Çin, Avrupa Birliği'nin (AB) e-ticaret devi JD.com hakkında yabancı sübvansiyonlar düzenlemesi kapsamında başlattığı soruşturmaya Çinli kurumların yardım etmesini yasakladı. Pekin yönetimi, Brüksel'in bu adımını 'aşırı yargı yetkisi' olarak nitelendirirken, iki taraf arasındaki ticari gerilim yeni bir boyuta taşındı.
Soruşturmanın Arka Planı
AB Komisyonu, geçtiğimiz aylarda JD.com'un Çin hükümetinden sağladığı sübvansiyonların AB iç pazarında haksız rekabete yol açıp açmadığını incelemek üzere bir soruşturma başlatmıştı. Bu soruşturma, AB'nin 2023'te yürürlüğe giren Yabancı Sübvansiyonlar Tüzüğü'ne dayanıyor. Tüzük, AB'de faaliyet gösteren şirketlerin üçüncü ülkelerden aldıkları devlet desteklerini bildirmesini ve bu desteklerin iç pazarı bozmasını engellemeyi amaçlıyor.
JD.com, Çin'in en büyük ikinci e-ticaret platformu olarak biliniyor. Şirket, lojistik ağı ve geniş ürün yelpazesiyle Avrupa pazarına girmeyi hedefliyor. AB Komisyonu, soruşturma kapsamında JD.com'un Avrupa'daki iştiraklerine ve Çin'deki ana şirketine çeşitli bilgi talepleri göndermişti.
Ancak Çin Adalet Bakanlığı Çarşamba günü yaptığı açıklamada, bu soruşturmanın 'uluslararası hukuku ihlal ettiğini' ve Çin'in egemenlik haklarına müdahale anlamına geldiğini belirterek, Çinli kurum ve şirketlerin bu soruşturmaya herhangi bir şekilde katkı sağlamasını yasakladı. Bakanlık, AB'nin soruşturmasının 'mantıksız ve ayrımcı' olduğunu savundu.
Küresel Etkiler ve Gerginlik
Bu gelişme, AB ile Çin arasında ticaret alanında artan gerilimin bir parçası olarak değerlendiriliyor. İki taraf arasında özellikle elektrikli araçlar, güneş panelleri ve çelik gibi sektörlerde sübvansiyon anlaşmazlıkları yaşanıyor. AB, Çin'in devlet destekli şirketlerinin Avrupa pazarını haksız rekabetle bozduğunu iddia ederken, Çin ise AB'nin korumacılık yaptığını ve ticaret kurallarını ihlal ettiğini öne sürüyor.
Çin'in JD.com soruşturmasına yardımı yasaklaması, AB'nin soruşturmayı yürütmesini zorlaştırabilir. AB Komisyonu, Çinli yetkililerin işbirliği olmadan soruşturmayı nasıl sürdürebileceğini değerlendirmek zorunda kalacak. Uzmanlara göre, bu durum AB'nin Yabancı Sübvansiyonlar Tüzüğü'nün uygulanabilirliğini test eden önemli bir örnek oluşturuyor.
Analistler, bu tür anlaşmazlıkların küresel ticaret sistemine olan güveni zayıflattığını ve şirketlerin uluslararası pazarlarda belirsizlikle karşı karşıya kalmasına yol açtığını belirtiyor. Özellikle Çinli teknoloji ve e-ticaret firmalarının Avrupa'daki genişleme planları, bu tür soruşturmalar nedeniyle yavaşlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin hem AB hem de Çin ile olan ticari ilişkileri açısından önemli sinyaller taşıyor. Türkiye, AB ile Gümrük Birliği anlaşması çerçevesinde yakın ekonomik bağlara sahip; ancak son yıllarda Çin ile de ticaret hacmini artırmış durumda. AB'nin Çinli şirketlere yönelik korumacı önlemleri, Türkiye üzerinden geçen tedarik zincirlerini etkileyebilir. Ayrıca, Türk şirketlerinin AB pazarına ihracat yaparken benzer sübvansiyon soruşturmalarıyla karşılaşma riski bulunuyor. Bu nedenle Ankara'nın, AB'nin yeni ticaret araçlarını yakından takip etmesi ve kendi ihracatçılarını koruyacak önlemleri geliştirmesi gerekiyor.