Çin devlet medyası, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'e gösterdiği saygıyı "yüz kazandı" ifadesiyle duyurdu. Pekin yönetimine yakın yayın organları, Washington'un Çin'e yönelik söyleminde belirgin bir yumuşama olduğunu ve bunun iki ülke arasındaki ticaret müzakerelerinde Çin'in elini güçlendirdiğini savunuyor. Haber, ABD-Çin ilişkilerinde son dönemde yaşanan karşılıklı hamlelerin ardından geldi.
Ticaret savaşında diplomatik denge arayışı
Trump yönetiminin Çin'e yönelik ek gümrük vergilerini kademeli olarak askıya alması ve müzakere masasına dönme sinyali, Pekin'de "kazanım" olarak okunuyor. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, düzenlediği basın toplantısında, "Eşitlik ve karşılıklı saygı temelinde yürütülen diyalog, ticari anlaşmazlıkların çözümünde tek geçerli yoldur" ifadelerini kullandı. Devlet Konseyi'ne bağlı Globe Times gazetesi, Trump'ın Xi'yi "büyük lider" olarak nitelendirmesini manşetten vererek, bunun ABD'nin Çin'e yönelik uzun süredir devam eden baskı politikasında bir kırılma olduğunu yazdı.
Çin Ticaret Bakanlığı verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2024 yılında 690 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Ancak karşılıklı uygulanan gümrük tarifeleri nedeniyle bu rakamın 2025'in ilk çeyreğinde yüzde 8 daraldığı tahmin ediliyor. Müzakerelerin yeniden başlaması, özellikle elektronik, otomotiv ve tarım ürünleri ihracatçısı Çinli firmalar için kritik önem taşıyor. Pekin yönetimi, ABD'nin teknoloji transferi ve fikri mülkiyet konularındaki taleplerini "aşırı" bulsa da, diplomatik kanalların açık tutulmasını öncelikli hedef olarak belirlemiş durumda.
Çin merkezli düşünce kuruluşu Pangoal Institution'a göre, Trump'ın seçim kampanyası sürecinde Çin'e yönelik eleştirel söylemini yumuşatması, anketlerdeki ekonomik kaygıları dengeleme çabası olarak yorumlanıyor. ABD'de enflasyon baskısının sürmesi ve üretim maliyetlerinin artması, Beyaz Saray'ı ticaret savaşını sonlandırmaya zorlayan faktörler arasında. Çin tarafı ise küresel tedarik zincirindeki konumunu korumak ve yarı iletken gibi stratejik alanlarda ABD'nin uyguladığı ihracat kısıtlamalarını hafifletmek istiyor.
Küresel ekonomide dalgalanma etkisi
ABD-Çin arasındaki gerilimin azalması, küresel piyasalarda olumlu karşılandı. Asya borsaları haberin ardından yükselişe geçti; Şanghay Bileşik Endeksi yüzde 1,2, Hong Kong Hang Seng Endeksi yüzde 1,8 değer kazandı. Analistler, ticaret müzakerelerinde kalıcı bir anlaşma sağlanması halinde küresel büyümenin 2025'te 0,5 puan artabileceğini öngörüyor. Ancak uzmanlar, Trump yönetiminin politikalarında öngörülemezliğin sürdüğünü ve "eşit muamele" söyleminin somut adımlara dönüşmediği sürece iyimserliğin kırılgan olduğunu vurguluyor.
Öte yandan Çin'in, ABD ile yaşanan yumuşama sürecini Avrupa Birliği ve ASEAN ülkeleriyle olan ticari ilişkilerini güçlendirmek için kullanabileceği belirtiliyor. Pekin, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki yatırımlarını hızlandırarak alternatif pazarlar yaratma stratejisini sürdürüyor. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in önümüzdeki aylarda düzenlenecek G20 Zirvesi'nde Trump ile bir araya gelmesi bekleniyor. Bu görüşmenin, ticaret anlaşmasının çerçevesini belirleyeceği ifade ediliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Çin ticaret savaşındaki yumuşama, Türkiye ekonomisi için hem fırsat hem risk barındırıyor. Küresel ticaretteki canlanma, Türkiye'nin ihracat pazarlarında talebi artırabilir; özellikle otomotiv, tekstil ve beyaz eşya sektörleri olumlu etkilenebilir. Ancak Çin'in ABD ile anlaşması, Pekin'in Avrupa ve Orta Doğu pazarlarına yönelik daha agresif ihracat politikaları izlemesine yol açabilir; bu da Türk ürünlerinin rekabet gücünü zayıflatabilir. Ayrıca Türkiye, ABD ile olan ilişkilerinde denge gözetirken, Çin ile artan ekonomik iş birliğini (örneğin Kuşak ve Yol projeleri) sürdürmek arasında hassas bir diplomasi yürütmek durumunda. Küresel tedarik zincirindeki kaymalar, Türkiye'nin jeostratejik konumunu daha da önemli kılabilir.