Çin ve Rusya arasındaki ikili ticarette ABD dolarının kullanımı büyük ölçüde azalırken, yerel para birimleriyle yapılan işlemler artsa da sınır ötesi ödemelerdeki pürüzler tamamen çözülmüş değil. Üst düzey bir yetkili, Çin bankalarının Washington'un yaptırım rejimine karşı risklerini dikkatle yönettiğini ve bunun ticarette gecikmelere yol açtığını belirtti. Bu durum, doların hâkimiyetini azaltma çabalarının (de-dolarizasyon) sınırlarını da gözler önüne seriyor.
Gelişmenin arka planı
Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından Batı yaptırımları yoğunlaşınca, Moskova ve Pekin ticarette alternatif ödeme sistemlerine yöneldi. Son iki yılda dolar cinsinden işlemlerin payı keskin bir şekilde düşerken, Çin yuanı ve Rus rublesi kullanımı arttı. Ancak Çin bankaları, muhabir bankacılık ilişkilerinde ABD'nin ikincil yaptırımlarına maruz kalma riskini azaltmak için işlemleri daha sıkı incelemeye alıyor. Özellikle enerji ve teknoloji ürünleri gibi stratejik sektörlerde ödemeler bazen haftalarca gecikebiliyor. Rus yetkililer, bu sürtüşmelerin geçici olduğunu ve yerel ödeme altyapılarının geliştirilmesiyle aşılacağını savunuyor.
Çin Merkez Bankası verilerine göre, 2024 yılı itibarıyla ikili ticaretin yaklaşık %65'i yuan veya ruble ile gerçekleştiriliyor. 2021'de bu oran %20'nin altındaydı. Fakat Çin bankaları, özellikle büyük meblağlı işlemlerde ABD Hazine Bakanlığı'nın kara listelerini tarayarak ek belgeler talep ediyor. Bu durum, 'dolardan arınma' hedefinin teknik olarak mümkün olsa da operasyonel zorluklar barındırdığını gösteriyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Çin-Rusya ödeme sürtüşmeleri, küresel güney ülkelerinin dolar egemenliğine alternatif arayışlarına da ışık tutuyor. BRICS ülkeleri, ortak bir ödeme sistemi ve yerel para birimleriyle ticareti teşvik ediyor. Ancak ABD dolarının uluslararası rezervlerdeki payı hâlâ %58 civarında; SWIFT sistemi üzerinden işlemlerin büyük bölümü dolar üzerinden yapılıyor. Uzmanlar, Çin-Rusya örneğinde olduğu gibi ikili ticarette doları azaltmanın mümkün olduğunu, fakat bunun bankacılık altyapısı, hukuki düzenlemeler ve siyasi irade gerektirdiğini vurguluyor. Ayrıca Çin'in kendi ödeme sistemi CIPS (Cross-Border Interbank Payment System) kullanımı artsa da SWIFT'in yerini tamamen alabilmiş değil.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya ve Çin ile ticaretinde benzer sürtüşmeler yaşayabilir. Özellikle enerji ithalatında Rusya'ya bağımlı olan Türkiye, ödemelerde dolar yerine yerel para birimlerine yöneliyor. Ancak Türk bankalarının ABD yaptırımlarına uyum endişeleri, işlemleri yavaşlatabilir ve maliyetleri artırabilir. Ankara'nın bu dengeyi yönetirken, hem Batı ile ilişkilerini koruması hem de alternatif ödeme kanallarını geliştirmesi gerekiyor. BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi platformlarda artan işbirliği, Türkiye'nin de dolar dışı ticaret mekanizmalarına entegrasyonunu hızlandırabilir. Fakat mevcut sistemdeki pürüzler, tam bir 'dolardan kopuş' yerine kademeli bir geçişi daha olası kılıyor.