Çin'in en üst düzey denetim kurumu olan Devlet Denetleme Kurulu (Sayıştay), ülkenin en büyük devlet bankalarından Bank of China ve Agricultural Bank of China'ya yönelik ciddi usulsüzlük iddialarını içeren bir rapor yayımladı. Rapora göre, Bank of China 2,4 milyar yuan (yaklaşık 352 milyon ABD doları) tutarında vergi ödemekten kaçınırken, Agricultural Bank of China ise tarım arazisi projelerine 11 milyar yuan (yaklaşık 1,6 milyar dolar) değerinde usulsüz kredi kullandırdı. Söz konusu rapor, Çin'de finansal düzenlemelerin ne denli sıkı takip edildiğini ve devlet bankalarının bile bu denetimlerin dışında kalamayacağını gösteriyor.
Gelişmenin arka planı
Çin Devlet Denetleme Kurulu, her yıl düzenli olarak yayımladığı denetim raporlarında kamu kurumları ve devlet iştiraklerindeki usulsüzlükleri ortaya koyuyor. Bu yılki raporda özellikle finans sektörüne odaklanıldığı görülüyor. Bank of China'nın vergi kaçakçılığı iddiası, bankanın 2019-2021 dönemine ait kurumlar vergisi, katma değer vergisi ve diğer bazı vergi kalemlerinde eksik beyanda bulunduğu yönünde. Agricultural Bank of China ise, devletin tarım sektörünü desteklemek amacıyla sağladığı düşük faizli kredileri, usulsüz bir şekilde tarım dışı projelere yönlendirmekle suçlanıyor. Bu kredilerin tarım arazisi alımları ve altyapı projeleri için kullanıldığı ancak bankanın gerekli izinleri almadığı veya kredi koşullarını ihlal ettiği belirtiliyor.
Raporda ayrıca sadece bu iki banka değil, diğer büyük devlet bankalarında da benzer usulsüzlükler tespit edildiği ifade ediliyor. Toplamda 100 milyar yuanı aşan usulsüz kredi kullandırımı ve milyarlarca yuan tutarında vergi kaçakçılığı yapıldığı tahmin ediliyor. Denetleme Kurulu, ilgili banka yöneticileri hakkında disiplin soruşturması başlatılması ve vergi cezalarının tahsil edilmesi için ilgili bakanlıklara tavsiyelerde bulundu.
Bölgesel veya küresel boyut
Çin'in dev bankalarına yönelik bu suçlamalar, ülkenin finansal sisteminde yolsuzlukla mücadele konusundaki kararlılığını ortaya koyuyor. Çin hükümeti, son yıllarda özellikle Xi Jinping liderliğinde yolsuzlukla mücadele kampanyalarını yoğunlaştırmış durumda. Bu kampanyalar, hem küçük bürokratları hem de üst düzey iş insanlarını hedef alıyor. Dev bankaların denetlenmesi ise, finansal istikrarı sağlama ve sermaye kaçışını önleme açısından kritik önem taşıyor.
Küresel ölçekte ise, bu gelişme uluslararası yatırımcılar için önemli bir sinyal. Çin'in dev bankaları, aynı zamanda küresel finansal piyasalarda da faaliyet gösteriyor. Özellikle Bank of China, uluslararası kredi ve yatırım işlemlerinde önemli bir oyuncu. Bankanın vergi kaçakçılığı ve usulsüz kredi gibi suçlamalarla karşı karşıya kalması, uluslararası itibarını zedeleyebilir. Ayrıca, bu tür usulsüzlükler Çin'in finansal düzenleme standartlarının ne kadar etkili olduğu konusunda soru işaretleri yaratıyor. Öte yandan, Çin hükümetinin bu tür raporları kamuoyuyla paylaşması, şeffaflık ve hesap verebilirlik açısından olumlu karşılanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Çin ile son yıllarda ticari ve ekonomik ilişkilerini derinleştirmektedir. İkili ticaret hacmi ve Çin'den gelen yatırımlar artış göstermektedir. Çin dev bankalarının yaşadığı bu tür usulsüzlük skandalları, Türk iş dünyası ve yatırımcıları için bir uyarı niteliği taşıyabilir. Türk şirketleri, Çin'de iş yaparken finansal ortaklarının güvenilirliğini daha dikkatli değerlendirmelidir. Ayrıca, Çin'in yolsuzlukla mücadele politikaları, Türkiye'nin de benzer alanlarda reform yapması için bir referans olabilir. Küresel finansal sistemde yaşanan bu gelişmeler, Türkiye'nin uluslararası bankacılık ve finans alanındaki düzenlemelerini gözden geçirmesi gerektiğini hatırlatmaktadır.