Çin ve Filipinler, tartışmalı İkinci Thomas Sığlığı yakınında gerçekleşen bir tıbbi tahliye operasyonu nedeniyle karşılıklı suçlamalarda bulundu. Manila yönetimi, Eylül ayında Güney Çin Denizi'ndeki ihtilaflı bölgeler çevresinde Çin'e ait askeri ve sahil güvenlik gemilerinin sayısının neredeyse iki katına çıktığını açıkladı. Son karşılıklı suçlama, perşembe günü yaşanan tahliye olayı üzerine yoğunlaştı.
Olayın Arka Planı
Filipinler, Perşembe günü Güney Çin Denizi'ndeki İkinci Thomas Sığlığı yakınlarında bir askerinin tıbbi tahliyesi sırasında Çin gemilerinin müdahalesiyle karşılaştığını iddia etti. Manila'ya göre, Filipin donanmasına ait bir gemi, acil tıbbi yardıma ihtiyaç duyan bir askeri tahliye etmek üzere bölgeye giderken Çin sahil güvenlik gemileri tarafından engellendi ve taciz edildi. Filipin tarafı, olayın uluslararası hukuka ve 2016'daki hakem kararına aykırı olduğunu savundu.
Çin ise suçlamaları reddederek, Filipin gemisinin izinsiz olarak Çin'in egemenlik sahasına girdiğini öne sürdü. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, yaptığı açıklamada, Filipin tarafının provokatif eylemlerde bulunduğunu ve bölgedeki istikrarı bozmaya çalıştığını belirtti. Çin, İkinci Thomas Sığlığı ve çevresinin kendi egemenlik alanı olduğunu, burada yapılan her türlü faaliyetin Çin'in iznine tabi olduğunu yineledi.
Olay, Filipinler'in Eylül ayında bölgede Çin'e ait askeri ve sahil güvenlik gemilerinin sayısında ciddi bir artış tespit ettiğini duyurmasının ardından geldi. Filipin Deniz Kuvvetleri'nin verilerine göre, Eylül ayında Güney Çin Denizi'ndeki ihtilaflı bölgelerde görülen Çin gemisi sayısı, bir önceki aya kıyasla neredeyse iki kat arttı. Bu artış, bölgede gerilimin tırmanmasına yol açtı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Güney Çin Denizi, yıllardır bölgesel istikrarı tehdit eden bir anlaşmazlık alanı olarak öne çıkıyor. Çin, denizin büyük bir bölümünde egemenlik iddia ederken, Filipinler, Vietnam, Malezya, Brunei ve Tayvan da farklı ölçeklerde hak iddialarında bulunuyor. 2016 yılında Lahey'deki Daimi Hakemlik Mahkemesi, Çin'in dokuz çizgi hattı iddiasını uluslararası hukuka aykırı bularak reddetmişti. Ancak Çin bu kararı tanımıyor.
Son aylarda Çin ve Filipinler arasında özellikle İkinci Thomas Sığlığı çevresinde sık sık gerginlik yaşanıyor. Sığlık, Filipinler'in 1999'dan beri bir askeri gemiyi karaya oturttuğu ve asker bulundurduğu bir bölge. Çin, buradaki Filipin varlığını protesto ediyor ve bölgeye ikmal gönderilerini engellemeye çalışıyor. Filipinler ise İkinci Thomas Sığlığı'nın kendi münhasır ekonomik bölgesi içinde olduğunu savunuyor.
Olayın uluslararası yansımaları da önemli. ABD, Filipinler'in müttefiki olarak bölgedeki gerilimden endişe duyduğunu belirtti. ABD Dışişleri Bakanlığı, Çin'in eylemlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve bölgesel istikrarı bozduğunu ifade etti. Öte yandan Çin, ABD'nin bölgeye müdahalesini eleştirerek, anlaşmazlığın taraflar arasında çözülmesi gerektiğini savunuyor.
Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) de konuyla ilgili diyalog çağrısı yaptı. Ancak Çin ile ASEAN arasında bağlayıcı bir davranış kuralları anlaşması henüz sağlanamadı. Bölge ülkeleri, Çin'in artan askeri varlığından endişe duyarken, ekonomik bağımlılık nedeniyle açıkça karşı tavır almaktan çekiniyor.
Uzmanlar, Çin'in bölgedeki faaliyetlerini artırmasının, ABD'nin bölgedeki etkisini dengeleme ve egemenlik iddialarını pekiştirme amacı taşıdığını belirtiyor. Filipinler ise ABD ile savunma işbirliğini güçlendirerek, Çin'e karşı denge politikası izliyor. Bu durum, bölgede yeni bir soğuk savaş dinamizmi yaratma potansiyeli taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Çin Denizi'ndeki gerilim, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel ticaret yolları ve jeopolitik denge açısından önem taşıyor. Türkiye, Asya-Pasifik bölgesine yönelik ihracatını artırmaya çalışırken, bölgedeki istikrarsızlık ticaret maliyetlerini yükseltebilir. Ayrıca Çin'in agresif tutumu, Türkiye'nin NATO içindeki müttefikleriyle ilişkilerini etkileyebilir. Türkiye, hem Çin ile ekonomik işbirliğini geliştirmek hem de Batı ile uyumlu hareket etmek arasında denge gözetmek zorunda. Bölgesel gerilimlerin tırmanması, Türkiye'nin çok kutuplu dış politika stratejisini test edebilir.