Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Myanmar’da 2021 darbesiyle yönetime el koyan cunta lideri General Min Aung Hlaing’i Pekin’de resmi törenle karşıladı. İki lider, beş gün sürecek devlet ziyareti kapsamında bir araya gelirken, Şi’nin Myanmar’a yönelik ‘halkın desteğini kazanacak doğru kalkınma yolunu bulun’ çağrısı dikkat çekti. Görüşme, uluslararası toplumun Myanmar’daki askeri yönetimi tanımadığı ve ülkenin iç savaşın eşiğinde olduğu bir dönemde gerçekleşiyor.
Gelişmenin arka planı: Pekin’in Myanmar politikası
Şi Cinping, Min Aung Hlaing ile baş başa ve heyetler arası görüşmelerde, iki ülke arasındaki ‘sınırsız dostluk’ vurgusu yaparken, Myanmar’ın istikrarının Çin için hayati önem taşıdığını ifade etti. Çin, Myanmar’ın en büyük ticaret ortağı ve en önemli yatırımcısı konumunda. Özellikle Kuşak ve Yol Projesi kapsamında inşa edilen Çin-Myanmar Ekonomik Koridoru, Pekin’in Hint Okyanusu’na açılan kapısı olarak görülüyor. Ancak Myanmar’daki iç çatışmalar, bu koridorun güvenliğini tehdit ediyor.
Şi’nin ‘doğru yol’ çağrısı, Pekin’in cunta yönetimine tam destek vermediği, ancak uluslararası yaptırımlara rağmen diplomatik ve ekonomik ilişkilerini sürdürdüğü bir denge politikasını yansıtıyor. Çin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Myanmar’a yönelik yaptırım kararlarını veto ederken, aynı zamanda cuntayı ASEAN’ın beş maddelik barış planına uymaya çağırıyor. Min Aung Hlaing’in ziyareti, 2021’den bu yana Çin’e yaptığı ilk resmi seyahat olma özelliği taşıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Myanmar krizi ve güç dengeleri
Myanmar’daki askeri yönetim, ülke genelinde silahlı direniş gruplarıyla çatışırken, sivil kayıplar ve insani kriz derinleşiyor. Batılı ülkeler cuntaya yaptırım uygularken, Çin ve Rusya, Myanmar’ı uluslararası alanda yalnız bırakmıyor. Şi’nin ziyaret sırasında yaptığı ‘doğru yol’ vurgusu, Pekin’in cuntaya tam destek vermekle eleştirilmesine karşı bir mesaj olarak yorumlanıyor. Aynı zamanda Çin, Myanmar’daki etnik silahlı gruplarla da diyalog halinde; özellikle kuzey sınırındaki Kokang ve Shan eyaletlerinde çatışmaları sona erdirmek için arabuluculuk yapıyor.
Uzmanlara göre Pekin, Myanmar’da istikrarı sağlamak için hem cunta yönetimiyle hem de muhalif gruplarla temasını sürdürüyor. Ancak Şi’nin ‘halkın desteği’ ifadesi, cuntanın meşruiyetini sorgulayan dolaylı bir uyarı niteliği taşıyor. Bölgesel güçlerden Hindistan ve Japonya da Myanmar’da nüfuz mücadelesi verirken, Çin’in derinleşen angajmanı Asya’daki güç dengelerini etkiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Myanmar’daki askeri yönetimi tanımamakla birlikte, Arakanlı Müslümanlara yönelik insani yardımlar ve diplomatik girişimlerle bölgede aktif bir rol oynuyor. Çin’in Myanmar cuntasına verdiği destek, Türkiye’nin Arakan politikasını dolaylı olarak etkileyebilir; çünkü Pekin’in cuntayı desteklemesi, Rohingya krizinin çözümünü zorlaştırabilir. Ayrıca Çin’in Hint Okyanusu’na açılımı, Türkiye’nin Afrika ve Asya’daki nüfuz alanlarıyla rekabet edebilir. Bu nedenle Ankara’nın, Myanmar’daki gelişmeleri yakından izlemesi ve ASEAN ile iş birliğini güçlendirmesi stratejik önem taşıyor.