Çin ekonomisi, 2024 yılının ilk çeyreğinde yıllık bazda %4,5 büyüyerek son birkaç yılın en düşük büyüme oranlarından birini kaydetti. Resmi verilere göre, bu oran piyasa beklentilerinin (%5,1) altında kalırken, 2023'ün aynı dönemindeki %6,1'lik büyümeye göre belirgin bir yavaşlamaya işaret ediyor. Pekin yönetimi, 2024 yılı geneli için %5 civarında bir büyüme hedefi belirlemişti ancak emlak sektöründeki daralma, ihracattaki zayıflama ve tüketici güvenindeki düşüş, bu hedefe ulaşmayı zorlaştırıyor. Ulusal İstatistik Bürosu tarafından açıklanan veriler, özellikle genç işsizlik oranının %20,4 ile rekor seviyeye ulaştığını ve bu durumun sosyal istikrarı tehdit edebileceğini gösteriyor.
Gelişmenin arka planı
Çin ekonomisindeki yavaşlama, bir dizi yapısal sorundan kaynaklanıyor. Emlak sektörü, Evergrande ve Country Garden gibi dev şirketlerin iflasın eşiğine gelmesiyle yıllardır süren bir kriz yaşıyor. 2023 yılında konut satışları %28 oranında düşerken, 2024'ün ilk çeyreğinde de bu eğilim devam etti. Ayrıca, ABD ve Avrupa Birliği'nin uyguladığı ticaret kısıtlamaları, özellikle yarı iletken ve yeşil teknoloji ihracatını olumsuz etkiliyor. Öte yandan, Çin Merkez Bankası faiz indirimleri ve likidite artırma yoluyla ekonomiyi canlandırmaya çalışsa da, özel sektör yatırımları ve tüketim harcamaları beklenen düzeyde toparlanmadı. Analistler, yavaşlamanın 2024'ün ikinci yarısında da devam edebileceğini ve Çin'in 2035'e kadar kişi başına düşen geliri iki katına çıkarma hedefinin risk altında olduğunu belirtiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Çin ekonomisindeki yavaşlama, küresel ekonomi için de önemli bir risk oluşturuyor. Çin, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi ve birçok ülkenin en büyük ticaret ortağı konumunda. Bu nedenle, Çin'deki talep düşüşü, başta Asya-Pasifik ülkeleri olmak üzere, Avustralya, Brezilya ve Almanya gibi ülkelerin ihracatını olumsuz etkiliyor. Uluslararası Para Fonu (IMF), Çin'in 2024'te %4,8 büyüyeceğini öngörüyor ancak bu oranın altında kalınması durumunda küresel büyüme tahminlerinin de aşağı yönlü revize edilebileceğini belirtiyor. Ayrıca, Çin'deki ekonomik yavaşlama, petrol ve emtia fiyatlarını aşağı çekerek enerji ihracatçısı ülkeleri etkiliyor. Ancak, düşen petrol fiyatları, ithalatçı ülkeler için enflasyonu düşürücü bir etki yaratabilir. Bu durum, merkez bankalarının faiz indirimi için daha fazla alan açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin ekonomisindeki yavaşlama, Türkiye'yi dolaylı yollardan etkileyebilir. Türkiye'nin Çin'e ihracatı, 2023 yılında yaklaşık 3,5 milyar dolar seviyesindeydi. Çin'deki talep daralması, bu ihracatın daha da düşmesine neden olabilir. Öte yandan, küresel emtia fiyatlarındaki düşüş, Türkiye'nin enerji ve hammadde ithalat maliyetini azaltarak cari açığa olumlu yansıyabilir. Ayrıca, Türkiye'nin Kuşak ve Yol Projesi kapsamındaki ticaret ve yatırım akışları, Çin'deki ekonomik durgunluktan etkilenebilir. Ancak, Çin'in yavaşlaması aynı zamanda Türkiye'nin alternatif tedarikçilere yönelmesine ve ihracat pazarlarını çeşitlendirmesine de ivme kazandırabilir.