Çin, Güney Çin Denizi'ndeki tartışmalı Scarborough Shoal (Bajo de Masinloc) çevresinde kontrolünü 24 deniz milinin ötesine taşıdığını öne sürerken, Pazar günü insansız hava araçları (İHA) ve gemiye çıkarma tatbikatlarıyla bu iddiasını pekiştirdi. Filipinler'in ana karası Luzon'a yaklaşık 220 kilometre mesafede bulunan atol, 2012'den bu yana fiilen Çin kontrolünde. Son hamle, bölgede tansiyonu daha da yükseltti.
Gelişmenin Arka Planı
Çin Halk Kurtuluş Ordusu Güney Tiyatro Komutanlığı'na bağlı unsurların katıldığı tatbikatta, İHA'lar keşif ve gözetleme uçuşları gerçekleştirdi; sahil güvenlik ve deniz milisleri ise balıkçı gemilerine çıkarma provası yaptı. Çin devlet medyası, tatbikatın "egemenlik haklarının korunması" kapsamında rutin olduğunu savundu. Ancak Manila yönetimi, Çin'in 24 deniz milinin ötesinde "yeni kontrol hatları" oluşturma çabasını "kabul edilemez" olarak nitelendirdi.
Scarborough Shoal, 2012'de Çin ile Filipinler arasında yaşanan ve Çin'in fiili kontrolü ele geçirdiği krizle gündeme gelmişti. 2016'da Lahey'daki Daimi Hakemlik Mahkemesi, Çin'in dokuz çizgi iddiasını uluslararası hukuka aykırı bulmuş, Pekin kararı tanımamıştı. O tarihten bu yana bölgede Çin sahil güvenlik gemileri ile Filipin balıkçı tekneleri arasında sık sık gerginlik yaşanıyor.
Son aylarda Çin, Scarborough Shoal çevresindeki deniz milisleri ve sahil güvenlik unsurlarını artırdı. Uydu görüntüleri, atolün kuzey ve batı yaklaşımlarında yeni şamandıralar ve yüzer bariyerler tespit etti. Filipinler, bu unsurların kaldırılması için diplomatik girişimlerde bulunduysa da sonuç alamadı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Güney Çin Denizi, yılda 3 trilyon dolardan fazla ticaretin geçtiği kritik bir su yolu. Çin'in genişletilmiş kontrol iddiası, ABD'nin bölgedeki müttefiki Filipinler'e verdiği güvenlik garantileriyle doğrudan çakışıyor. Washington, 1951 tarihli Karşılıklı Savunma Antlaşması kapsamında Manila'nın yanında olduğunu yineledi. ABD Donanması'nın bölgede düzenlediği "serbest seyrüsefer" tatbikatları da gerilimi tırmandırıyor.
Çin'in yeni İHA konuşlandırması, Güney Çin Denizi'ndeki "gri bölge" taktiklerinin bir parçası olarak görülüyor. İnsansız sistemler, düşük maliyetle sürekli varlık gösterme ve caydırıcılık sağlama imkânı tanıyor. Bu adım, Çin'in bölgede "kademeli eskalasyon" stratejisini sürdürdüğünü gösteriyor.
Bölge ülkeleri ASEAN, Güney Çin Denizi'nde bağlayıcı bir davranış kuralları (COC) için Çin ile müzakere ediyor ancak görüşmeler yavaş ilerliyor. Son gelişme, müzakerelerin önündeki en büyük engelin Çin'in askeri faaliyetleri olduğunu ortaya koyuyor. Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr., geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada "egemenliğimizden bir karış toprak vermeyeceğiz" demişti.
Japonya, Avustralya ve Vietnam da Çin'in genişlemeci politikalarından endişeli. Tokyo, savunma bütçesini artırırken, Avustralya ABD ile AUKUS kapsamında nükleer denizaltı projesini hızlandırdı. Bölgede ittifak ağları genişlerken, Çin'in İHA ve deniz milisleri hamlesi, "hibrit savaş" konseptinin somut bir örneği olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Scarborough Shoal'daki gerilim, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel deniz ticareti ve enerji güvenliği açısından önemli. Güney Çin Denizi'ndeki istikrarsızlık, Asya-Avrupa arası konteyner taşımacılığında gecikmelere ve maliyet artışlarına yol açabilir. Türkiye, ihracatının önemli bir kısmını bu güzergâh üzerinden yapıyor. Ayrıca, Çin'in "gri bölge" taktikleri, Doğu Akdeniz ve Ege'de benzer yöntemlerin kullanılabileceği endişesini doğuruyor. NATO müttefiki Türkiye, uluslararası hukukun üstünlüğünü savunarak tansiyonun düşürülmesi çağrısı yapmalı.