Çin Halk Kurtuluş Ordusu'nun (PLA) resmi yayın organı, Çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki eski üst düzey askeri liderin ordudan ve Çin Komünist Partisi'nden ihraç edilmesinin "büyük bir gizli siyasi tehlikeyi ortadan kaldırdığını" bildirdi. Merkezi Askeri Komisyon (CMC) eski başkan yardımcısı Zhang Youxia ve CMC eski üyesi diğer bir yetkilinin partiden ihraç edildiği belirtildi. Bu karar, Çin ordusunun en üst kademesinde yaşanan ve son yıllarda eşi benzeri görülmemiş tasfiye dalgasının son halkası olarak yorumlanıyor.
PLA içindeki tasfiyelerin arka planı
Zhang Youxia, Çin ordusunun en güçlü isimlerinden biri olarak biliniyordu. 2012-2017 yılları arasında CMC başkan yardımcılığı yapan Zhang, aynı zamanda Politbüro üyesiydi. Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in askeri reform sürecinde önemli rol oynamıştı. Ancak son dönemde yolsuzluk iddiaları ve siyasi sadakatsizlik suçlamalarıyla gündeme geldi. Çin ordusunun resmi gazetesi "PLA Daily" (Kurtuluş Ordusu Günlüğü), yayımladığı başyazıda, "Bu iki kişinin partiden ihraç edilmesi, ordunun saflarını temizlemiş ve büyük bir gizli siyasi tehlikeyi ortadan kaldırmıştır" ifadelerine yer verdi. Açıklamada ayrıca, "Partiye ve halka ihanet eden hiç kimsenin orduda barınamayacağı" vurgulandı.
Zhang Youxia'nın yanı sıra, CMC eski üyesi olan diğer yetkilinin de (isim henüz netleşmedi) aynı soruşturma kapsamında ihraç edildiği bildirildi. Çin basınında çıkan haberlere göre, bu kişi de üst düzey bir generaldi ve Zhang ile yakın çalışma ilişkisi içindeydi. İhraç kararları, Çin Komünist Partisi Merkez Askeri Komisyonu'nun onayıyla alındı. Çin ordusunda son yıllarda gerçekleştirilen tasfiyeler, savunma bakanı Li Shangfu'nun görevden alınmasıyla başlamış, ardından bir dizi üst düzey komutan görevden uzaklaştırılmıştı. Uzmanlar, bu tasfiyelerin Xi Jinping'in ordudaki kontrolünü pekiştirmeye yönelik olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Çin ordusundaki bu denli kapsamlı tasfiyeler, ülkenin askeri kapasitesi ve dış politikası açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Özellikle Tayvan Boğazı ve Güney Çin Denizi'ndeki gerilimin arttığı bir dönemde, askeri liderlikteki istikrarsızlık, bölgesel güvenlik dengelerini etkileyebilir. Çin, son yıllarda askeri modernizasyon hamleleriyle ABD'nin Hint-Pasifik stratejisine meydan okumaya çalışıyor. Ancak içerideki tasfiyeler, ordunun operasyonel etkinliğini ve karar alma süreçlerini zayıflatabilir. Batılı analistler, bu tür tasfiyelerin Çin'in askeri planlamasında gecikmelere yol açabileceğini ve Xi Jinping'in otoritesini güçlendirmekle birlikte, orduda deneyimli kadroların kaybına neden olabileceğini değerlendiriyor.
Gelişme, aynı zamanda Çin Komünist Partisi'nin 20. Kongresi sonrası yaşanan siyasi konsolidasyonun bir parçası olarak görülüyor. Parti içinde muhalif seslere karşı yürütülen mücadele, orduya da sıçramış durumda. Zhang Youxia'nın ihracı, Xi Jinping'e yakın isimlerin dahi gözden çıkarılabileceğini gösteriyor. Bu durum, Çin siyasetinde 'hiç kimsenin güvende olmadığı' yorumlarına yol açıyor. Öte yandan, Çin Dışişleri Bakanlığı, konuyla ilgili uluslararası basına açıklama yapmaktan kaçındı. Ancak devlet medyası, tasfiyelerin 'partinin disiplinini ve ordunun sadakatini güçlendirdiğini' öne çıkarıyor.
Askeri uzmanlar, bu tasfiyelerin kısa vadede Çin'in askeri operasyonlarını sekteye uğratmayacağını, zira ordunun kurumsal yapısının güçlü olduğunu belirtiyor. Ancak uzun vadede, deneyimli komutanların kaybı ve personel arasında yaratılan korku iklimi, ordunun moral ve verimliliğini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Çin'in askeri diplomasi ve uluslararası işbirlikleri de bu istikrarsızlıktan zarar görebilir. ABD ve müttefikleri, Çin ordusundaki çalkantıları yakından takip ediyor. NATO'nun son stratejik konseptinde Çin, 'sistemik bir meydan okuma' olarak tanımlanmıştı. Bu tür iç karışıklıklar, Batı'nın Çin'e yönelik algısını ve politikalarını etkileyebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin ordusundaki tasfiyeler, Türkiye'nin doğrudan gündeminde olmasa da, küresel güç dengeleri açısından dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye, son yıllarda Çin ile ekonomik ve ticari ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor; Kuşak-Yol Projesi kapsamında işbirliği potansiyeli bulunuyor. Çin'deki siyasi istikrarsızlık veya askeri zafiyet, bu projelerin geleceğini etkileyebilir. Ayrıca, Çin'in askeri modernizasyonundaki aksamalar, bölgesel güç dengesini değiştirerek Türkiye'nin savunma ve dış politika hesaplarını dolaylı yoldan etkileyebilir. Türkiye, NATO üyesi olarak Çin'in askeri kapasitesindeki dalgalanmaları dikkatle izlemeli; zira bu durum, ittifak içi stratejik planlamayı ve Doğu Akdeniz'den Orta Asya'ya uzanan geniş coğrafyadaki güvenlik mimarisini etkileyebilir.