Dünyanın en karmaşık ve stratejik makinelerinden biri olarak kabul edilen aşırı ultraviyole (EUV) litografi cihazlarının Çin tarafından ele geçirilip geçirilmediği sorusu, küresel teknoloji rekabetinde yeni bir tartışma başlattı. Hollandalı üretici ASML, ABD’nin Çin’in bu makinelere sahip olduğu yönündeki iddialarına karşı çıkarken, konu uluslararası ticaret savaşlarının odağına oturdu. EUV makineleri, yarı iletken üretiminde en kritik adım olan 7 nanometre ve altı çiplerin üretiminde kullanılıyor ve bu teknolojiye sahip olmak, bir ülkenin ileri teknoloji bağımsızlığı açısından hayati önem taşıyor.
Gelişmenin arka planı
ABD’li yetkililer, Çin’in ASML’nin en son nesil EUV makinelerinden birini hukuk dışı yollarla temin ettiğini öne sürerken, Hollandalı şirket bu iddiaları sert bir dille reddediyor. ASML, dünya çapında EUV makineleri üreten tek firma konumunda ve her bir makine yaklaşık 150 milyon dolar değerinde. Şirket, Çin’e yönelik ihracat kısıtlamalarına sıkı sıkıya uyduğunu ve envanterindeki tüm makinelerin izlenebilir olduğunu belirtiyor.
Ancak, Çin’in yarı iletken endüstrisindeki atılımları, ABD’li yetkililerin endişelerini besliyor. Çin, son yıllarda yerli çip üretim kapasitesini artırmak için büyük yatırımlar yaparken, Huawei gibi şirketlerin geliştirdiği ileri teknoloji çipler, Batı’da ‘Çin’in teknoloji yasağını deldiği’ yönünde yorumlara neden oldu. Özellikle ABD’nin 2022’de Çin’e uyguladığı geniş kapsamlı ihracat kontrolleri sonrası, Çin’in kendi EUV benzeri sistemlerini geliştirdiği veya mevcut sistemleri kopyaladığı spekülasyonları dolaşıyor.
ASML CEO’su Peter Wennink, “Makinelerimizin fiziksel olarak nerede olduğunu biliyoruz. Herhangi bir ihlal söz konusu değil,” açıklamasıyla iddiaları yalanlarken, Çin’in kendi litografi teknolojisini geliştirmesinin yıllar alacağını da sözlerine ekledi. Ancak bazı uzmanlar, Çin’in tersine mühendislik veya casusluk yoluyla önemli ilerlemeler kaydetmiş olabileceğini düşünüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu tartışma, yalnızca iki ülke arasındaki teknolojik rekabeti değil, aynı zamanda küresel çip arz zincirindeki kırılganlıkları da gözler önüne seriyor. EUV makineleri olmadan, Çin’in en gelişmiş çiplerden yoksun kalması, ülkenin yapay zeka, kuantum hesaplama ve savunma teknolojilerindeki hedeflerine ulaşmasını engelleyebilir. Öte yandan, ABD’nin teknoloji ambargoları, Çin’i kendi alternatiflerini geliştirmeye zorluyor ve bu da küresel teknoloji haritasını yeniden şekillendiriyor.
ASML’nin pozisyonu, Hollanda hükümeti ile ABD arasındaki gerilimi de artırıyor. Hollanda, ABD’nin baskısıyla 2019’dan bu yana Çin’e EUV ihracatını yasaklamış durumda. Ancak, son dönemde Hollanda’nın kendi ticari çıkarları ile ABD’nin güvenlik endişeleri arasında denge kurmaya çalıştığı görülüyor. Avrupa Birliği de bu konuda ABD’nin yanında yer alırken, Çin’in teknoloji transferi konusundaki ısrarcı tutumu, Batılı şirketler için risk oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye’nin teknoloji bağımsızlığı hedefleri açısından dolaylı da olsa önem taşıyor. Türkiye, yarı iletken üretiminde henüz EUV seviyesine ulaşamasa da, savunma ve otomotiv gibi kritik sektörlerde çip tedarikinde dışa bağımlı. ABD-Çin teknoloji savaşının tırmanması, Türkiye’nin çip tedarik zincirindeki yeni ortaklıklar arayışını hızlandırabilir. Ayrıca, Türkiye’nin ASML’nin müşterisi olma ihtimali veya benzer teknolojilere yatırım yapması, uzun vadede stratejik bir seçenek olarak değerlendirilebilir. Küresel ticaret savaşlarının Türkiye ekonomisi üzerindeki olası yansımaları da yakından izlenmeli.