Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 7 yıl aradan sonra Kuzey Kore'ye resmi bir ziyaret gerçekleştiriyor. Bu ziyaret, Pyongyang'ın Moskova'ya yakınlaştığı bir dönemde, Pekin'in bölgesel nüfuzunu pekiştirme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'un, uluslararası yaptırımlar nedeniyle zor durumdaki ekonomisine nefes aldırmak için Çin'in ekonomik gücüne daha fazla erişim arayışında olacağını belirtiyor.
Ziyaretin Arka Planı
Xi Jinping'in son Kuzey Kore ziyareti 2016 yılında gerçekleşmişti. O tarihten bu yana, Kuzey Kore'nin nükleer programı ve insan hakları ihlalleri nedeniyle Birleşmiş Milletler yaptırımları sertleşirken, ülke Covid-19 pandemisi sırasında sınırlarını tamamen kapatmıştı. Pandemi sonrası ilk yüksek profilli diplomatik temas olan bu ziyaret, aynı zamanda Çin'in Kuzey Kore üzerindeki etkisini yeniden tesis etme çabası olarak görülüyor.
Ancak bu ziyaretin zamanlaması dikkat çekiyor: Kuzey Kore, son aylarda Rusya'ya silah sevkiyatı yaptığı iddialarıyla gündemde. Washington ve Seul, Pyongyang'ın Ukrayna savaşında Rusya'yı desteklediğini öne sürerken, Moskova da bu iddiaları yalanlamıyor. Bu bağlamda Xi'nin ziyareti, Pekin'in bölgesel dengelerdeki konumunu güçlendirme ve Kuzey Kore'yi Rusya ile ittifakından uzaklaştırma çabası olarak yorumlanıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Çin-Kuzey Kore ilişkileri tarihsel olarak "dudak ve diş" benzetmesiyle tanımlanır: biri olmazsa diğeri de zor durumda kalır. Ancak son yıllarda bu ittifak, özellikle Çin'in BM yaptırımlarına uyma konusunda gösterdiği esneklik nedeniyle sorgulanır hale gelmişti. Öte yandan, Rusya'nın Ukrayna savaşındaki izolasyonu, Kuzey Kore'yi alternatif bir müttefik olarak Moskova'ya yakınlaştırmış olabilir.
Analistler, Xi'nin ziyaretinin kritik bir dönemeç olduğunu vurguluyor. Kim Jong Un, Çin'in ekonomik yardımını almak için muhtemelen nükleer müzakerelerde tavizler verebilir. Ancak Pekin'in talebi, Pyongyang'ın nükleer silahlardan tamamen arınması değil, bölge istikrarını bozacak adımlardan kaçınması olabilir. Ziyaretin ardından yapılacak ortak açıklamalar, iki ülke arasındaki yeni dönemin sinyallerini verecek.
Bu gelişme, ABD ve Güney Kore için de yakından takip edilen bir konu. Washington, Çin'in Kuzey Kore üzerindeki etkisini kullanarak nükleer sorunun çözümüne katkıda bulunmasını istiyor. Ancak tam tersi bir senaryoda, Çin'in Rusya-Kuzey Kore ittifakını dengelemesi, bölgede yeni bir güç mücadelesine yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Kuzey Kore ile doğrudan diplomatik veya ekonomik ilişkileri sınırlı olan bir ülke olarak, bu gelişmeyi bölgesel güç dengeleri açısından değerlendirebilir. Çin'in Kuzey Kore üzerindeki etkisinin artması, Doğu Asya'daki istikrarı ve ticaret yollarını etkileyerek dolaylı yoldan Türkiye'yi de ilgilendirir. Özellikle Rusya ile Kuzey Kore arasındaki yakınlaşma, Moskova'nın alternatif silah tedarikçileri bulması anlamına gelir ki bu, Ukrayna savaşının seyrini değiştirebilir. Türkiye, bu savaşta arabulucu rolü oynarken, bölgesel ittifaklardaki kırılmaları yakından izlemelidir. Ayrıca, BM yaptırımlarının uygulanması konusunda Türkiye'nin tutumu, bu yeni dönemde yeniden şekillenebilir.