Çin Dışişleri Bakanlığı, ABD'nin İran'a yeni yaptırımlar açıklamaya hazırlandığı bir dönemde, Pekin'in gelişmeleri yakından takip edeceğini ve ulusal haklarını korumak için gerekli adımları atacağını bildirdi. Bakanlık Sözcüsü Zhao Lijian, haftalık basın toplantısında yaptığı açıklamada, ABD'nin tek taraflı yaptırımlarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve küresel ekonomiye zarar verdiğini vurguladı.
ABD'nin yeni yaptırım planı ve Çin'in tepkisi
ABD yönetiminin, İran'ın nükleer programı ve bölgesel faaliyetlerine yönelik yeni yaptırım paketini önümüzdeki günlerde açıklaması bekleniyor. Uzmanlara göre bu yaptırımlar, İran'ın petrol ihracatını ve bankacılık işlemlerini hedef alarak ülkeyi ekonomik olarak daha da köşeye sıkıştırmayı amaçlıyor. Ancak Çin, İran'ın en büyük petrol alıcılarından biri olarak, bu yaptırımlardan doğrudan etkilenecek ülkelerin başında geliyor.
Zhao Lijian, basın toplantısında yaptığı açıklamada, ABD'nin tek taraflı yaptırımlarının ve 'uzun kollu yargı yetkisinin' uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve diğer ülkelerin egemenlik haklarına saygı göstermediğini belirtti. Sözcü, 'Çin, uluslararası hukuk ve uluslararası ilişkilerin temel normlarına bağlı kalarak, kendi meşru hak ve çıkarlarını korumak için gerekli önlemleri alacaktır' dedi.
Çin'in bu açıklaması, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını yeniden devreye alması ve Tahran'la nükleer anlaşmanın (JCPOA) geleceğine ilişkin belirsizliklerin sürdüğü bir ortamda geldi. Washington, 2018 yılında anlaşmadan çekilmiş ve ardından İran'a 'maksimum baskı' politikası uygulamaya başlamıştı. Çin ise anlaşmaya bağlılığını koruyarak, İran'la ticari ilişkilerini sürdürmüştü.
Ekonomik ve bölgesel yansımalar
Çin-İran ilişkileri, son yıllarda özellikle enerji alanında derinleşti. Çin, İran'ın ham petrolünün en büyük alıcısı konumunda ve iki ülke arasındaki ticaret hacmi milyarlarca doları buluyor. ABD'nin yaptırımlarının genişletilmesi, Çinli şirketlerin İran'la iş yapmasını zorlaştırabilir ve bu durum Pekin'in enerji güvenliği açısından risk oluşturabilir.
Bölgesel düzeyde ise Çin, Orta Doğu'da istikrarın sağlanması için diplomatik çabalara destek veriyor. Pekin, İran ve Suudi Arabistan arasındaki uzlaşma sürecinde aktif bir rol oynadı. Uzmanlar, Çin'in bu politikasının, ABD'nin bölgeden askeri olarak çekilmesiyle oluşan güç boşluğunda etkisini artırma stratejisi olarak değerlendiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin İran'a yönelik yeni yaptırımları, Türkiye'yi doğrudan etkileyebilecek bir gelişme. Ankara, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran'dan karşılıyor ve bu durum Türkiye'nin enerji güvenliği açısından kritik. ABD yaptırımlarının genişlemesi, Türkiye'nin İran'dan doğal gaz ve petrol ithalatını zorlaştırabilir, bu da Türkiye ekonomisine ek yük getirebilir.
Ayrıca, Türkiye'nin bölgede artan nüfuzu göz önüne alındığında, Çin ve ABD arasındaki bu gerilim, Ankara'nın Orta Doğu'daki diplomatik dengeleri yeniden değerlendirmesine neden olabilir. Türkiye, hem İran'la enerji iş birliğini sürdürmek hem de ABD ile ilişkilerini korumak zorunda. Bu nedenle, Türkiye'nin bu süreçte denge politikası izlemesi bekleniyor. Ayrıca, Çin'in bölgede artan rolü, Türkiye-Çin ilişkileri açısından da yeni fırsatlar sunabilir.