Pekin merkezli Clare Zhang, dört yıl boyunca bir kurumsal danışmanlık firmasında araştırma analisti olarak çalıştı. Şirketlerin halka arz planladıkları projeler için teknolojileri ve rakipleri değerlendirmelerine yardımcı oluyordu. Ancak geçen yılın sonlarında, yapay zekanın analist ihtiyacını azalttığı söylenerek işine son verildi. Zhang'ın deneyimi, Çin'de yapay zeka yarışının iş piyasasında yarattığı dönüşümün çarpıcı bir örneği. Ülke, ABD ile teknoloji liderliği mücadelesinde yapay zeka yatırımlarını hızla artırırken, bu durum beyaz yakalı pozisyonlarda önemli kayıplara yol açıyor ve işsiz kalanlar düşük ücretli, manuel işlere mecbur kalıyor.
Yapay Zeka Yatırımları ve İş Kayıpları
Çin hükümeti, 2017 yılında yayımladığı Yeni Nesil Yapay Zeka Geliştirme Planı ile 2030 yılına kadar dünya lideri olmayı hedeflediğini açıklamıştı. O tarihten bu yana ülke, yapay zeka Ar-Ge'sine milyarlarca dolar aktardı. Dev teknoloji firmaları Baidu, Alibaba ve Tencent, büyük dil modelleri ve otomasyon sistemleri geliştirmek için yoğun yatırım yapıyor. Bu yatırımlar verimliliği artırırken, özellikle rutin analiz, raporlama ve müşteri hizmetleri gibi alanlarda insan gücüne olan ihtiyacı azaltıyor. Clare Zhang gibi danışmanlık sektöründe çalışan birçok kişi, yapay zekanın devraldığı görevler nedeniyle işini kaybetti. Zhang, "Artık aynı sayıda analiste ihtiyaç duyulmuyor. Yapay zeka, veri toplama ve ilk analizleri saniyeler içinde yapabiliyor" diyor. İşini kaybettikten sonra aylarca iş arayan Zhang, sonunda bir perakende mağazasında kasiyer olarak çalışmaya başladı. Geliri yarı yarıya düştü ve sosyal statüsü de olumsuz etkilendi.
Çin'de genç işsizlik oranı son yıllarda rekor seviyelere ulaştı. Resmi verilere göre 2023'te 16-24 yaş arası işsizlik yüzde 20'nin üzerine çıktı. Yapay zekanın yaygınlaşması, bu sorunu daha da derinleştiriyor. Ekonomistler, otomasyonun önümüzdeki on yılda milyonlarca beyaz yakalı işi tehdit ettiğini belirtiyor. Öte yandan, yapay zeka mühendisleri ve veri bilimcileri gibi nitelikli pozisyonlarda talep artıyor. Ancak bu dönüşüm, vasıfsız veya orta vasıflı işçiler için ciddi bir uyum sorunu yaratıyor. Zhang gibi işini kaybedenler, genellikle yeni beceriler kazanacak kaynaklara veya zamana sahip olamıyor. Hükümet, mesleki eğitim programlarını genişletmeyi planlıyor ancak bu programların etkinliği henüz belirsiz.
Küresel Boyut ve Gelecek Perspektifi
Çin'deki bu durum, yapay zekanın iş gücü piyasası üzerindeki etkisinin küresel bir yansıması. ABD'de de benzer endişeler dile getiriliyor; otomasyonun hizmet sektöründe milyonlarca işi dönüştüreceği öngörülüyor. Ancak Çin'in hızlı yapay zeka adaptasyonu, bu süreci daha görünür kılıyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), yapay zekanın küresel gelir eşitsizliğini artırabileceği uyarısında bulundu. Çin'deki dönüşüm, diğer gelişmekte olan ülkeler için de bir uyarı niteliğinde. İş gücünün yeniden eğitilmesi ve sosyal güvenlik ağlarının güçlendirilmesi, bu geçişin yönetilmesinde kritik önem taşıyor. Clare Zhang'ın hikayesi, teknolojik ilerlemenin insani maliyetini gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'de yapay zeka kaynaklı iş kayıpları, Türkiye için de önemli dersler içeriyor. Türkiye'de genç işsizlik oranı zaten yüksek seyrediyor ve hizmet sektörü istihdamın lokomotifi konumunda. Yapay zekanın yaygınlaşması, özellikle finans, danışmanlık ve çağrı merkezi gibi alanlarda benzer iş kayıplarına yol açabilir. Türkiye'nin dijital dönüşüm stratejisini oluştururken, iş gücünün yeniden eğitilmesine ve sosyal koruma mekanizmalarına yatırım yapması kritik. Aksi halde, Çin'deki gibi vasıflı işçilerin düşük ücretli işlere kayması ve gelir eşitsizliğinin artması riskiyle karşılaşabilir.