Çin ekonomi yönetimi, 2024 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin büyüme verilerini açıkladı. Ülke ekonomisi Temmuz-Eylül döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4,5 oranında büyüdü. Açıklanan bu rakam, pandemi sonrası toparlanmanın dalgalı bir seyir izlediğini gösteriyor. Büyümenin ana itici gücü, güçlü ihracat performansı olurken, iç talepteki zayıflık dikkat çekiyor. Çin hükümeti, yıl genelinde yaklaşık yüzde 5 civarında bir büyüme hedeflemişti; üçüncü çeyrek verisi bu hedefe ulaşmak için son çeyrekte daha güçlü bir performans gerektiğine işaret ediyor.
Büyümenin arka planı: İhracat güçlü, iç talep zayıf
Çin'in üçüncü çeyrek büyümesi, ağırlıklı olarak imalat sanayi ve ihracattaki toparlanmadan kaynaklandı. Özellikle elektrikli araç, güneş paneli ve batarya gibi yüksek katma değerli ürünlerin ihracatı, küresel talepteki yavaşlamaya rağmen güçlü seyrini korudu. Buna karşılık, perakende satışlar ve konut yatırımları gibi iç talep göstergeleri beklenenin altında kaldı. Tüketici güvenindeki kırılganlık ve genç işsizliğindeki artış, hanehalkı harcamalarını sınırlayan unsurlar arasında. Ayrıca, gayrimenkul sektöründeki borç krizi ve yerel yönetimlerin mali sıkışıklığı, yatırım harcamalarını olumsuz etkilemeye devam ediyor. Hükümet, altyapı yatırımlarını artırarak ve seçici teşviklerle iç talebi canlandırmayı hedefliyor; ancak bu önlemlerin etkisi henüz istenen düzeyde değil.
Küresel ve bölgesel boyut
Çin'in büyüme performansı, küresel ekonominin yönü açısından büyük önem taşıyor. Dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan Çin, emtia fiyatlarından küresel tedarik zincirlerine kadar geniş bir alanda belirleyici. Üçüncü çeyrek verisi, Çin'in yıllık büyüme hedefini tutturmak için ek teşviklere ihtiyaç duyabileceğini gösteriyor. Öte yandan, ABD ve Avrupa Birliği ile ticari gerilimler, özellikle teknoloji ürünlerine yönelik ihracat kontrolleri ve tarifeler, Çin'in dış ticaretini olumsuz etkileyebilir. Asya-Pasifik bölgesinde ise Çin'in ekonomik yavaşlaması, bölge ülkelerinin ihracat ve turizm gelirlerini baskılayabilir. Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası gibi kurumlar, Çin ekonomisindeki yavaşlamanın küresel büyümeyi aşağı çekebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin ekonomisindeki yavaşlama, Türkiye'nin dış ticaret ve turizm gelirleri üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir. Çin, Türkiye'nin en büyük ithalat kaynaklarından biri; iç talepteki zayıflık, Çin'in ithalatını azaltarak küresel emtia fiyatlarını düşürebilir ve Türkiye'nin enerji ithalat maliyetini olumlu etkileyebilir. Ancak, Çin'in ihracatını artırma çabası, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelere yönelik dampingli ürün akışını hızlandırabilir ve yerel üretimi baskılayabilir. Ayrıca, Çin'in küresel ticaretteki ağırlığı, Türkiye'nin Asya-Pasifik ile ticaretinde rekabet koşullarını etkileyebilir. Turizm açısından ise Çinli turist sayısındaki olası azalma, Türkiye'nin turizm gelirlerinde sınırlı bir düşüşe yol açabilir.