Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Wenbin, cumartesi günü (26 Eylül) yaptığı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın yapay zeka yerine 'süper zeka' (super intelligence) terimini benimsemesini 'önemsediklerini' belirtti. Wang, Pekin'in bu konudaki gelişmeleri dikkatle izlediğini ve yapay zeka alanındaki uluslararası işbirliğine açık olduklarını vurguladı. Açıklama, Trump'ın son dönemde yapay zeka politikalarına yönelik söylemlerinde bir değişikliğe gittiği yönündeki sinyallerin ardından geldi.
Trump'ın 'Süper Zeka' Vurgusu ve Çin'in Tepkisi
ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz haftalarda yaptığı konuşmalarda yapay zeka (AI) yerine 'süper zeka' ifadesini kullanmaya başlamıştı. Trump, bu terimi özellikle ABD'nin teknoloji liderliğini vurgulamak için kullanıyor ve yapay zekanın ötesinde bir kavrama işaret ediyor. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Wenbin, konuyla ilgili soru üzerine, 'ABD Başkanı'nın yapay zeka yerine süper zeka terimini kullanmasını önemsiyoruz. Çin, yapay zeka teknolojilerinin barışçıl kullanımını ve uluslararası işbirliğini desteklemektedir' dedi.
Wang, Çin'in yapay zeka alanında kendi Ar-Ge kapasitesini güçlendirmeye devam edeceğini, ancak aynı zamanda küresel yönetişimde işbirliğine açık olduğunu belirtti. Bu açıklama, ABD ile Çin arasında teknoloji alanındaki rekabetin son dönemde arttığı bir dönemde geldi. İki ülke arasında yarı iletkenler, yapay zeka ve kuantum hesaplama gibi kritik teknolojilerde ciddi bir yarış yaşanıyor.
Çin'in açıklaması, aynı zamanda Pekin'in yapay zeka konusundaki uluslararası standartlar ve etik kurallar konusundaki pozisyonunu da yansıtıyor. Çin, geçtiğimiz yıl yapay zeka yönetişimi konusunda bir dizi ilke yayınlamış ve bu alanda küresel kuralların oluşturulmasında söz sahibi olmak istediğini göstermişti. Wang'ın ifadeleri, Çin'in bu alandaki diplomatik çabalarının bir parçası olarak yorumlanıyor.
Yapay Zeka Yarışında Küresel Dengeler
ABD ve Çin, yapay zeka alanında dünyanın en büyük iki yatırımcısı konumunda. ABD'li teknoloji devleri Google, Microsoft ve OpenAI gibi şirketler yapay zeka modelleri geliştirirken, Çinli şirketler Baidu, Alibaba ve Tencent de kendi modellerini üretiyor. Trump yönetimi, geçtiğimiz aylarda yapay zeka çipleri ve ilgili teknolojilerin Çin'e ihracatına yönelik yeni kısıtlamalar getirmişti. Çin ise kendi yerli çip üretimini hızlandırmaya çalışıyor.
Uzmanlar, Trump'ın 'süper zeka' ifadesini kullanmasının, ABD'nin yapay zeka alanındaki üstünlüğünü vurgulama çabası olarak görüyor. Ancak bu terim, henüz uluslararası alanda yerleşik bir kavram değil. Çin'in bu ifadeyi 'önemsemesi', Pekin'in ABD'nin teknoloji söylemini yakından takip ettiğini ve küresel yapay zeka yarışında geri kalmak istemediğini gösteriyor.
Öte yandan, yapay zeka alanındaki işbirliği ve rekabet, sadece ABD-Çin ekseninde değil, Avrupa Birliği, Japonya, Güney Kore gibi aktörler arasında da şekilleniyor. Çin, özellikle Kuşak ve Yol girişimi kapsamında dijital altyapı ve yapay zeka teknolojilerini gelişmekte olan ülkelere ihraç ederek nüfuz alanını genişletmeyi hedefliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD ile Çin arasındaki yapay zeka rekabeti, Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, son yıllarda kendi yapay zeka stratejisini oluşturmaya ve yerli teknoloji girişimlerini desteklemeye başladı. Ancak iki süper güç arasındaki teknoloji savaşı, Türkiye gibi ülkelerin hangi teknolojiyi kullanacağı ve hangi standartlara uyacağı konusunda zorlu seçimler yapmasına neden olabilir. Çin'in açıklaması, küresel yapay zeka yönetişiminde çok kutuplu bir yapının sinyallerini veriyor. Türkiye'nin bu süreçte aktif diplomasi yürütmesi ve kendi yapay zeka ekosistemini güçlendirmesi kritik önem taşıyor. Ayrıca, ABD'nin çip ihracat kısıtlamaları Türkiye'deki teknoloji şirketlerini de dolaylı olarak etkileyebilir.