Çin topraklarına girişini yasakladı. Pekin'in bu hamlesi, iki ülke arasındaki Güney Çin Denizi anlaşmazlığını kişisel bir boyuta taşıdı. Analistler, kararın Filipinli yetkililere yönelik bir uyarı niteliği taşıdığı ve Manila'nın Çin karşıtı politikalarına karşı bir caydırıcılık oluşturmayı hedeflediği görüşünde.
Gelişmenin arka planı: Scarborough Shoal gerilimi
Çin ve Filipinler, Güney Çin Denizi'ndeki Scarborough Shoal (Huangyan Adası) çevresinde uzun süredir egemenlik iddiasında bulunuyor. Mayıs 2024'te Çin sahil güvenlik gemileri, Filipinli balıkçı teknelerine müdahale etmiş, bölgedeki gerilim tırmanmıştı. Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr., ABD ile askeri iş birliğini artırarak Çin'in bölgedeki faaliyetlerine karşı koymaya çalışıyor. Savunma Bakanı Teodoro da bu bağlamda Çin'e karşı en sert açıklamaları yapan isimlerden biri.
Çin Dışişleri Bakanlığı, yasağın gerekçesi olarak Teodoro'nun 'Çin'in egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden eylemlerini' gösterdi. Resmi açıklamada, Teodoro'nun Filipinler'in Çin karşıtı politikalarının 'kilit bir uygulayıcısı' olduğu vurgulandı. Karar, diplomatik bir nota ile Manila'ya bildirildi.
Bölgesel boyut: ASEAN içinde yeni cephe
Çin'in bu adımı, sadece Filipinler'i değil, tüm Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği'ni (ASEAN) ilgilendiriyor. Bölge ülkeleri, Çin'in Güney Çin Denizi'ndeki iddialarına karşı koymakta zorlanırken, Pekin'in doğrudan bir bakanı hedef alması, diplomasinin sınırlarını zorluyor. Uzmanlar, bu yasağın diğer ASEAN ülkelerini de uyarma potansiyeli taşıdığını belirtiyor.
ABD ise Filipinler'in yanında yer alarak bölgedeki varlığını artırıyor. Manila'da konuşlu ABD kuvvetleri, Scarborough Shoal çevresinde ortak devriye görevleri yapıyor. Çin'in hamlesi, ABD-Çin rekabetini daha da kızıştırabilir. Uluslararası tahkim mahkemesinin 2016'da Çin'in iddialarını reddeden kararı ise taraflar arasında halen kilit bir referans noktası.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Güney Çin Denizi'nde doğrudan bir taraf olmamakla birlikte, uluslararası hukuka ve serbest ticarete dayalı bir denizcilik rejimini savunmaktadır. Çin-Filipinler geriliminin tırmanması, Doğu Akdeniz ve Karadeniz'de benzer egemenlik tartışmaları yaşayan Türkiye için emsal teşkil edebilecek niteliktedir. Ayrıca, Çin'in Türkiye ile artan ticari ilişkileri düşünüldüğünde, Pekin'in bu tür doğrudan yaptırım yöntemleri, Türk dış politikasının çok boyutlu dengeleme stratejisini etkileyebilir. Türkiye, bölgede dengeli bir diplomasi izleyerek hem Çin hem de Filipinler ile ilişkilerini sürdürmeye çalışmaktadır.