Çin sahil güvenlik gemisi, bir grup balıkçı teknesini korurken, birkaç küçük ve hızlı tekne çevresinde manevralar yapıyor; kimi zaman yaklaşıyor, kimi zaman uzaklaşıyor. Bu tekneler sadece meraklı balıkçılar mı, yoksa devriye gemisini tuzağa düşürmeye çalışan bir zayıf nokta mı arıyorlar? Bu senaryo, Güney Çin Denizi ve Doğu Çin Denizi’ndeki gerginliği modelleyen yeni bir savaş oyununun parçası. Araştırmacılar, Çin sahil güvenliğinin silah kullanma olasılığını yalnızca %0,3 olarak hesaplıyor; bu da tırmanma riskinin düşük olduğunu ancak tamamen göz ardı edilemeyeceğini gösteriyor.
Senaryo ve Bulgular
Avustralya Ulusal Üniversitesi ve RAND Corporation araştırmacıları tarafından geliştirilen simülasyon, Çin sahil güvenliğinin görev profillerini ve çatışma eşiklerini analiz ediyor. Çin, iddia ettiği geniş deniz alanlarında hakimiyetini sürdürmek için sahil güvenliğini aktif şekilde kullanıyor. Özellikle Filipinler, Vietnam ve Japonya ile yaşanan balıkçılık ve kaynak anlaşmazlıklarında Çin’in sivil deniz kuvvetleri ön planda. Simülasyon, Çin sahil güvenliğinin genellikle "sivil kolluk" çerçevesinde hareket ettiğini ve silah kullanımının son çare olduğunu ortaya koyuyor. Ancak farklı senaryolarda, özellikle düşmanca niyetli teknelerin saldırısı durumunda, silah kullanma ihtimali artıyor.
Analistler, Çin’in gemilerinin donanma ile koordinasyonunun yüksek olduğunu, bu nedenle sahil güvenliğinin açık çatışma başlatmasının stratejik olarak beklenmediğini belirtiyor. Tırmanma riski düşük olsa da, yanlış hesaplama ve kaza ihtimali masada duruyor. Özellikle Filipinler’in resiflerdeki varlığını artırması ve ABD ile yaptığı tatbikatlar, bölgedeki gerilimi canlı tutuyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Güney Çin Denizi, dünya ticaretinin üçte birinin geçtiği kritik bir su yolu. Çin, dokuz çizgili hat ile bölgenin büyük kısmında hak iddia ediyor; bu iddialar Çin’in komşuları ve uluslararası hukukla çelişiyor. Lahey’deki hakem kararı Çin’in iddialarını hukuken geçersiz kılmış olsa da, Çin bunu tanımıyor. Savaş oyunu sonuçları, Çin’in askeri güç kullanmaktan ziyade ekonomik ve diplomatik baskı araçlarını tercih ettiğini gösteriyor. Bununla birlikte, Çin’in yeni sahil güvenlik gemileri silah donanımı açısından daha yetenekli hale geliyor.
ABD’nin bölgedeki müttefikleriyle yaptığı tatbikatlar, Çin’i daha temkinli olmaya itiyor. Çin, özellikle Tayvan üzerindeki baskısını artırırken, sahil güvenlik gemileri de bu geniş kapsamlı stratejide yer alıyor. Uzmanlar, silah kullanım olasılığının düşük olmasını olumlu karşılamakla birlikte, bu tür simülasyonların politikacılara "yanlış güven" vermemesi gerektiğini vurguluyor. Beklenmedik bir olay, büyük bir krizin fitilini ateşleyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin Doğu Akdeniz politikaları açısından dolaylı ama öğretici bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, kendi deniz yetki alanlarını korurken benzer "sivil deniz kuvvetleri" kullanımına başvuruyor. Çin’in sahil güvenliğinin düşük tırmanma profili, Ankara’nın da uluslararası hukuku öne çıkararak ve askeri gücü son çare olarak kullanarak meşruiyet kazanabileceğini gösteriyor. Ayrıca, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları üzerindeki anlaşmazlıklar, Çin’in yaşadığı gerilimlere benzer dinamikler içeriyor. Türkiye, Libya ile yaptığı deniz yetki anlaşmasıyla bölgede varlığını güçlendirirken, Çin’in diplomasi ve sivil kolluk dengesi, çatışma riskini yönetme açısından dikkatle izlenmeli.