Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, ülkenin bilim insanlarına yönelik yaptığı konuşmada, Çin'i 2035 yılına kadar küresel bilim ve teknoloji alanında lider güç haline getirme hedefini yineledi. Şi, 2026-2030 dönemini kapsayan 15. Beş Yıllık Plan sürecinin, bu amaca ulaşmak için kritik bir aşama olduğunu vurguladı. Yetkililer, bu dönemde temel bilimlerden yapay zekaya, uzay araştırmalarından biyoteknolojiye kadar birçok alanda 'zorlu sorunların' çözüleceğini belirtti.
Gelişmenin arka planı
Şi'nin açıklamaları, Çin Komünist Partisi'nin 20. Ulusal Kongresi'nde belirlenen 'bilimsel ve teknolojik öz güç' hedefleriyle uyumlu. Pekin yönetimi, ABD ile artan teknolojik rekabetin ortasında, yarı iletkenler, kuantum bilgisayarlar ve yapay zeka gibi stratejik alanlarda dışa bağımlılığı azaltmayı planlıyor. 15. Beş Yıllık Plan, Ar-Ge harcamalarının GSYİH'ye oranının artırılmasını, ulusal laboratuvarların güçlendirilmesini ve özel sektör yenilikçiliğinin teşvik edilmesini içeriyor.
Çin Bilim ve Teknoloji Bakanlığı yetkilileri, son yıllarda yapılan yatırımların meyve vermeye başladığını, ancak temel bilimlerde hâlâ ABD ve Avrupa'nın gerisinde olunduğunu kabul ediyor. Şi, bilim insanlarına 'sabır ve kararlılık' çağrısı yaparak, uzun vadeli hedeflere odaklanılması gerektiğini söyledi.
Bölgesel ve küresel boyut
Çin'in iddialı hedefleri, özellikle Asya-Pasifik bölgesinde teknolojik üstünlük mücadelesini kızıştırıyor. Japonya, Güney Kore ve Tayvan da benzer yatırım planları açıklarken, ABD CHIPS Yasası ile yarı iletken üretimini destekliyor. Uzmanlar, Çin'in 2035 hedefine ulaşması durumunda küresel tedarik zincirlerinin ve teknoloji standartlarının yeniden şekilleneceği görüşünde. Özellikle 5G/6G, yapay zeka ve yeşil enerji alanlarında Çin'in belirleyici aktör haline gelmesi bekleniyor.
Öte yandan, Çin'in nükleer füzyon, uzay madenciliği ve gen düzenleme gibi alanlardaki ilerlemeleri, uluslararası iş birliği ve rekabet dinamiklerini de etkiliyor. Şi'nin 'insanlığın ortak geleceği' vurgusuyla birlikte, Çin'in bilimsel başarılarını küresel platformlarda paylaşma niyeti de dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in bilim-teknoloji alanında iddialı hedefleri, Türkiye açısından hem fırsat hem rekabet anlamı taşıyor. Türkiye'nin uzay teknolojileri, yapay zeka ve savunma sanayiinde Çin ile potansiyel iş birliği alanları bulunuyor. Ancak Çin'in kritik teknolojilerde dışa bağımlılığı azaltma çabası, Türkiye'nin bu alanlardaki ihracatını ve ortak projelerini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Çin-ABD teknoloji savaşının derinleşmesi, Türkiye'nin dengeli dış politika yürütme zorunluluğunu artırıyor. Ankara'nın, hem Batı ittifakı hem de Çin ile ilişkilerini koruyarak, teknoloji transferinde en uygun koşulları sağlamaya çalışması bekleniyor.