Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wang Wenbin, bugün düzenlenen haftalık basın toplantısında, ABD ile İran arasındaki nükleer müzakerelerin bir sonraki aşamasının “daha zorlu” olacağını söyledi. Viyana’da devam eden dolaylı görüşmelerde taraflar arasındaki temel farklılıkların henüz giderilemediğine dikkat çeken Wang, Çin’in yapıcı rol oynamaya devam edeceğini vurguladı.
Viyana görüşmelerindeki temel anlaşmazlıklar
İran ile ABD arasında, 2015 tarihli Ortak Kapsamlı Eylem Planı’na (JCPOA) dönüşü müzakere eden taraflar, şu ana kadar üç tur dolaylı görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmelerde İran, ABD’nin tüm yaptırımları kaldırmasını ve yeniden yaptırım uygulamayacağına dair garanti vermesini talep ediyor. ABD ise İran’ın nükleer faaliyetlerini kısıtlamasını ve uranyum zenginleştirme düzeyini düşürmesini şart koşuyor.
Çinli sözcü Wang Wenbin, “Gelecek aşamada taraflar arasındaki teknik ve siyasi farklılıklar daha belirgin hale gelecek. Müzakerelerin zorluk derecesi artacaktır.” dedi. Çin’in, JCPOA’nın korunması ve tüm tarafların taahhütlerine geri dönmesi yönündeki tutumunu yineleyen Wang, “İran’ın meşru çıkarları gözetilmeli, ABD’nin yaptırımları tamamen kaldırılmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Diplomatik kaynaklara göre, Viyana’daki görüşmelerde Avrupa Birliği koordinasyonunda yürütülen müzakerelerin dördüncü turu önümüzdeki hafta başlayabilir. Çin ve Rusya, İran’a yakın duran taraflar olarak, ABD’nin yaptırımları kaldırması konusunda daha net adımlar atmasını istiyor.
Küresel ve bölgesel yansımalar
Nükleer anlaşmanın akıbeti, yalnızca Ortadoğu’daki güç dengelerini değil, aynı zamanda küresel enerji piyasalarını da doğrudan etkiliyor. Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) verilerine göre, İran’ın günlük petrol üretimi yaptırımlar nedeniyle 2,5 milyon varil seviyesinde. Anlaşmanın sağlanması halinde bu rakamın 3,8 milyon varile çıkması bekleniyor. Bu da küresel petrol fiyatlarında önemli bir düşüşe yol açabilir.
Öte yandan, İsrail ve Suudi Arabistan gibi bölgesel aktörler, İran’ın nükleer programına yönelik endişelerini sürdürüyor. İsrail Başbakanı Naftali Bennett, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada, “İran’a nükleer silah kapasitesi kazandıracak her türlü anlaşmaya karşıyız.” demişti.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran nükleer meselesinde her zaman diplomasi ve diyalog yoluyla çözümden yana bir tutum sergilemiştir. Ankara, JCPOA’nın yeniden canlandırılmasını bölgesel istikrar açısından olumlu karşılamaktadır. Ancak ABD-İran müzakerelerinin tıkanması, Türkiye’nin enerji güvenliğini ve komşusu İran’la olan ticari ilişkilerini doğrudan etkileyebilir. Özellikle doğalgaz ve petrol ticaretinde İran’a bağımlı olan Türkiye, yaptırımların devamı halinde enerji maliyetlerinde artış ve ticaret hacminde daralma riskiyle karşı karşıya kalabilir. Ayrıca, tırmanan gerilim, Suriye ve Irak’taki güvenlik dinamiklerini de olumsuz etkileyebilir.