Çin, küresel cinsiyet eşitliği sıralamasında on yıl aradan sonra ilk kez ilk 100'e girdi. Dünya Ekonomik Forumu'nun (WEF) yıllık Küresel Cinsiyet Uçurumu Raporu'na göre, 145 ekonomiyi kapsayan değerlendirmede Çin, 2025 yılında 96. sıraya yükseldi. Ülke, bir önceki yıl 103. sırada yer almıştı. Çin, toplumsal cinsiyet uçurumunun yüzde 69,9'unu kapatarak bir önceki yıla göre 1,3 puanlık bir iyileşme kaydetti.
Raporun ayrıntıları ve Çin'in konumu
Dünya Ekonomik Forumu'nun 2025 raporu, 145 ülkeyi ekonomik katılım ve fırsat, eğitim, sağlık ve hayatta kalma ile siyasi güçlendirme olmak üzere dört ana kriter üzerinden değerlendiriyor. Çin'in bu yılki yükselişi, özellikle eğitim ve sağlık alanlarında kaydedilen ilerlemelerden kaynaklanıyor. Ülke, bu iki kategoride cinsiyet uçurumunu neredeyse tamamen kapatmış durumda. Ancak ekonomik katılım ve siyasi güçlendirme alanlarında hâlâ önemli farklar bulunuyor.
Rapora göre, Çin'de kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 69,9 seviyesinde. Bu oran, dünya ortalamasının üzerinde olsa da, ülke içindeki bölgesel farklılıklar dikkat çekiyor. Kentsel alanlarda kadın istihdamı daha yüksekken, kırsal bölgelerde geleneksel rollerin etkisiyle bu oran düşüyor. Eğitimde ise Çin, kadın ve erkek arasındaki okuryazarlık ve okullaşma farkını neredeyse sıfıra indirmiş durumda. Yükseköğretimde kadın öğrenci sayısı erkekleri geçmiş durumda.
Siyasi güçlendirme alanında ise Çin, dünya ortalamasının altında kalıyor. Kadınların parlamentodaki temsil oranı yüzde 24,9 seviyesinde. Bu oran, 2020'de yüzde 24,4 idi. Yavaş da olsa bir artış var, ancak küresel sıralamada Çin'i üst sıralara taşımaya yetmiyor. Bakanlık düzeyinde kadın temsiliyeti ise daha da düşük. Uzmanlar, siyasi katılımın artırılmasının önümüzdeki yıllarda Çin'in sıralamasını daha da yukarı taşıyabileceğini belirtiyor.
Küresel ve bölgesel bağlam
Dünya Ekonomik Forumu'nun raporu, küresel cinsiyet eşitliğinde genel bir durgunluğa işaret ediyor. 2025 itibarıyla dünya genelinde cinsiyet uçurumunun kapatılma oranı yüzde 68,8. Bu oran, son yıllarda neredeyse sabit kaldı. Rapora göre, mevcut hızla devam edilirse küresel cinsiyet eşitliğine ulaşmak 134 yıl alacak. Bu, bir önceki tahmin olan 132 yıldan daha kötü bir tablo.
Asya-Pasifik bölgesinde ise tablo karışık. Filipinler, bölgede en yüksek sıralamaya sahip ülke olmayı sürdürüyor ve küresel ölçekte ilk 20'de yer alıyor. Yeni Zelanda ve Avustralya da ilk 30 içinde. Çin'in 96. sıraya yükselmesi, bölge ortalamasının üzerinde bir performans sergilediğini gösteriyor. Ancak Japonya (118.), Güney Kore (105.) ve Hindistan (129.) gibi büyük ekonomiler, Çin'in gerisinde kaldı. Bu durum, Çin'in bölgesel bir lider olarak cinsiyet eşitliği konusunda attığı adımların diğer Asya ülkelerine kıyasla daha etkili olduğunu ortaya koyuyor.
Uzmanlar, Çin'in son yıllarda eğitim ve sağlık alanında yaptığı yatırımların meyvelerini topladığını belirtiyor. Özellikle 9 yıllık zorunlu eğitim sistemi ve kadın sağlığına yönelik programlar, cinsiyet uçurumunun kapatılmasında önemli rol oynadı. Ancak ekonomik ve siyasi alanlarda daha fazla reform gerekiyor. Kadınların üst düzey yönetim pozisyonlarına gelmesi ve siyasette daha fazla yer alması için kota sistemleri veya teşvik mekanizmaları tartışılıyor.
Öte yandan, Çin'in nüfus politikaları da cinsiyet eşitliğini etkiliyor. 2015'te tek çocuk politikasının sona ermesi ve ardından 2021'de üç çocuk politikasının kabul edilmesi, kadınların iş gücüne katılımını ve kariyer planlamasını etkiledi. Uzmanlar, kadınların artan aile sorumluluklarının iş hayatındaki ilerlemelerini sınırlayabileceğini vurguluyor. Bu nedenle, çocuk bakım hizmetlerine ve ebeveyn izni gibi politikalara daha fazla önem verilmesi gerekiyor.
Dünya Ekonomik Forumu raporu, cinsiyet eşitliğinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisine de dikkat çekiyor. Rapora göre, cinsiyet uçurumunun kapatılması, küresel GSYH'ye trilyonlarca dolar katkı sağlayabilir. Çin gibi büyük ekonomilerin bu alanda kaydettiği ilerleme, küresel ekonomi için de olumlu bir sinyal. Ancak Çin'in yaşlanan nüfusu ve azalan iş gücü, kadınların ekonomik katılımını daha da kritik hale getiriyor. Kadın istihdamının artırılması, ülkenin sürdürülebilir büyümesi için hayati önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in cinsiyet eşitliği sıralamasında yükselmesi, Türkiye'nin kendi performansını değerlendirmesi için bir fırsat sunuyor. Türkiye, aynı raporda 2025 yılında 127. sırada yer alarak Çin'in oldukça gerisinde kaldı. Bu durum, Türkiye'nin kadın istihdamı, eğitim ve siyasi temsil gibi alanlarda yapısal sorunlar yaşadığını gösteriyor. Çin'in özellikle eğitim ve sağlık alanındaki başarısı, Türkiye için bir model oluşturabilir. Ancak Türkiye'nin kendine özgü dinamikleri ve bölgesel farklılıkları göz önüne alındığında, doğrudan bir kıyaslama yapmak yanıltıcı olabilir. Yine de Çin'in ilerlemesi, cinsiyet eşitliğinin ekonomik kalkınma ile doğrudan ilişkili olduğunu bir kez daha kanıtlıyor. Türkiye'nin AB ile ilişkileri ve kadın hakları konusundaki uluslararası taahhütleri, bu alanda atacağı adımları şekillendirebilir.