ABD'de çiğ süt tüketimine bağlı gıda kaynaklı hastalık salgınları, en savunmasız grup olan 5 yaş ve altındaki çocukları giderek artan oranda etkiliyor. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) ve Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından yapılan son araştırmalar, pastörize edilmemiş süt ürünlerinin özellikle küçük çocuklarda ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını ortaya koyuyor. Çiğ süt, doğal besin değerlerini koruduğu iddiasıyla son yıllarda popülerlik kazanırken, uzmanlar bu eğilimin halk sağlığı açısından ciddi riskler taşıdığı konusunda uyarıyor.
Artan Çiğ Süt Tüketimi ve Salgınların Yükselişi
ABD'de çiğ süt satışı, bazı eyaletlerde yasal düzenlemelerle serbest bırakılmasının ardından son on yılda önemli ölçüde arttı. Tüketiciler, pastörizasyon işleminin sütteki yararlı enzimleri ve probiyotikleri yok ettiğine inanarak çiğ süte yöneliyor. Ancak CDC verilerine göre, 2009-2018 yılları arasında çiğ süt kaynaklı 202 salgın rapor edildi ve bu salgınlarda 2.600'den fazla kişi hastalandı, 228 kişi hastaneye kaldırıldı ve 3 kişi hayatını kaybetti. Bu salgınların büyük bir kısmı, bağışıklık sistemi henüz gelişmemiş çocuklarda görüldü.
Çiğ süt, E. coli O157:H7, Salmonella, Campylobacter, Listeria ve Brucella gibi tehlikeli patojenler içerebiliyor. Pastörizasyon işlemi, sütü 72°C'de en az 15 saniye ısıtarak bu bakterileri yok ediyor. Uzmanlar, pastörizasyonun sütün besin değerini önemli ölçüde azaltmadığını, aksine güvenli hale getirdiğini vurguluyor. Özellikle 5 yaş altı çocuklar, bağışıklık sistemleri tam olarak gelişmediği için bu patojenlere karşı daha duyarlı. Enfeksiyon, şiddetli ishal, kanlı dışkı, böbrek yetmezliği (hemolitik üremik sendrom) ve hatta ölümle sonuçlanabiliyor.
Son yıllarda çiğ süt tüketimini teşvik eden bazı influencerlar ve alternatif tıp savunucuları, bilimsel kanıtları görmezden gelerek bu ürünleri "doğal" ve "sağlıklı" olarak pazarlıyor. Ancak FDA ve CDC, çiğ sütün herhangi bir miktarının güvenli olmadığını ve özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler ve bağışıklık sistemi zayıf olanlar için ciddi risk taşıdığını belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
ABD'de çiğ süt düzenlemeleri eyaletten eyalete değişiklik gösteriyor. Bazı eyaletler çiğ süt satışını tamamen yasaklarken, bazıları çiftlikten doğrudan satışa izin veriyor, bazıları ise perakende satışı serbest bırakıyor. Bu düzensizlik, salgınların takibini ve önlenmesini zorlaştırıyor. Örneğin, 2023 yılında California'da bir çiğ süt çiftliğinde ortaya çıkan Salmonella salgını, 12 eyalete yayılarak onlarca çocuğun hastaneye kaldırılmasına neden oldu. Benzer şekilde, 2022'de New York'ta çiğ süt kaynaklı E. coli salgını, 5 yaş altı çocuklarda böbrek yetmezliğine yol açtı.
Küresel ölçekte, çiğ süt tüketimi gelişmekte olan ülkelerde yaygın olmakla birlikte, bu ülkelerde pastörizasyon altyapısı ve denetimi yetersiz olduğu için salgınlar daha sık görülüyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), her yıl 600 milyon insanın kontamine gıda nedeniyle hastalandığını ve 420.000 kişinin öldüğünü tahmin ediyor. Çiğ süt, bu yükün önemli bir kısmını oluşturuyor. Gelişmiş ülkelerde ise çiğ süt tüketimi genellikle kırsal kesimde ve bilinçli bir tercih olarak yapılıyor, ancak sosyal medyanın etkisiyle kentsel alanlarda da yaygınlaşıyor.
ABD'deki bu eğilim, diğer ülkeler için de uyarı niteliğinde. Özellikle Avrupa'da çiğ süt otomatları (raw milk vending machines) popüler hale gelmiş durumda. Fransa, İtalya ve Almanya gibi ülkelerde çiğ süt satışı yasal, ancak salgınlar görülmeye devam ediyor. Türkiye'de ise çiğ süt tüketimi genellikle kaynatılarak yapılıyor, ancak son yıllarda çiğ süt ve çiğ süt ürünlerine (örneğin çiğ sütten yapılmış peynir) olan ilgi artıyor. Bu durum, gıda güvenliği otoritelerinin dikkatli olmasını gerektiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'de çiğ süt kaynaklı salgınların artması, Türkiye'yi doğrudan etkilememekle birlikte, küresel gıda güvenliği trendleri açısından önemli dersler içeriyor. Türkiye'de çiğ süt tüketimi geleneksel olarak kaynatma yoluyla yapılsa da, son yıllarda çiğ süt ürünlerine (özellikle peynir) yönelik artan talep, benzer riskleri gündeme getirebilir. Türk Gıda Kodeksi'ne göre çiğ süt satışı belirli koşullara bağlı; ancak denetim ve tüketici bilinci eksiklikleri olabilir. ABD'deki bu gelişme, Türkiye'nin gıda güvenliği politikalarını gözden geçirmesi ve özellikle çocuk sağlığını korumaya yönelik önlemleri artırması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, sosyal medyada yayılan yanlış bilgilerle mücadele, halk sağlığı için kritik hale geliyor.