Çin, bu yılın on üçüncü tayfunu olan Dolphin'in yol açtığı yoğun yağışlar ve sellerle mücadele ediyor. Tropikal fırtına, Japonya'nın Okinawa Adası'nı etkisi altına aldıktan sonra Filipinler'de muson yağmurlarını şiddetlendirerek ülkenin güney kıyılarında etkili oldu. Bilim insanları, küresel ısınmanın bu tür aşırı hava olaylarının sıklığını ve yoğunluğunu artırdığı konusunda uyarıyor; Dolphin de bu uyarıların haklılığını gösteren son örneklerden biri olarak kaydediliyor.
Gelişmenin Arka Planı
Dolphin Tayfunu, 25 Eylül'de Filipinler'in doğusunda oluştu ve kısa sürede tropikal fırtınadan tayfun seviyesine yükseldi. Fırtına, Japonya'nın Okinawa Adası'na şiddetli rüzgarlar ve yoğun yağışlar getirdi. Okinawa'da bazı bölgelerde 24 saat içinde 300 milimetrenin üzerinde yağış kaydedilirken, bu durum nehir taşkınlarına ve toprak kaymalarına neden oldu. Japonya Meteoroloji Ajansı, bölge sakinlerine sel ve heyelan uyarılarında bulundu, bazı uçuşlar iptal edildi ve feribot seferleri durduruldu.
Fırtına daha sonra Filipinler üzerindeki muson yağmurlarını yoğunlaştırdı. Özellikle Luzon Adası'nın kuzey kesimlerinde etkili olan yağışlar, başkent Manila ve çevresinde sel felaketine yol açtı. Filipin yetkililer, yüzlerce aileyi güvenli bölgelere tahliye etti; bazı okullar ve iş yerleri kapatıldı. Meteoroloji uzmanları, bu yağışların iklim değişikliğinin etkisiyle normalin üzerinde olduğunu vurguluyor.
Çin'deki Durum ve Bilimsel Uyarılar
Dolphin, Çin'in güney kıyılarına ulaştığında Guangdong eyaleti başta olmak üzere birçok bölgede şiddetli yağışlara neden oldu. Meteoroloji yetkilileri, Şenzen ve Hong Kong çevresinde saatte 100 milimetreyi aşan yağışlar kaydetti. Sular altında kalan yollar nedeniyle trafik durma noktasına gelirken, bazı bölgelerde elektrik kesintileri yaşandı. Ulusal Acil Durum Yönetimi, sel uyarılarında bulunarak vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı.
Çin Meteoroloji İdaresi, bu yıl kaydedilen 13 tayfunun, son on yılın ortalaması olan 11'in üzerinde olduğunu açıkladı. Uzmanlar, Batı Pasifik'te deniz suyu sıcaklıklarının ortalamanın üzerinde seyretmesinin tayfun oluşumunu kolaylaştırdığını belirtiyor. Dünya Meteoroloji Örgütü (DMÖ) verilerine göre, 2023 yılı küresel sıcaklık artışı açısından kayıtlara geçen en sıcak yıllardan biri oldu ve bu durum atmosferdeki nem miktarını artırarak aşırı yağış riskini yükseltiyor.
İklim Değişikliği ve Aşırı Hava Olayları
Bilim insanları, iklim değişikliğinin tayfunların sıklığını ve şiddetini artırdığını birçok kez dile getirdi. IPCC'nin son raporları, okyanus yüzeyi sıcaklıklarındaki artışın tropikal fırtınaların yoğunluğunu ve yağış miktarını artırdığını doğruluyor. Özellikle Asya-Pasifik bölgesi, bu değişikliklerin en çok hissedildiği yerlerin başında geliyor. Uzmanlar, deniz seviyesindeki yükselmenin kıyı bölgelerdeki sel riskini daha da artıracağını, bu nedenle ülkelerin altyapı ve afet yönetim planlarını gözden geçirmesi gerektiğini belirtiyor.
Çin, son yıllarda iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında yenilenebilir enerjiye büyük yatırımlar yapmasına rağmen, aşırı hava olayları ülkedeki ekonomik kayıpları artırıyor. Sel felaketleri tarım alanlarına, altyapıya ve insan yerleşimlerine ciddi zarar veriyor. Bu durum, ülkelerin iklim adaptasyon stratejilerinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, iklim değişikliğinin küresel etkilerini gözler önüne sererken, Türkiye'nin de benzer risklerle karşı karşıya olduğunu hatırlatıyor. Özellikle Akdeniz ve Karadeniz kıyılarında ani seller, orman yangınları ve kuraklık gibi aşırı hava olayları Türkiye'de de sıklaşıyor. Bu durum, Türkiye'nin afet yönetimi ve iklim adaptasyon politikalarını güçlendirmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca küresel iklim değişikliği müzakerelerinde, gelişmekte olan ülkelerin ihtiyaçlarının gözetilmesi ve karbon emisyonlarının azaltılması yönündeki uluslararası çabaların Türkiye'nin de çıkarına olduğu söylenebilir.