Pekin, Avrupa Birliği'ne (AB) yönelik sert bir uyarıda bulunarak, Brüksel'in ticaret müzakerelerinde sert bir tutum izlemesinin Çin'i tavize zorlayacağı yönünde "hayal görmemesi" gerektiğini bildirdi. Çin Ticaret Bakanlığı Sözcüsü Gao Feng, AB'nin yeni 'kill switch' (öldürme anahtarı) mekanizmasını onaylamasının hemen ardından yaptığı açıklamada, "AB tarafı, baskı uygulayarak Çin'in temel çıkarlarından taviz vereceği hayaline kapılmamalıdır" dedi. Gao, "Çin, kendi egemenliği ve kalkınma hakları konusunda kararlıdır ve hiçbir dış gücün müdahalesine izin vermeyecektir" ifadelerini kullandı. Açıklama, tarafların bir hafta önce beklenmedik bir anlaşmaya varmasının ardından geldi.
AB'nin 'Kill Switch' Planı ve Artan Gerilim
Avrupa Birliği, Çin'in tek pazara erişimini "derhal" askıya alabilecek yeni bir mekanizmayı resmen onayladı. AB yetkilileri, söz konusu düzenlemenin, Çin'in haksız ticari uygulamalarına karşı bir caydırıcılık aracı olarak tasarlandığını belirtiyor. Mekanizma, AB'nin Çinli şirketleri kamu ihalelerinden men etmesine, yatırımları kısıtlamasına ve mal akışını durdurmasına olanak tanıyacak. Brüksel, bu adımı Çin'in piyasa erişiminde karşılıklılık ilkesini ihlal etmesi ve Avrupalı firmalara yönelik ayrımcı uygulamalarına yanıt olarak attığını savunuyor. Ancak Pekin, söz konusu mekanizmayı "tek taraflı ve korumacı" olarak nitelendirerek, Dünya Ticaret Örgütü (WTO) kurallarına aykırı olduğunu öne sürüyor.
Gao Feng, basın toplantısında yaptığı açıklamada, "AB'nin attığı adım, serbest ticaret ilkeleriyle bağdaşmamaktadır ve küresel tedarik zincirlerine zarar verecektir" dedi. Çinli sözcü, AB'yi diyalog ve işbirliği yoluyla sorunları çözmeye çağırarak, "Çin kapılarını açık tutmaya devam edecek, ancak karşılıklı saygı ve eşitlik temelinde" diye konuştu. Gao, AB'nin iddia ettiği gibi Çin'in piyasa erişimini kısıtlamadığını, aksine yabancı yatırımcılar için istikrarlı bir ortam sağladığını savundu.
Beklenmedik Anlaşmadan Bir Hafta Sonra
Çin'in sert açıklaması, tarafların geçen hafta beklenmedik bir şekilde bazı ticari anlaşmazlıklarda uzlaşmaya varmasının üzerinden tam bir hafta geçmesinin ardından geldi. Söz konusu anlaşma, iki taraf arasında aylardır süren gerginliğin ardından bir yumuşama sinyali olarak yorumlanmıştı. Ancak AB'nin 'kill switch' mekanizmasını onaylaması, bu kırılgan yumuşama ortamını yeniden gerdi. Gözlemciler, AB'nin bu adımının Çin ile ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini, zira Brüksel'in artık ekonomik güvenlik kaygılarını ticari çıkarların önüne koyduğunu belirtiyor.
AB'nin 'kill switch' olarak adlandırılan mekanizması, aslında bir dizi önlemi içeriyor. Bu kapsamda AB, Çin'in tek pazara erişimini kısıtlamak için "acil durum freni" uygulayabilecek. Mekanizma, AB'nin Çin ile ticaretinde "adil olmayan" uygulamalar tespit etmesi halinde devreye girecek. AB yetkilileri, bu aracın yalnızca son çare olarak kullanılacağını ve Çin'e karşı bir tehdit olmadığını savunuyor. Ancak Çin, bu açıklamaları inandırıcı bulmuyor ve mekanizmanın doğrudan Çin'i hedef aldığını belirtiyor.
Küresel ve Bölgesel Yansımalar
Çin ile AB arasındaki gerilim, küresel ticaretin geleceği açısından kritik bir dönemeçte yaşanıyor. ABD'nin Çin'e yönelik baskıcı politikaları ve dünyada artan korumacılık eğilimleri, küresel tedarik zincirlerini yeniden şekillendiriyor. AB, Çin'e karşı daha sert bir tutum izleyerek transatlantik müttefikleriyle uyum sağlamaya çalışıyor. Ancak bu durum, AB'nin kendi ekonomik çıkarlarıyla çelişebilir; zira Çin, AB'nin en büyük ticaret ortaklarından biri konumunda. 2022 verilerine göre, AB ile Çin arasındaki mal ticareti hacmi 850 milyar avroyu aşmış durumda.
Uzmanlar, AB'nin 'kill switch' mekanizmasının pratikte uygulanmasının zor olabileceğini, çünkü tek pazarın kurallarının karmaşık olduğunu ve üye ülkeler arasında görüş ayrılıkları bulunduğunu belirtiyor. Bazı AB ülkeleri, Çin ile ticari ilişkilerin koparılmasının kendi ekonomilerine zarar vereceğinden endişe ediyor. Özellikle Almanya gibi ihracat odaklı ülkeler, Çin ile diyaloğun sürdürülmesinden yana. Öte yandan, Çin'in misilleme olarak AB'ye karşı ticari önlemler alabileceği ve bunun da karşılıklı zarara yol açabileceği ifade ediliyor.
Çin Ticaret Bakanlığı, AB'nin adımını "sorumsuzca" olarak nitelendirerek, Brüksel'i diyalog masasına dönmeye çağırdı. Bakanlık, "Çin, AB ile ticari ve ekonomik ilişkilerini istikrarlı bir şekilde geliştirmeye hazırdır, ancak bu, karşılıklı saygı ve eşitlik temelinde olmalıdır" açıklamasını yaptı. AB tarafından ise henüz resmi bir yanıt gelmedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin-AB gerilimi, Türkiye'nin dış ticaret ve yatırım stratejileri açısından dikkatle izlenmesi gereken bir gelişme. AB, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı; Çin ise son yıllarda önemli bir yatırım ve ticaret kaynağı haline geldi. Brüksel'in Çin'e karşı sertleşmesi, Türkiye'nin iki dev arasında denge kurma ihtiyacını artırabilir. Ayrıca, AB'nin 'kill switch' mekanizması, Çinli şirketlerin Avrupa'daki faaliyetlerini kısıtlarsa, bu şirketlerin Türkiye üzerinden Avrupa'ya erişim arayışına girmesi olası. Bu durum, Türkiye'nin lojistik ve üretim üssü olma potansiyelini güçlendirebilir. Öte yandan, AB'nin korumacı adımları, Türkiye'nin Gümrük Birliği ilişkisi çerçevesinde yeni ticari riskler de doğurabilir. Türkiye, gelişmeleri yakından izleyerek kendi ekonomik çıkarlarını korumalı.