Çin'in 2018'de uygulamaya koyduğu fil dişi yasağına rağmen, yasadışı ticaret Vietnam üzerinden devam ediyor. Bu yaz, Kongo Nehri'nin yukarısındaki bir iç limandan ayrıldıktan üç ay sonra, Vietnam'a ulaşan bir kereste sevkiyatında gümrük yetkililerinin üç hafta boyunca fark edemediği bir sır saklanıyordu: dünyanın öbür ucundan kaçırılan yaklaşık 1,2 ton fil dişi. Bu olay, küresel fil dişi ticaretinin ne kadar kurnazca yürütüldüğünü ve uluslararası yasakların etkinliğinin sorgulanmasına yol açıyor.
Gelişmenin Arka Planı
Ele geçirilen fil dişleri, Afrika'daki yasa dışı avlanma faaliyetlerinin bir ürünü. Filler, nesli tükenmekte olan türler arasında yer alıyor ve her yıl binlercesi dişleri için öldürülüyor. Çin, 2017 yılında fil dişi ticaretini yasaklayarak dünya kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı. Ancak bu yasak, ticareti tamamen durdurmadı; tüccarlar rotalarını Vietnam, Laos ve Kamboçya üzerinden geçirebilecek şekilde değiştirdi.
Vietnam, coğrafi konumu ve sınır kontrollerindeki zaaflar nedeniyle fil dişi kaçakçılığında önemli bir geçiş noktası haline geldi. Kongo'dan yola çıkan sevkiyat, önce deniz yoluyla Asya'ya ulaştı; bu süreçte kereste yüklü konteynerler, aranmayan ya da yüzeysel denetlenen yollarla Vietnam limanlarına girdi. Gümrükte yapılan X-ray taramaları ve ihbar üzerine yapılan aramalar sonucu fil dişleri ortaya çıkarıldı. Ancak yetkililer, bu tür sevkiyatların sadece bir kısmının yakalanabildiğini kabul ediyor.
Fil dişi ticaretinden elde edilen gelir, yılda milyarlarca doları buluyor. Bu gelir, uluslararası suç örgütlerinin finansmanında önemli bir rol oynuyor ve bazı bölgelerde silahlı grupların gelir kaynağı olarak biliniyor. CITES (Nesli Tehlike Altında Olan Türlerin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme) kapsamında uluslararası ticaret yasaklanmış durumda; ancak bu yasağın uygulanması ülkeden ülkeye büyük farklılıklar gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Fil dişi kaçakçılığı, sadece bir çevre sorunu değil, aynı zamanda organize suç ve yolsuzluk sorunu olarak da ele alınıyor. Uzmanlar, ticaretin sürdürülebilmesi için liman görevlileri, gümrük memurları ve hatta üst düzey yetkililerin rüşvetle iş birliği yaptığını belirtiyor. Vietnam'da son yıllarda bu konuda bazı operasyonlar düzenlendi; ancak siyasi irade ve kapasite eksikliği nedeniyle sorunun köküne inilemiyor.
Küresel ölçekte fil dişi fiyatlarının yüksekliği, kaçak avcılığı teşvik ediyor. Çin'in yasağı, fiyatı bir süreliğine düşürmüş olsa da, özellikle Güney Doğu Asya'daki talep nedeniyle fiyatlar yeniden yükselişe geçti. Bazı analistlere göre, yasaklar tek başına yeterli değil; talebi azaltmaya yönelik eğitim ve bilinçlendirme kampanyaları, ayrıca kaynak ülkelerde kolluk kuvvetlerinin güçlendirilmesi gerekiyor.
Ayrıca, bu tür kaçakçılık faaliyetlerinin çoğu zaman silah ve uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı olduğu biliniyor. Elde edilen gelirler, bölgedeki çatışmaları finanse edebiliyor ve istikrarsızlığı artırıyor. Bu nedenle, fil dişi ticaretiyle mücadele, uluslararası toplumun öncelikleri arasında yer alıyor; ancak somut sonuçlar almak hâlâ zor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin doğrudan tarafı olduğu bir konu olmasa da, küresel yaban hayatı kaçakçılığıyla mücadele açısından önem taşıyor. Türkiye, CITES tarafı olarak yasa dışı ticarete karşı önlem alma yükümlülüğüne sahip ve gümrüklerde bu tür kaçakçılıkla mücadele ediyor. Ancak Türkiye, coğrafi konumu nedeniyle Afrika ve Asya arasındaki geçiş güzergâhlarından biri olma riski taşıyor. Türk emniyet ve gümrük birimlerinin, bu tür kaçakçılık ağlarını izlemesi ve uluslararası iş birliğini artırması, hem biyolojik çeşitliliğin korunması hem de organize suçla mücadele açısından kritik öneme sahip. Ayrıca, Türkiye'nin bu alandaki kararlılığı, uluslararası toplumdaki imajını güçlendirebilir.