Küresel emtia piyasalarında alüminyum fiyatları, Çin'den gelen beklenenden zayıf ekonomik verilerin baskısıyla Mart ayından bu yana en düşük seviyesine geriledi. Londra Metal Borsası'nda (LME) üç ay vadeli alüminyum kontratları yüzde 1,5 düşüşle ton başına 2.180 dolara kadar indi. Dünyanın en büyük alüminyum üreticisi ve tüketicisi konumundaki Çin'de sanayi üretimi ve ihracat verilerinin beklentilerin altında kalması, metal fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturdu. Öte yandan yatırımcılar, İran ile ABD arasında varılan barış anlaşmasının uygulanmasına ilişkin belirsizliklerin de piyasalarda temkinli bir hava yarattığını belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı: Çin Ekonomisindeki Yavaşlama ve Emtia Fiyatlarına Etkisi
Çin Ulusal İstatistik Bürosu verilerine göre, Kasım ayında sanayi üretimi yıllık bazda yüzde 4,6 artarak piyasa beklentisi olan yüzde 5,2'nin altında kaldı. Aynı dönemde ihracat ise yüzde 6,2 düşüşle, analistlerin öngördüğü yüzde 3,5'lik daralmadan daha kötü bir performans sergiledi. Bu veriler, Çin ekonomisinin toparlanmasının yavaşladığına ve hükümetin teşvik önlemlerinin henüz istenen etkiyi yaratmadığına işaret ediyor. Çin, küresel alüminyum talebinin yaklaşık yüzde 60'ını oluşturduğu için, ülkedeki ekonomik yavaşlama doğrudan metal fiyatlarına yansıyor. Analistler, Çin'in inşaat sektöründeki durgunluğun ve emlak krizinin derinleşmesinin, alüminyum talebini daha da aşağı çekebileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, Çin'deki enerji kısıtlamalarının alüminyum üretimini daha önce olumlu etkilediğini ancak artık talepteki zayıflamanın fiyatları baskıladığını ifade ediyorlar.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İran-ABD Barış Anlaşması ve Piyasalar
Alüminyum fiyatlarındaki düşüşte Çin verileri kadar, İran ile ABD arasındaki barış anlaşmasının uygulanmasına dair belirsizlikler de etkili oldu. Geçtiğimiz haftalarda varılan anlaşma, İran'ın nükleer programına sınırlamalar getirilmesi karşılığında ABD yaptırımlarının kademeli olarak kaldırılmasını öngörüyor. Ancak anlaşmanın detaylarının netleşmemesi ve taraflar arasında güven eksikliği, yatırımcıları tedirgin ediyor. Olası bir yaptırım gevşemesi, İran'ın petrol ihracatını artırarak enerji fiyatlarını düşürebilir ve bu da alüminyum üretim maliyetlerini azaltarak arzı artırabilir. Öte yandan, anlaşmanın başarısız olması durumunda jeopolitik risklerin yeniden artması ve bunun emtia fiyatlarını yukarı çekmesi bekleniyor. Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi, Avrupa'daki alüminyum üreticilerini olumsuz etkilerken, Çin'den gelen zayıf talep küresel piyasaları sıkıntıya sokuyor. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde merkez bankalarının faiz politikalarının ve küresel resesyon endişelerinin emtia fiyatlarını belirleyecek temel etkenler olacağını vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Alüminyum fiyatlarındaki düşüş, Türkiye için kısa vadede olumlu bir gelişme olarak değerlendirilebilir. Türkiye, alüminyum ihtiyacının büyük kısmını ithal etmektedir; düşen fiyatlar cari açığın azalmasına katkıda bulunabilir. Ancak Çin ekonomisindeki yavaşlama, Türkiye'nin ihracat yaptığı diğer sektörler üzerinden olumsuz etkilere yol açabilir. Ayrıca İran-ABD barış anlaşmasının sonuçları, Türkiye'nin enerji ithalatında önemli bir rol oynayan İran ile ticari ilişkilerini etkileyebilir. Anlaşma, Türkiye'nin İran'dan doğalgaz ve petrol alımında yeni fırsatlar yaratırken, ABD yaptırımlarının devam etmesi durumunda Türkiye'nin enerji maliyetleri üzerindeki baskı da sürecektir.