Çin, ABD'nin İran havayollarına yönelik yaptırım tehdidine sert tepki gösterdi. Pekin yönetimi, Washington'un tek taraflı yaptırım uygulamalarının uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve meşru ticari faaliyetleri engelleyemeyeceğini açıkladı. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarının üçüncü ülkeleri bağlamayacağını vurguladı. Açıklama, ABD'nin İran havayollarına yönelik olası yeni yaptırımlarının sinyalini vermesinin ardından geldi.
Gelişmenin Arka Planı
ABD yönetimi, İran'ın nükleer programını ve bölgesel faaliyetlerini gerekçe göstererek Tahran'a yönelik baskı politikasını sürdürüyor. 2018'de Washington'un tek taraflı olarak İran nükleer anlaşmasından (JCPOA) çekilmesinin ardından İran'a yönelik yaptırımlar yeniden uygulanmaya başlandı. Bu kapsamda İran havayolları da yaptırım listelerine dahil edildi. ABD, İran havayollarının 'terör örgütlerine' destek sağladığı iddiasıyla şirkete yönelik kısıtlamaları sıkılaştırmayı planlıyor. İran ise suçlamaları reddediyor.
Çin, İran'ın en büyük ticari ortaklarından biri konumunda. Pekin, Tahran ile enerji, altyapı ve havacılık alanlarında işbirliğini sürdürüyor. 2021'de imzalanan 25 yıllık kapsamlı işbirliği anlaşması, iki ülke arasındaki ekonomik ve stratejik bağları güçlendirdi. ABD'nin yaptırımları, Çinli şirketlerin İran'la olan ticaretini de hedef alıyor. Çin, bu tür yaptırımların kendi egemenlik haklarını ihlal ettiğini savunuyor.
Uzmanlara göre, ABD'nin İran havayollarına yönelik yaptırım tehdidi, Tahran'ın uluslararası izolasyonunu derinleştirmeyi amaçlıyor. Ancak Çin'in kararlı duruşu, yaptırımların etkisini sınırlayabilir. Çin ayrıca, ABD'nin 'yaptırım diplomasisi'ne karşı çok taraflılık vurgusu yaparak, Birleşmiş Milletler çerçevesinde hareket edilmesi gerektiğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
İran havayolları, ülkenin dış dünyaya açılan kapısı olarak kritik bir rol oynuyor. Yaptırımlar, havayolunun uçak filosunu yenilemesini ve uluslararası hava sahasında faaliyet göstermesini zorlaştırıyor. ABD'nin yaptırım hamlesi, İran'ın bölgesel müttefikleriyle olan bağlantılarını da hedefliyor. Çin, Rusya ve bazı Avrupa ülkeleri, ABD'nin tek taraflı yaptırımlarına mesafeli yaklaşıyor. Bu durum, uluslararası sistemde yaptırımların meşruiyeti tartışmasını yeniden alevlendiriyor.
Orta Doğu'da tansiyon yüksek. İran, nükleer programını genişlettiğini ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerini sürdürdüğünü açıkladı. ABD ise askeri ve diplomatik baskıyı artırıyor. Çin'in arabuluculuk girişimleri, bölgesel dengeyi değiştirebilir. Geçtiğimiz yıl Çin'in arabuluculuğuyla İran ve Suudi Arabistan arasında sağlanan yakınlaşma, Pekin'in Orta Doğu'daki etkisini artırdı. ABD'nin yaptırım tehdidi, Çin-İran işbirliğini daha da pekiştirebilir.
Küresel havacılık sektörü de bu gerilimden etkileniyor. İran havayollarına yönelik yaptırımlar, uluslararası havayolu şirketlerinin İran hava sahasını kullanma kararlarını etkiliyor. Ayrıca, uçak üreticileri ve yedek parça tedarikçileri, yaptırımlar nedeniyle İran'la çalışamıyor. Çin, kendi havacılık şirketleri üzerinden İran'a destek sağlayarak bu boşluğu doldurmaya çalışıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-Çin-İran hattındaki bu gerilim, Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Türkiye, İran ile ticari ve ekonomik ilişkilerini sürdürürken, ABD'nin yaptırımlarına tabi olmadığını savunuyor. Ancak Washington'ın ikincil yaptırım tehdidi, Türk şirketlerini zor durumda bırakabilir. Çin'in yaptırımlara karşı duruşu, Türkiye'ye benzer bir pozisyon alma konusunda cesaret verebilir. Öte yandan, Türkiye'nin İran havayollarıyla işbirliği, bölgesel ulaşım ve ticaret açısından önem taşıyor. Yaptırımların sıkılaşması, Türkiye üzerinden yapılan transit ticareti de olumsuz etkileyebilir. Türkiye, denge politikası izleyerek hem ABD hem İran ile ilişkilerini yönetmeye çalışacaktır.